Aşut, Bir Dahaki Seçimde Aday Olmayacağım - Mersin İstikbal Gazetesi

Aşut, Bir Dahaki Seçimde Aday Olmayacağım

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, yeni dönem MTSO seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı.

Benzer Haber Başlıkları

  • Sabri Tekli: 2. Bölgeye 2 Bin öğrenci kapasiteli yeni bir lise yapacağız

    Bakan Elvan ve Bakan Özlü, MTOSB Özel Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni Ziyaret Etti

  • KDV ve ÖTV indirimleri devam etmeli

    MTSO 8 No’lu Dayanıklı Tüketim Malları Meslek Komitesi Başkanı İbrahim Yılmaz durgunluk dönemine giren ticaretin yeniden hareketlenmesi adına beyaz eşyada KDV ve ÖTV indirimlerinin devam etmesini beklediklerini söyledi.

  • “Emekli esnaf maaşlarındaki adaletsizlik giderilmeli”

    Mersin ESOB Yönetim Kurulu Başkanı Talat Dinçer, 1 Ekim 2008’den sonra emekli olan esnaf sanatkarlara bağlanan maaşlarda baz alınan kümülatif ortalama değerin yüzde 39’lardan en az yüzde 50’lere çıkarılması gerektiğini söyledi.

  • Necmi Erdem, Mersin Vergi Rekortmeni Oldu

    Meslek alanında ilk 5.sıraya giren vergi rekortmeni mensuplara verilecek plaketin yapılacağı, ruhsat almaya hak kazanan, ruhsatların verileceği kişilerin sertifikalarının verileceği törende Mersin Kızılay Şube Başkanı ve Yardım İyilik Vakfı Huzurevi Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erdem, Mersin vergi rekortmeni oldu.

  • Katma değer yaratan bir Mersin hedefimizdir

    MTSO Başkanı Şerefattin Aşuk gündemi değerlendirdi. Eşut, " 80 milyona yaklaşan bir Türkiye ve nüfusu aldığı göçlerle 2 milyonu aşan bir Mersin olarak her alanda katma değer yaratmak ilk hedefimiz olmalıdır.

Son Güncelleme: 21 Temmuz 2017, Cuma

 

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, yeni dönem MTSO seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı.

 

 

 

 

 

 MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, basın toplantısına Rahmetli olan meclis başkanlarını anarak başladığı basın toplantısına MTSO yönetiminde bulunmanın, sorumlu olmanın zorluklarını dile getirdi.

Aşut, “ Bir söz vardır: “ Davulun sesi uzaktan hoş gelir” diye…

MTSO gibi önemli kurumlarda görev almanın, Meclisinde, Yönetiminde, hatta Başkanlık makamında bulunmanın sağladığı o “sözde” büyük avantajlar iştahları kabartır;

Gıpta ile birçok kişi, bu makamlarda olmak ister;

Veya sanki bu görevlerdeki kişiler bir elit tabaka, seçkin bir zümre gibi algılanır.

Mersin Kenti Edebiyat Ödülü törenlerinde birinde“iş dünyası, yani bizler burjuva sınıfı değiliz” demiştim.

Bizler de esnaf, sanatkar, emekçi ve memur ailelerin çocuklarıyız.

Buralara tırnakları ile gelen Anadolu insanlarıyız demiştim.

Evet, dışarıdan zaman zaman farklı algılanan bu camianın bir ferdi olarak, bu görevleri yaparken her şeyimizden fedakarlık ederek çalıştık.

Bunları asla dile getirmedik.

Sizler sadece buz dağının üstünü gördünüz…

Bu makamlarda olmak camianın tüm yıldırımlarına paratoner olmaktır.

Bu makamlarda olmak,  camianın yağmuruna, fırtınasına siper olmaktır.

Örneğin: Çocuklarımızın okul mezuniyetlerine gidemedik, çünkü OSB’nin asfaltının dökülmesi gerekiyordu.

O asfalt dökülecek, o fabrikalar çalışacak, o insanlar evlerine ekmek götürecekti…

Çocuklarımızın hastalıklarında başlarına duramadık;

Çünkü ya OSB’nin, ya MTSO’nun takip edilmesi gereken bir projesi vardı.

