Meclis Yolunda Gözü Yaşlı Bir Anne
Oya Eronat; üç yıl önce, Diyarbakır’daki bombalı saldırıda masum evladını kaybeden bir anne. Bugün, Meclis’te, yeni siyasetçi kimliğine kavuştu, yeni milletvekillerinden birisi oldu.
Üç yıl önce, Diyarbakır’da, PKK tarafından yapılan o saldırı, tüm canlılığıyla hatırlayanların hafızalarındadır. Askeri servis aracı hedef alınmıştı. Patlayan bombanın aldığı canlardan birisi, patlama yerindeki dershaneden tesadüfen çıkan 17 yaşında bir öğrenciydi. Fen Lisesi öğrencisiydi.
Suçu sadece orada bulunmak olan ve hayatını kaybeden öğrenci Eren Şahin, tüm masumiyeti ile medyada yer almıştı. Yazılanlara göre lise son sınıftı, çok çalışkandı, üniversite sınavlarına hazırlanıyordu, babası yoktu, anneannesi büyütmüştü onu. O gencin masum ölümüne, yaşanan o drama çok üzülmüştüm.
Eren’in odasında, yatağının üzerinde oturarak röportaj veren annesinin gözyaşları, alev alev yanan yüreği, teröre karşı sözleri hiç unutmadığım kareler. O anne, seçimlerden sonra, yaklaşık 10 gündür belirsiz olan bir durum netleşince, bugün milletvekili oldu. Artık Meclis yolunda.
2011 seçim kampanyaları döneminde, Eren’in annesi Oya Eronat’ın, milletvekili listelerinde olduğunu duymuştum. AKP, Diyarbakır’dan 6. sıraya koymuş kendisini. Seçim çalışmaları sırasında Diyarbakır’a, derneğimizin paneli nedeniyle gitmiştim. Panel listemizde olan 3. sıra adayı Mine Hanıma ilk onu sormuş, “6. sıra adayınızı merak ediyorum ve tanışmak istiyorum” demiştim. Panele geleceği söylendi ama kendi çalışma programları uzayınca yetişemedi o panele Oya Hanım.
Basında çıkan resimlerinden, üç yıl önceki haliyle şimdiki halini kıyaslıyorum Oya Hanımın. Ve evlat acısının bir anneyi nasıl etkilediğini görüyorum o resimlerde. Kolay mı biricik evladını yoktan yere teröre kurban vermek?
O kadar çok gözü yaşlı annelerimiz var ki, Oya Hanım onların içinden sivrilerek ön plana çıktı.
Bu yazıyı yazarken hiçbir siyasi yoruma girmeyi düşünmedim. Sadece çok etkilendiğim bir olayı ve devamını anlatmaya çalıştım. Yüz yüze tanımadığım, beni tanımayan birisi, o saldırıda ölen masum öğrencinin annesi. O anne, bugün milletvekili. Hem de karşı taraftan, yani oğlunun ölümüne sebep olan örgütün desteklediği bir milletvekilinin, seçilmişliğinin, YSK tarafından iptal edilmesi üzerine milletvekili oldu. Bu da kaderin bir başka yönü olsa gerek.
Oya Hanım, bu saatten itibaren gözyaşlarını akıtmadan, yüreğindeki ateşi dışarı sıçratmadan, başka annelerin gözyaşlarını ve yürek yangınlarını düşünerek çalışmalı. Mensubu olduğu siyasi kanat ne olursa olsun, hiç önemli değil, önemli olan bu ülkenin ortak sorunu için harcayacağı mesaidir. Taş atan çocuklar sorununa eğilmeli; sokak çocuklarını, çocuk yaşta evlendirilen kızları, annelerin söz sahibi olamadıkları kararları, okutulmayan kız çocuklarını, siyasete olumsuz anlamda alet olabilecek her türlü kadın istismarını irdelemeli, çözümler yönünde uğraş vermelidir.
Aldığı görev, içinde taşıdığı ateşe hiçbir biçimde teselli olamaz. Ama o görevi en iyi biçimde, duyarak, inanarak, yaşadıklarıyla bütünleştirerek yapacak annelerden birisi olduğu kesin. Bu ülkenin bir bireyi olarak, kendisinden beklentilerimi yukarıda belirttiğim Sayın Eronat’a başarılar diliyorum.
22.06.2011
|