Akdeniz Belediyesi tarafından yaptırılan anket, kentsel dönüşüme konu olan mahalle sakinlerinin TOKİ’ye sıcak bakmadığını ortaya koydu. Ankete göre halkın yüzde 94’ü TOKİ’nin yaşam biçimini ve çok katlı konutlarını benimsemezken, birçok mahalle sakini de
2012-02-22 - 12:20
AKDENİZ BELEDİYESİ TARAFINDAN ÇAY MAHALLESİ’NDE ANKET YAPILDI
HALK TOKİYE ‘HAYIR’ DİYOR
Akdeniz Belediyesi tarafından yaptırılan anket, kentsel dönüşüme konu olan mahalle sakinlerinin TOKİ’ye sıcak bakmadığını ortaya koydu. Ankete göre halkın yüzde 94’ü TOKİ’nin yaşam biçimini ve çok katlı konutlarını benimsemezken, birçok mahalle sakini de bir proje uygulanacaksa bunun yerinde iyileştirme ve ıslah projesi olmasına sıcak bakıyor.
Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Gecekondu Önleme Bölgesi’ ilan edilerek ‘Acil Kamulaştırma Kararı’ alınan Çay, Çilek ve Özgürlük mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılması planlanan kentsel dönüşümü istemiyor. Akdeniz Belediyesi tarafından belediyede görevli uzmanlara yaptırılan anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. Anket, söz konusu mahallelerde yapı-sosyo-psikolojik ve ekonomik durumu ölçmeyi ve yurttaşların TOKİ yapıları, yerinde ıslah, yeni yerleşim alanları ve kentin planlanması gibi konularda belediye ve hükümetin hizmetleriyle ilgili öneri ve isteklerini tespit etmeyi amaçlıyor. Anketin sonuçları, Akdeniz Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısında da gündeme alınarak masaya yatırıldı.
Ailelerin yüzde 87’den fazlasının geliri açlık sınırının altında
Şubat ayı başında yapılan araştırma, projede adı geçen Çay Mahallesi’nde 202 denekle yüz yüze gerçekleştirildi. Denekler hane reisi ya da hanede söz sahibi olan yetişkinlerden seçilirken, elde edilen sonuçlar bilgisayar analizine tutuldu. Bunun yanı sıra sonuçlar, istatistik uzmanları tarafından da incelendi. Yüzde 46’sı kadın, yüzde 54’ü de erkek deneklerden oluşan araştırmaya göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden büyük oranda göç alan mahallelerde, yurttaşların yaklaşık yarısı 6 ve daha fazla bireyden oluşan aileler halinde yaşıyor. Yine ailelerin yarısından fazlasının 3 veya daha çok çocuğu var. Ancak kalabalık yapıya rağmen halkın yüzde 64’ünün evinde sadece 1 kişi çalışıyor, yüzde 8’inin evinde ise çalışan kimse bulunmuyor. Ailelerin yüzde 87’den fazlası da aylık bin liranın altında gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Mahalle halkının yüzde 91’i kendi evinde yaşıyor
Söz konusu araştırma, mahalle sakinlerinin yüzde 91’inin ‘kendilerine ait evlerde yaşadığını ortaya koyarken, mahalleyi tercih etme nedenlerinin başında da sosyo-kültürel yapıya uygunluk, akrabalar, mahalleyi sevmek ve kent merkezine yakınlık geliyor. Mahallelerdeki evler önemli oranda 2-3 katlı iken 5 kat ve üzeri yapı bulunmuyor. Zira halk, 5-6 kattan yüksek binalarda yaşamak istemezken, mahalle sakinleri çok katlı yerleşim fikrine sıcak bakmıyor. Evlerin yaklaşık yarısında çeşitli amaçlar için kullanılan bahçeler de mevcut.
İkinci bir göçü istemeyen halk, yerinde ıslaha sıcak bakıyor
Araştırmaya katılan yurttaşların yüzde 95’i, Mersin dışında bir yere göç etmeyi ya da kendi memleketine geri dönmeyi, yüzde 93’ü başka bir mahalleye taşınmayı dahi düşünmüyor. Yine deneklerin yüzde 94’ü TOKİ yapıları hakkında olumlu düşünmediğini; en çok söylenenden aza doğru; ‘apartmanda yaşayamayacaklarını, apartmanın kalabalık ailelere uygun olmadığını, komşuluk ilişkilerinin bozulacağını ve evlerinin yıkılmasını istemediklerini’ belirtiyorlar. Bu ezici orana karşın ıslaha olumlu bakan yurttaşlar da var. Anketörler tarafından yerinde yenilemeye ilişkin bilgi aktarılan mahalle sakinleri, yüzde 97’lik bir oranda evlerde ve çevrede ıslaha olumlu baktıklarını ifade ediyor. Yerinde ıslahı destekleyen mahalle sakinleri kendi kültürleri ve yaşam tarzları ile bağdaşmayacak çok katlı bir yaşam kültürünü benimsemiyor. Araştırma, bölgede kentsel iyileştirmenin, mutlaka halkın taleplerinin dikkate alınacağı bir çerçevede yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Mahalle sakinleri: ‘Amaç evlerimizi elimizden alıp bizi daha da fakirleştirmek’
Öte yandan Çay, Çilek ve Özgürlük mahalleleri sakinleri, kentsel dönüşüm projesinin arkasında politik amaçlar kadar, yoksul halkın mülksüzleştirilerek hükümete yakın sermaye ve rant çevrelerine haksız kazanç sağlama olduğu görüşünde birleşiyor.
Mahalle sakini Süleyman Dağ, “Bugüne kadar halk için, bizim için iyi adına hiçbir şey yapmayan bu hükümet, bugün ne değişti de mahallelerimize, evlerimize el atıyor? Çünkü tek hedefleri elinde sadece müstakil evi, arsası olan bizleri mülksüzleştirip daha da yoksullaştırmak. Sonrasında da ele geçirdikleri arazilerimizi kendi yandaşlarına pay edecekler, bizlere ya göç dayatacaklar ya da 12-13 katlı daracık odalardan oluşan apartmanlara hapsedecekler. Bu projeye onay vermemiz, kabul etmemiz mümkün değildir. Mersin’in tam ortasında harabeye dönüşen evler, mahalleler var. Eğer bir proje uygulanacaksa önce oradan başlasınlar, biz de sonucu görelim” dedi.
Saime Kaya ve Sadiye Ölmez adlı mahalle sakinleri de mahallede büyük bir aile haline geldiklerini ve bu yapının bozulmasını istemediklerini söyledi. Nuri Öztürk adlı yurttaş ise, iktidar partisinin aldığı bu kararı kabul etmediklerini söyledi. Söz konusu 3 mahallenin sakinleri olarak karara karşı duracaklarının altını çizen Öztürk, “Bu mahallelerde Kürtler yoğun olarak yaşıyor. AKP, bu bölgeden oy alamadığı için bir tasfiye hareketi başlatmak istiyor. Kimimizi para vaadiyle, kimimizi de daireyle satın almaya çalışıyorlar. Bu oyunlara gelmeyeceğiz, karşı çıkacağız” dedi.
|