Çünkü memlekette iş ve aş bekleyen ve ailemizden farklı görmediğimiz insanımız vardı…

Bu projeler takip edilecek ki, firmalar ayakta kalsın.

Bu işler için fedakarlıklar yapılacak ki, insanımız evine ekmek götürsün.

TOSYÖV’den MORSKUD’a;

OSB Yönetiminde görev aldığım o günlerden MTSO sürecine kadar; en az 20 yıl…

Kendini memleketine adayan insanlarla çalıştım, onların öğrencisi oldum… 

 

 MERSİNLİ MERSİN’E SAHİP ÇIKAMIYOR

 

Görev istemedim ama hiçbir görevden kaçmadım.

Ailemizi ihmal ettik, işlerimizi ihmal ettik, kendimizi ihmal ettik.

Ama milletimiz için, Mersin için yapılan hizmetlerin manevi değeri bizi mutlu etti.

Kötü sözleri duymadık, moral bozanlara kulak asmadık…

Ama tüm bu olumsuz enerjiler bizden bir şeyler götürdü…

Sonuçta insanız, makina değiliz…

OSB ve MTSO’ya ayırdığımız zamanın onda birini işimize ayırmadık.

Bu konuda kardeşlerimden bile sitem aldım.

Odamızın Meclisinden yönetimine  ve çalışanlarına kadar; 

Kendi ailemle ilgilenmediğim kadar ilgilendim, yanlarında oldum.

Ve bunu da mutlulukla yaptım.

 Ama bu süreçte çok ama çok yıprandım.

Ailem yıprandı, işim yıprandı, şirketim yıprandı, sağlığım yıprandı…

Memleketimle, Mersinle gurur duyuyorum ama ne yazık ki Mersinli Mersin’e sahip çıkamıyor.

Mersin’e sahip çıkmak demek önce insanına ve değerlerine sahip çıkmak demektir.

Mersinliler derken sizler gibi değerli dostlarımı veya vatandaşlarımızı kast etmiyorum.

Ben Mersinlilerin büyük teveccühünü ve sevgisini her daim yaşadım.  Hepinize minnettarım.

 Sahip çıkamayan kentin ağabeyi sayılan o büyük kurumlarıdır.

Ne yazık ki, kentin kurumları ve dinamikleri tek bir vücudun parçaları olduğunu kabul edemedi.

Anlamsız bir rekabete giriştiler…

Bu kentin kurumları ve dinamiklerine  “biz bir birimizin rakibi değil, tamamlayıcısıyız” ruhunu veremedik, ne yazık ki bunu başaramadık…

Bu birliğin öneminin ne olduğunu bilmeyen bazı küçük ruhlu kişiler ise bu rekabeti çok güzel kullandı.

Acı olan şey ise; kentin önemli kurumları bu küçük ruhlu kişilere daha çok prim verdi.

 Anlamak zor değil aslında…

HERKES BİR BİRİNİN KÜÇÜK ÇIKARLARI İÇİN, HERKES BUGÜNÜ KURTARMAK İÇİN MERSİN’İN GELECEĞİNİ YOK SAYDI…

Kim ne kazandı, kim ne kaybetti?

Bunun muhasebesini de, bu kurumların başında bulunanlara bırakıyorum…

Herkes Mersin tarihinde layık olduğu yeri alacaktır…

Biz bu kıskançlık ve büyüklük tuzağına düşmeden yolumuza devam ettik.

Sitem etmedik, küsmedik, ağlamadık…

Bu makamlara seçilerek ve teveccühle gelen insanlar böyle yapmalıdır zaten.

Sonunda “mutlu musun, tatmin oldun mu?” diyenler var.

Karşılık bekleyenlere bu soru sorulabilir, ben bir karşılık beklemedim ki…

Hiç bir zaman karşılık bekleyerek bu hizmetlerin içinde bulunmadım ki…

Ben ve yakın arkadaşlarım sorumluluk hissettiğimiz bir konuda görev aldık, gönüllü olduk, kendimizce bir iyiliğin parçası olduk ve denize attık.

