Hani
Yok bu böyle olmayacak, olmuyor, gelmiyor aklıma bir türlü sayfalara boncuk-boncuk dökülen satırlar.
Artık ya hissedemiyorum, yada doydum ilhamlara!
Hani diyorum bir yerlerden bir rüzgâr esse de efkârlansa şu gönlüm...
Dökülse mısralar kum taneleri gibi ellerimin ucuna.
Bir türkünün ezgisi kadar doluyum aslında, ama bu tarifleri yapacak kelimeleri seçmek zorluyor beni.
Aşk’tan mı, aş’tan mı? Bilmem...
Kalbim yerinden fırlayacak gibi çarpıyor, heyecanlanıyorum. Sayfalara bu kadar yakınken, onlarla dertleşememek heyecanlandırıyor beni.
Sıkılıyorum, daralıyorum, bunalıyorum ama yaşıyorum.
Çoğu zaman yolda yürürken bir müziğin edasında, bir denizin ortasında, bir dağın serinliğinde buluyorum kendimi.
Hayaller kervanında bocalıyorum, çabalıyorum bir türlü çıkamıyorum bu serzenişten.
Yürü diyorum kendime hiç durmadan yürü,
Elbet bulunur bir gün yolların sonu!!! |