FAKÜLTENİN “ACİL”İNDE DURUMLAR ACİL
Güvenlik bağırıyor….: Ayşe hanım neyin varrrr!
Ayşe hanım fakültenin acilinde ızdırap içinde bekleyen bir hasta.
Ayşe hanımın oğlu ve kocası şaşkın.
Yaklaşıyorlar ve güvenliğe “Bu soruyu doktorun sorması gerekmez mi?”
Güvenlik aldırmaz bir tavırla “bir saniye” diyor.
Ve meşguliyetinin olduğunu ispatlarcasına başka şeylere bakıyor.
Hasta yakını tekrarlıyor sorusunu güvenlik yine bir saniye diyor.
Hasta yakını “tüm saniyeler senin olsun be adam, bu kadın orta yerde nasıl söylesin derdini.”
Yarım saat öncesi: Kendini iyi hissetmeyen Ayşe (ismi ben uyduruyorum) hanım, oğlu ve kocasıyla fakültenin aciline gelir. Beklemenin en zor tarafı da belirsizliktir. Neyi ve neden beklediğini bilsen zaman daha makul geçecekte, bilmeyince zıkkım dakikalar saat olur. Benim bu söylediklerimi yetkili ve makam sahibi olanların hiç biri bilmez. Nedenini sormayın. Size bırakıyorum.
Tüm sorunların cevabı vardır. Yeter ki siz bir serzenişte bulunun yada şikayet edin.
Acilin yoğunluğu, doktor sayısının yetersizliği, personelin yetersizliği vs vs vs …
Uzar gider bu mazeretler.
Bazen de bize; normal uygulamalar yavaş ve yetersiz gibi gelir. Lüzumsuz yere başkalarına olan hıncımızı oradaki görevlilere bağırarak çağırarak çıkartırız.
Vay vay vay şimdi yahu böyle psikolojik tespitlerde ne oluyor. Demeyin.
Buradaki anlattığımız hasta Ayşe hanım sizin anneniz yada eşiniz yada kız kardeşiniz bir daha yada diyelim kızınız. Ve diyelim ki kanaması var, yada idrar yollarında yanması var, basur insana nasıl bir ızdırap verir bilirmisiniz, mahremiyet denilen şeyi en iyi hastane çalışanı bilmek zorunda. Doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diğer hastane personeli mahremiyeti bilmek zorunda. Neden mi? Çünkü.
İmdi…! “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
|