Ebu Mansur el-Matüridî -5- (son)
Şeriat, Tarikat, İbadet
Matüridiliğe göre din, Allah ı bilmek ve O na ibadet etmektir. Bütün Peygamberler, sadece Allah ı bilmeye ve ibadeti de sadece Allah a has kılmaya davet etmişlerdir. Yani, bütün Peygamberler tevhid dinine mensupturlar. Hiç bir Peygamber kendinden önceki peygamberlerin dinini reddetmeyi emretmemişlerdir. Âdem den bu yana bütün Peygamberler aynı dini fakat değişik şeriatı tebliğ etmişlerdir. Bu ifadelere delil olabilecek bir ayet-i kerime: "...Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol belirledik. Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Lâkin size verdiği şeylerde sizi sınamak istedi. Bunun için iyi işlerde yarışın.(Mâide suresi/48)"
Matüridi nin görüşleri doğrultusunda din ile şeriatın farklılıklarını şöyle özetlenebilir:
a- Din de Nasih-Mensuh cereyan etmez. Ama şeriatda Nesh yani Hükümsüz Kılma mümkündür. Bütün peygamberler, kendilerinden önceki peygamberlerin akaid esaslarını (yani dinlerini) tasdik etmişler, fakat ibadet, ahlâk ve haram-helâl gibi hususlarla ilgili farklı emirler getirmişlerdir.
b- Din, kalbin ve inancın fiilidir. Şeriat ise organların fiili (eylemi)dir.
c- Dinin yargı kalıplarıyla şeriatın yargı kalıpları farklıdır.
d- Şeriat (yani dini hükümler ve ibadetler) dinden parça değildir.
e- Dinin kaynağı akıl, şeriatın kaynağı ise; duyma, işitmedir.
f- Aklı yerinde olan bir kimse dinde mazeret ileri süremez.
Matüridî, tasavvuf ve tasavvufun kurumsallaşmış teşkilâtı olan tarikatlara mesafelidir. Bu, duygusal değil ilmî bir tavır alıştır. Zira matüridî, tasavvufun ahlâkiliğini; İslâmın, imanın, ma rifetin bulunduğu yer olarak Akaid Risalesi inde, göğüs, gönül, yürek, kalp... olduğunu kabul eder. Ancak Matüridî nin mesafeli duruşu bilgi kaynakları yönündendir.
Matüridî ye göre İbadetler
Yüce Tanrı insanlara iyiyi kötüden, hayrı şerden ayırt etme gücü (temyiz kabiliyeti), aklını kullanabilme gücü vermiştir. Tanrı, aklı olanları dinî yönden mükellef (sorumlu) kılmış olup, aklı olmayanlar "İlâhî emrin sorumluluğu dışındadırlar." Akıl sahipleri akıllarını kullanmak suretiyle yaratıcı ve tek olan Tanrı yı bulmak ve bilmek zorundadırlar. Ancak, daha önce de belirttiğimiz gibi Şeriat ı ve Şeriat ın bir bölümü olan ibâdet lerin ne şekilde yapılacaklarını akıllarıyla belirleyemezler. Bunları ancak peygamberler vasıtası ile öğrenebilirler. Matüridî, amel ile imanı ayrı tutar ve amel ile imanın ayrı şeyler olduğunu savunur.O na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.
İmdi...! Akıl sahipleri akıllarını kullanmak suretiyle yaratıcı ve tek olan Tanrı yı bulmak ve bilmek zorundadırlar.
|