Son Dakika    |     Sitene Ekle    |    Künye     |     İletişim

ÖLEN MEHMETLER VE AĞLAYAN ZENCİ KARDEŞ

Duygu SUCUKA
         ÖLEN MEHMETLER VE AĞLAYAN ZENCİ KARDEŞ
Ölen Mehmetler ve ağlayan zenci kardeş 
 
Şehidine ağlayan her vatandaş gibi benim de yüreğim yanıyor. Bir acı yaşanıyor, üç-beş gün sonra o acıyı unutturacak bir başka acı vuruyor yürekleri. Çarşaf çarşaf şehit haberlerine herkes ağlarken, o alçaklığı yapanlar pis pis sırıtıyorlardır.
19 Ekim günü, Hakkari’de 24 şehit, bir o kadar da yaralı haberini Güneydoğu’ya yolculuk için havaalanında beklerken aldım. O anda duyduğum acı, yapmak istediğim tüm çalışmalarımın önüne geçmişti. Üç gün boyunca bölgedeydim. Batman, Siirt, Diyarbakır’daki kadın ve çocuk içerikli çalışmalar için, yine panel salonlarındaydım. O salonlar karabasan gibiydi bu defa. Yaptığımız çalışmaları sorgulamadım da değil. Gene de her ne olursa olsun, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ifadesiyle, biz bölgeyle duygusal kopuşun önlenmesi için çabalıyorduk. Eline, kendi isteğiyle ya da zorla silah verilmiş gençlerin ve medya önünde bölücü çığırtkanlığı yapan siyasi uzantılarının ötesinde, o bölgenin vatandaşlarını dinlemek, onların ölçütünü bilmek zorundayız.
Bizim çalışma yaptığımız ortamlarda üç gün boyunca halkla iç içeydik. Üç gün boyunca bölgenin sağduyulu vatandaşlarıyla konuştuk, kritik yaptık, onların tepkilerine şahit olduk. Bu iğrenç saldırıları istemediklerini, teröre lanet okuduklarını, şehitlere gerçekten üzüldüklerini gördük. Tabi ki bunlar bizim konuştuklarımız, bizim dinlediklerimiz, teröre karşı olanlar, etnik kavgayı sevmeyenler. Terörü yadsımayan, sempati duyan, etnik dava güden bir kesimin olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Ama her ne olursa olsun, bu konuda sadece o bölgede bir referandum yapılsa sağduyu ezip geçer...
Çeşitli görüşler havada uçuşuyor. Bu işin nasıl biteceği yönündeki görüşler. Bazen, silahla olmuyor, masaya oturulup çözülsün deniyor. Bazen “bunun sonu yok, PKK’nın 10 tane isteği varsa ve bunların hepsini çözseniz sonra bir 10 tane istek daha gelir, diyenleri dikkate alıyorum. Tabi ki öyle, terörün dini imanı yoktur. İstekleri bitmediği gibi bir de şekil değiştirir dururlar.
Siirtli bir vatandaş,“biz ne olacağız, burada da zenciyiz, batıda da zenciyiz, bize bir yer göstersinler gidelim bari diyor. Sonuna kadar haklı. Batıdan doğuya bakış farklı iken, onlar bir de terörün silahı altında korku çemberindeler. Karşı duruş göstermek için nasıl bir cesareti olabilir ki? Sempati bile duymadığı halde teröre, terör bile diyemeyecek konumda.
Yine vatandaşın kendi arasındaki yorumlardan, konuşmalardan, Çukurca baskınının geri planıyla ilgili kritikleri dinliyorum, kafamda not ediyorum. Bu kadar organize bir işi terör örgütü tek başına yapmış olamaz diyenler görüşlerini sıralıyorlar. Bu işin arkasında İsrail var, Suriye var diyenler, hatta daha ileri gidip askere çamur atanlar bile var. İşte bu noktada tepkim sonsuzdur. Bu düşünce Türk Silahlı Kuvvetlerini düşman kabul eden mantığın çamur atma fırsatçılığı, insafsızlığın en alasıdır. Ama İsrail ya da Suriye olduğu noktasında düşünmek gerekir. Her iki ülkeyle de sorunluyuz şu aralar. Yayınlanmış bir çok kitapta, İsrail’in Kuzey Irak’taki peşmergeleri PKK militanı olarak eğittiği yazılıdır. Suriye ise malum. Devrilmeye çalışılan mevcut Esat yönetiminin, Türkiye’ye her türlü zararı verebileceği yadsınamaz. Ama her şeye rağmen ortada kullanılan bir terör örgütü var.
Daha geçtiğimiz hafta, Filistin’deki bir tek askerine karşılık Filistinli bin sivil esiri serbest bırakan İsrail’e bakmak lazım. Bir askerin onun için önemine bakmak lazım. “Bir askerim sizin bin vatandaşınıza bedeldir, mantığını irdelemek lazım. Bizim ise onlarca ölen askerimizin hesabını, Güzide Meclisin göbeğinde oturup bu devleti bölmeye çalışan siyasi uzantılar mı verecek?
Demokratik açılım diyen hükümet, boşluğa attığı adımla basacak yer bulamadı. Bu defa çark edildi ve milliyetçi söylemlere dönüldü, silahlı mücadeleye devam denildi. Silahlı mücadele, bir kaç ya da birkaç on şehit olduğunda, Diyarbakır’dan kalkan jetlerin, vatandaşın algılamasıyla, gidip dağı taşı bombalayıp dönmesi midir? Yoksa başka stratejiler izlemek midir? Bir karakola saldırı olmuşsa eğer, saldırıyı yapanları orada imha etmediğiniz sürece silahlı mücadeleyi gözden geçirmeniz gerekir. Terörist kaçtıktan sonra arkasından operasyon başlatmak, vatandaşın gazını almak gibi algılanıyor.
Devlete düşen önemli bir görev, bölgedeki sağduyulu vatandaşın, teröre karşı olan kesimin yanında olarak onların terör tepkisinden güç alabilmektir. O vatandaşın can güvenliği konusunda projeler geliştirildiği zaman o tepkisel güç kendiliğinden sağlanacaktır. 
Yabana atmayalım ki, ölen Mehmetlere bizim kadar üzülen ama kendini zenci gören vatandaşlarımızın oranı azımsanmayacak düzeydedir. O bölgede ve bu sorunu çözmek için de onların ortaya çıkarılacak desteğine önemle ihtiyaç vardır.