 “Balık bilmese de,  Halik bilir” dedik…

 “Halkın rızası, HAKKIN rızasıdır” dedik, büyüklerimizden böyle gördük.

Ne bir kibir, ne bir büyüklük ne de bir şeyleri topluma bahşetmiş bir adam durumundayım…

 Böyle bir his içinde değilim.

Vatanım için bir hizmetti,  yaptım… O kadar…

Hangi kurumda görev aldıysam büyüklerimizin bize verdiği öğütler, bize kazandırdığı değerler yol gösteren yıldızlarımız oldu. 

MTSO başkanlığım boyunca siyaseti Odamıza sokmadım, sokmamaya çalıştım.

 Siyaset üstü olmaya azami gayret gösterdim.

Şunun altını da özellikle çizmek isterim: 

Siyaset üstü olmak devlete veya hükümetlere mesafeli olmak değildir. 

Biz seçilmiş her hükümetimizle uyum içinde çalıştık.

Sonuçta onları seçen de bizleriz.

Bizler demokrasiye gönül vermiş bir camiayız.

Siyaset üstü olmanın esas amacı, Oda içinde yapay ayrımcılıklara yer vermemektir. 

Etnik, dini ve mezhepsel ayrımcılılarının aklımızın önüne geçmesine izin vermedim.

21’inci yüzyılda,  bu yapay ayrımcılıkları bir utanç olarak gördüm ve ÖNCE İNSAN dedim.

Bir önceki MTSO seçimlerinde siz değerli basın mensupları çok güzel haberler yapmış ve manşetler atmıştınız.

Ama bir manşeti hala hatırlarım...

Sayın Abdi Satıroğlu kardeşim atmıştı sanırım manşeti: “Mersin’i birleştiren Adam” diye.

O noktada hiçbir mecburiyetimiz yokken Meclis Başkanlığı seçiminde bir geri adım attık. 

O gün de çok eleştirildim.

Kucaklaşmak için, huzur için, dostluk için yaptık.

Odamızın kültürü gereği yaptık.

Aslında Mersin’i birleştiren  Odamızdı.

Bunun için MTSO’nun Mersin için önemi, zannedilenden çok çok büyüktür.

MTSO bu kentin toplumsal harcıdır, tutkalıdır, geçmişi ve geleceğidir.

MTSO bu kenti bütüncül anlamda kucaklayan yegane kurumdur.

Kim olursa olsun, çatısı altında ayrımcılığa tabi tutulmadan yer bulabildiği yegane kurumdur, bunu iddia ile söylüyorum.

Ve ben bu bir buçuk asırlık çınarın kültürüne halel getirmeden hizmet ettim.

Bedeli ne ise, bedeli ödedim.  Helal olsun…

,,,,,,,,,,,,,,,,

Bedeli nasıl mı ödedim?

Bunları yaparken, çoğu zaman kendi yol arkadaşlarıma rağmen, kendi yol arkadaşlarımın bu kriter ve değerleri sahiplenmemesine rağmen bu yolda yürüdüm.

Siyaset üstü kalmak adına, kendi yol arkadaşlarımla mücadele ettim, kentin bazı dinamikleri ile mücadele ettim.

İstedim ki, MTSO hiç kimsenin değil;  sadece aklın, bilimin ışığında Mersinlilerin sesi olsun.

 

İstedim ki, MTSO kurumlarla kavga eden değil, proje üreten bir yer olsun, çağı yakalasın.

 

Bu konuda bile, bazı projelerde kendi yol arkadaşlarımın vizyonu beni hayal kırklığına uğrattı.

Olayları kişisel hale getirmeleri beni çok üzdü…

Bazıları MTSO’yu kişisel çıkarların kavgasının verildiği yer zannetti.

Buna izin vermedim. Kötü adam oldum…

 

Bazıları MTSO’yu ihtirasların tatmin yeri zannetti, buna da izin vermedim.

MTSO birilerinin nemalanacağı bir yer değildir.

MTSO hiç kimsenin adından yararlanacağı bir yer olmamalıdır, buna izin vermedim, kötü adam oldum…

 

Ben MTSO’dan değer alan değil, buraya değer katanların burada olmasını istedim.

