TIRSIDIK
“Osmanlının zulmünden en son Türkler kurtuldu” diye bir söz var ya. Ben her ne kadar padişah anaları yabancı menşeyli de olsa da Türklerin kurucusu olduğu Osmanlıyı tarihimin bir parçası olması nedeniyle sahiplenirim. Ancak Başkalarına gösterdiği hoş görüyü Türkmenlere göstermediği tarihi bir gerçektir. İdraksiz Türk anlamına gelen ifadelerle Türkü aşağılayan bir soylulaşma ve Türklükten utanma olgusu maalesef tarihi bir gerçektir.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurmasıyla birlikte yeni bir devlet olmasına rağmen; Osmanlının borçlarını üstlenmesi tarih sayfalarından yanlışıyla doğrusuyla yüzyılları kopartmamış oldu. Biz de böyle bakıyor, üretilen medeniyetten gurur duyarken yanlışlarından da dersler çıkartıyoruz. Gelelim cumhuriyetin ilk yıllarına; Türkçü devrimler gelişmeler, Türk burjuvazisi, Türk sosyetesi, bankalar, demiryolları vs. vs. Yıl 1938 10 kasım saat 9:05 Büyük Önderimiz Uçmağa durdu ve Hakka yürüdü. (Allah Rahmet Eylesin) Eşsiz komutan, Başbuğlar başbuğu hakka vardı. Sonra neler mi oldu ? Olanlar oldu…! İlk gol paralardan ve pullardan resimleri kaldırılmakla atıldı…! Tavizler; Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti muhalifleri arenaya çıktı. Çala kılıç rövanşlar alınmaya başlandı. Hatta hilafeti bile sayıklayanlar oldu. Güneş dil teorisi sağ potada bir alay konusu oldu. Osmanlıca(Arapça-Farsça-Türkçe karışık) sayıklayanlar Türkçü devrimleri hiçe sayanlar. Daha ileri gidip gavurlaşmakla eş değer görenler…! Demokrasi ve özgürlük adına Mustafa Kemal Atatürk ile kazanımlarımıza yine o kazanımlardan faydalanarak “Asker ve sivil bürokrasiye” her açık oturumda laf söylemek adeta gelenek oldu. Barış Kardeşlik söylemleri ise kala kala bir terör örgütüne kaldı. Hele de son 13 aydır olanlar tutuklama ya da göz altına alma şekilleri adeta terörist başına reva görülmeyen uygulamalar. Hatta bu gelişmelerde Nevruz bahanesi ile sokağa çıkanlar Kürtçülük propagandası yapan apo yandaşları bu memlekette Türk ten daha cesur. Türk ve Cumhuriyet kelimesinden adeta tırsıdık acaba bize de ergenekon yaftası vurulur mu ? diye…! Kürt burjuvazisinin önü açıladursun. Binlerce ytl spor kulüplerine bağışlar birkaç ytl gibi yapılmakta Mersin’imizde. Türk olmak ne zormuş Allah’ım Türkiye’de. Amaçlanan Türksüz Türkiye, Atatürksüz Atatürkçülük, Alisiz Alevilik, Bektaşsız Bektaşilik içi boşaltılmış anlamsız kavramlar ve insan sürüleri.
Neyse canım yinede herkesin evinde birkaç tane televizyon var, bellerinde kameralı cep telefonları eeeee ne olacak yani Türk olduğumuzu da söyleyemeyelim. Atatürk’ü de çok fazla günlük hayatımıza sokmayalım. Meclisteki Mareşal elbiseli resmini de kaldıralım. Türkiyelilik kavramını yavaş yavaş yerleştirelim. Bayrağı, vatanı, sınırlarımızı, istiklal marşını, baş kenti; ne var canım tartışalım…! Anayasayı değiştirelim. Terör örgütüne bol bol aflar getirelim. Avrupa birliğine uyum yasaları adı altında; ne emrederse Avrupa yerine getirelim. Yunus Emre’nin dediği gibi: Bir ben var bende / Benden içerü …! Yahu içerüde bir şey kalmamış ki, boş bom boş. Tın…! Tın…! Peki nereye bakacağız.
İmdi…! Bir elimizde Türklük meşalesi(Ne Mutlu Türküm Diyene Diyebilenler). Bir elimizde kımız yönümüz Orta Asya, Muhtaç olduğumuz kudret nerede mevcut; hadi bunu da siz bilin. |