SABAH EZANI İLE YATANLAR, SABAH EZANI İLE KALKANLAR
Anneler babalar; çocukların bilgisayar başında geçirdikleri zamanla ilgili, çok uzun zamandır muzdarip. Serzenişler dost, ahbap, aile ortamını çoktan aştı. Televizyon kanallarında programlara çıkan psikolog ve psikiyatrlara ulaştı. Bilgisayar karşısında geçirilen zaman artık bir bağımlılık göstergesi. Çocukları için kaygı duyan ebeveynler haklı. Ancak çocuklara söz geçse de gençlere ne söz geçiyor, nede ceza verilebiliyor. “Senin bu gün istediğin şeyi yapmıyorum, çünkü beni üzüyorsun, bilgisayar bu gün yasak.” Gibi…!
Gençler öylene kadar yatıyor. Neden? Çünkü sabaha kadar bilgisayar başında vatan kurtarıyor. Bilgisayar başında her ne herze yiyorsa yiyor velhasıl sabah ezanıyla işi bitiyor… ve yatıyor. Bunların ciddi bir kısmı; Demokrat, Cumhuriyetçi hatta Atatürkçü ailelerin çocukları. Bilgisayar başında tüketilen tütünü ve birayı hiç anlatmayayım. Anne ve babalar yasak koyamıyor, nedeni çok sudan sebepler. “çocuk tatilde, bırakalım istediği gibi dinlensin (yorulsun) yani sabahlasın vs. vs. dışarı gitse daha mı iyi?” “Haydi birlikte kahvaltı edelim çocuklar” söylencesi havada kalan modası geçmiş bir söylence…! Birlikte akşam yemeği yi-ye-lim diyecekken bir de bakıyor baba, evde gençler yok nerdeler? Anne cevap veriyor: dışarıdalar, arkadaşlarıyla çıktılar. 23:30 – 01:30 arası gençler dışarıdan gelir. Ev halkı uyuyor. Ne yapsın genç oturacak bilgisayarın başına, şimdi tek oturup sıkılsın mı? Napsın çocuk…! Değil mi ama…!
Gelelim diğer gençlere; onlar bu gençlerin tam yattığı saatte evet evet ezanla kalkıyor. Namazlarını kılıyor ve güne başlıyorlar. Sonra nemi oluyor. Söyleyeyim.
İmdi…! Memleketi yönetiyorlar, bizim gençler kendini yönetemezken. Benden söylemesi.
|