DAHA NELER
İnsanların gözünün içine baka baka yapılan yutturmacalara; sihir, sahnede bu işi yapana da sihirbaz denir. Her dönem iktidarın borazancılığını yapan yandaşlar vardır. Bunların görevi tıpkı o şapkadan tavşan çıkaran sihirbaz gibi bakışlarımızı bir noktaya toplayarak; bizim görmemizi istediği şeyi usulünce bize gösterirler. Zamanla alışır ve doğal karşılarız.
Bu nedenle toplum mühendisleri devrededir.
Toplum şekilleniyor.
Daha doğrusu istenilen şekle sokuluyor.
Peki toplumun buna bir itirazı var mı ?
--- % 58 yok. ---
(Aziz Nesin’in yüzdesine çok yaklaştık.)
Medya bizim neyi görmemizi istiyor.
Her kanalda şapkadan ne çıkıyor bir bakalım.
*Kürt – Kürtçe eğitim.
*Başörtüsü – Başörtülü eğitim.
*Alevilik – Kalkması istenen zorunlu din dersi eğitimi.
Üç meşhur mesele de ortak nokta EĞİTİM…!
Toplum şekilleniyor. Yeni şekli. Etnik ve Mezhepsel ayrışma. Alın size ayrışma.
(Zaman yazarı Hüseyin Gülerce: "Ben cemevi istiyorum, burada ibadet edeceğim diyene Hayır efendim, ibadet edeceksen camiye gel deme hakkımız yok. Buna kimsenin hakkı yok. AK Parti Alevileri yedi senedir oyalıyor. Ayıptır, günahtır.") Ispat mı istiyorsunuz alın size ayrışma projesini destekleyen bir yazar daha. Bu üç mesele temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze sürülüyor. Medya şapkadan allem edip kullem edip bu üç eğitim meselesini ustalıkla çıkartıyor.
Ne ilginçtir ki bu ülkenin yetiştirdiği kapı gibi diploması olan ve isminin önünde bir sürü kalabalık unvanı olan dangalaklarda bu üç meseleyi mıncıklamaktan zevk alıyor.
Hedef: Üniter devlet yapısı, ulusal devlet yapısından parçalanmış etnik avunmalı, mezhepsel avunmalı yeni şehir devletçikler.
Dünyada yaklaşık altı bin büyük dil var. Dört milyonda alt diller. Türkçe İlk beşe giren büyük bir dildir. Dünyada her dile bir devlet kurulması eşyanın tabiatına aykırıdır. Devlet kurmakla turşu kurmayı karıştıranlara bir sözüm yoktur. Bilirsiniz her evde turşu kurulur. Bazı aklı evveller turşu kurunca yada piknik yerinde çadır kurunca devlet de kurabileceğini zanneder…!
Bu şapkadan tavşan çıkaranlara Veysel Baba’nın dilinden cevap verelim.
Kürtlere değil, Kürtçülere:
“Kürt’ü Türk’ü ve Çerkes’i
Hep Adem’in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi”
Alevilere değil, Alevicilere:
“Şu alemi yaratan bir
O dur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattır varvarası”
Dindarlara değil, Dincilere:
“Destekle fakiri okut yetimi
Bu hayırlar dinimizce kötümü
İdrak eyle hidrojeni atomu
Uyan bu gafletten uyuma yurttaş”
İmdi…! Hani kumaş fabrikasında çalışan adam beline biraz kumaş sarmış ve kimse görmeden çıkartırım sanırken yakalanmış. Görevli “biz hırsızları böyle yakalarız” deyince, adam; “daha neler, yahu bu kumaşı kim sardı benim belime” demez mi? Medyaya sorarsanız size “DAHA NELER, YAHU BİZ HİÇ İNSANIMIZI AYRIŞTIRIRMIYIZ” der.
|