Bu yazı 387  kere okundu

Bu Yazıyı Paylaş: Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google

YORUMLAR

SON YAZILARI

Toprağa Gömülen Sevdalar Kadına şiddet ve intiharlar paneli raporu Ya 12 Eylül Öncesi? Görev süresi dolan rektörler ne yapar Merkez Valilerinin Merkezi İstanbul'un Kayıp Çocukları Türkiye’nin Sokak Çocukları Liseler 4 yıl ama eğitim 3 yıl Ölen Diktatörün ağlayan ülkesi Vurun Devlete

KÖŞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sikayetim Var !

1Cumhuriyet evleri 2Trafik rezaleti. 3cadde ve sokak ışıklandırması 4GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU İSTİYORUZ 5soru 6İNSAN SAĞLIĞI 7Geridönüşüm noktaları 8sivrisinek ler 9hizmet mi eziyet mi.. 10cumhuriyet evleri aldatmacası

YAZAR YORUMLARI

1 İRADE KAZANDI 2 EVET SEVGİLİ BEKİR 3 uyanalım artık 4 tebrik 5 YORUM 6 biz kimiz 7 büyümüşte küçülmüş 8 EN İYİ OLMAK 9 yüreğine sağlık.... 10 mucizeler sonsuzdur

HABER YORUMLARI

1 19 MAYIS ve ATATÜRK 2 TEŞEKKÜR VE ŞÜKRAN 3 Bu şehri sevmiyorum. 4 MUTFAKTA BİRİ Mİ VAR? 5 Güüüüüzeeeellll 6 ben beyaz saçlı bir arkadaşım 7 zor gunlerın adamı 8 çiftçi 9 mersin 10 Tebrik

Anketler

En çok hangi rengi seviyorsunuz?
Beyaz
Kırmızı
Mavi
Mor
Pembe
Sarı
Siyah
Turuncu
Yeşil

Gunluk Gazeteler