Bu gönüllülük esasıyla, bu vefakar tavırla, beklentisiz hizmetlerin merkezi olsun istedim.

Yeni bir seçim dönemi yaklaşıyor.

İnşallah Odamızın seçilecek olan yeni yönetimi ve yeni Yönetim Kurulu Başkanı bu vizyona sahip olur.

 

Dil bilen, dünyayı bilen, genç, proje odaklı çalışan, yapay tüm ayrımcılıkları elinin tersi ile iten bir yönetim ve bir başkan inşallah MTSO’nun değerli üyelerinin teveccühü ile seçilecektir.

Bu vesile ile ben yeni dönemde Sektörümden aday olmayacağımı siz değerli dostlarım ve değerli Mersinlilerle paylaşmak isterim.

 

Bunun dışında hiçbir başka amacımın olmadığını, hele hele siyaset gibi bir alana  hiç bir zaman teveccüh göstermediğimi en iyi bilenlerdensiniz…

Bu karar benim tek başıma aldığım bir karar değildir.

 

 

Beni tanıyanlar iyi bilir.

Çevremdeki dostlarımın, ailemin, yakın yol arkadaşlarımın tavsiyelerine çok önem veririm.

Bu; ailemin, kardeşlerimin, firma yönetici ve çalışanlarımın, MTSO’ daki yakın yol arkadaşlarımla yaptığım istişarelerimin sonunda aldığım bir karardır.

Hiçbir görevden kaçmadım, hayatta hiçbir zorluk karşısında pes etmedim, yılmadım, vazgeçmedim.

Bu karar da;  bir korkunun, pes edişin veya başka bir yorgunluk veya yılgınlığın sonucu değildir.

Ben makamları “vazgeçilmez” gören bir kişi olmadım.

Makamların sadece hizmet etme yeri olduğunun bilincinde olan bir insanım.

Ben şu kısa ömrümde, kentim ve iş camiası için görevimi yaptığıma inanıyorum.

Memlekete hizmet etmek için koltuğa gerek yok.

Ben nefes aldığım sürece; yine meslek liselerinin yanında olacağım;

Yine Odamızın projelerinin takipçisi ve destekçisi olacağım;

Yine eğitimin bir neferi olacağım.

Görev aldığım her kurum benim için kutsaldır ve değerlidir ama ben bu makamlarla Şerafettin AŞUT olmadım;

Şerafettin AŞUT olduğum için bu gönüllü hizmetlerde yer aldım.

Nefes aldığım sürece, önce kentimin sonra da ülkemin ekonomisinin ileriye gitmesi için çaba sarf edeceğim.

Benim için, bu onurlu kurumda Yönetim Kurulu Başkanı olmanın onuru ve gurur ne ise;

MTSO’nun sıradan bir üyesi olmanın onuru da aynı şeydir.

Bizim camiamız bir hiyerarşi camiası değildir.

Ben her zaman bu ruhla ve bu felsefe ile bir nefer gibi çalıştım.

MTSO’nun bir departmanının çalışanı gibi işleri takip ettim.

 

Başkanlık yaptım ama başkanlık taslamadım.

Tam 9 yıldır sizler en iyi bilenlerdensiniz, tam 9 yıldır ben o başkanlık koltuğunda bir kez bile oturmadım.

Kendimi layık görmedim, başkanlık taslamadım.

 

O koltuk benim Kadri abimin bana emaneti idi.

Benim edebim o koltuğa oturmama izin vermedi.

 

İnşallah MTSO üyeleri kenti her anlamda kucaklayacak bir başkanı seçecektir.

 

Ben şimdiden o başkanımıza, değerli yönetim ve meclise bu günden hitap ediyorum:

Lütfen bu kurumun neredeyse bir buçuk asırlık bir çınar olduğunu unutmayın.

 

 

Bölen değil, birleştiren olur,

Yıkan değil,  yapan olun,

Etiketler : mtso  aşut  aday 

Haberi Paylaşın:

sizde yorum yapın SESİNİZİ DUYURUN


ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan mersinistikbal.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapylmamış. İlk yorum yapan siz olun.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri