4 Kasım’da Ne Olur?

4 Kasım’da Ne Olur?

4 Kasım’da Ne Olur?

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 14 Eylül 2012, Cuma

Haberi Paylaşın:



4 Kasım’da Ne Olur?

 
Gazeteci kimliğimizin yanı-sıra siyasi taraflılığımızın da olması bir çok soruyu da beraberinde getiriyor.
Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi sempatizanı bir çok arkadaşım bana soruyor. 4 Kasım’da ne olur diye. Tabi ki ‘Devlet Bahçeli Bey, MHP Lideri olarak tekrar seçilecektir.’ Bütün istekler bu yönde diyorum…
Bazıları “Yani değişiklik olmayacak mı sorusunu getiriyor ve ekliyor: “Değiştirin artık Bahçeli’yi”
Değişimi neden MHP’de istiyorsunuz diye sordum. Yani CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu gitsin diye hiç konuştun mu? Ya da AKP’de Recep Tayip Erdoğan bir daha genel başkan seçilmesin dedin mi? 
Hayır!
Hayır yanıtını alınca her şey ortaya çıkıyor… Yok illa ki MHP’de Genel başkan değişmeli, Bahçeli gitmeli!..
Kim üflüyorsa!  Merhum Alparslan Türkeş için de aynısını söylerlerdi… Artık yaşlı idare edemiyor, yerini gençlere bıraksın… MHP’nin başından Türkeş gitsin! Neredeyse “Gitsinnnnnnn Gitsin” diye türkü yakacaklardı geçmişte. Gerçi şimdi de Devlet Bahçeli gitsin diye sazlı sözlü başladılar türkü yakmaya.
Amaç; elbette gitsin değildir. MHP’nin ve MHP’lilerin kafasını karıştırmaktır.
Adaylar çıksın, demokratik seçim olsun. Eyvellah! Ama Türkiye’deki 40 milyon seçmen sayısının en az yüzde altmışına yakınının, MHP’ye oy verebilecek insanlar olduğunu dost düşman herkes biliyor. Maazallah ilk seçimde MHP yüzde 60’la yerel seçimi alır, ardından tek başına iktidara gelirse yandı anam keten helva… Birileri iyiden iyiye rahatsız olur. Bu bilinçle MHP’de kafa karıştıracak aday veya adaylar çıksın! MHP oyları da yerinde saysın. İstenen budur.
Birlik ve beraberlik göstergesi olan söylemler yerine; ayrılıkçılığı çağrıştıran söylemlerin başka bir amacı olamaz.
Ayrımcılık acıdır. Ayrıştırmak bütüne zarar verir. Büyümeye elverişli yapıyı zedeler. Daima küçük kalır. Bunun için iki yıl önce MHP Lideri Devlet Bahçeli “Millet ve Devlet Bekası İçin Güç Birliği” toplantısı yaparak MHP sevdalısı kim varsa hepsini bir araya getirmiş, hizmet etmek isteyene makam vermiş, hizmet etmeyene de gönlünü açmıştır. Koray Aydın’da hizmet edecekler arasında Trabzon’dan Milletvekili seçilerek MHP saflarına katılmıştır.
Böylesi güzelliği düşünen bir liderin değişmesini isteyenlere baktığımız zaman, tamamen yönlendirilmiş, ezberci, bilgisiz olduklarına şahit oluyoruz. Bunlardan biri diyor ki; “Aslında Koray Aydın’ı da pek tanımam, ama Bahçeli değişsin artık…” Yani ‘benim bilgim yok ama, MHP lideri değişmeli’ görüşünü savunan bu birine; siz hangi sıfatı eklemek isterseniz ekleyin!
Konu MHP’de liderlik meselesi değildir. Konu MHP’nin varlık meselesidir. Küresel güçler, emperyalist düşünce sahipleri MHP’yi parti olarak görmek istemiyorlar. MHP’yi kökten yok etmek istiyorlar. Asıl mesele budur. Burada MHP’yi ayakta tutmak için dik ve kararlı duran Devlet Bahçeli’dir. Onlar için engel teşkil eden Devlet Bahçeli, MHP’nin liderliğinden gitmeli!.. Ezberci, bilgisiz yönlendirilmiş bazı isimlerde buna çanak tutuyor ve malzeme oluyorlar.
***
2002’den bu yana sistemli bir şekilde, devletimizin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının yapı değişikliğine şahit olduğumuz bu günlerde;
Pkk terör örgütünün bazı milletvekili sıfatına sahip olanlar tarafından meşrulaştırılma çabalarına rağmen;
Her gün şehit veren bir milletin, gözyaşları döktüğü şu anlarda;
Esnafın, çiftçinin, köylünün üretemediği mallar için sızladığı, ağladığı geçim derdine düştüğü bu günlerde;
İşçinin memurun sokaklara döküldüğü, işverenlerin mal alıp satamadığı ortamlarda; MHP’de liderlik sorunu varmış gibi ortaya çıkmanın hiçbir mantığı yoktur. Milliyetçi düşünceye hizmet etmek yerine delege avcılığı yaparak liderliğe oynamakta böylesi bir ortamda pek de uygun değil.
 
Delege avcılığı denince ilk aklıma gelen tabir nedense “sızma oluyor” CHP veya AKP tabanlı bazı Milliyetçilerin! MHP’de saf tuttuklarını, MHP siyaseti yapanların hepsi bilir. Bu kişiler genelde ceplerinden bir Lira harcamadıkları gibi, MHP’nin tüm yönetim kadrolarındaki çalışan ülkücüleri de beğenmezler. Genel Başkandan MHP’nin çaycısına varana kadar hepsine bir şekilde eleştiri getirirler. Bu eleştirenler kendilerini en iyi ülkücü diye de tanıtmayı ihmal etmezler. Hasbelkader bazı yönetimlere başkanlık edenleri de olabilir, bunların konuşmalarına da dikkat ederseniz, MHP kelimelerini ağızlarına pek almazlar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de isim olarak hiç anmak istemezler… Fakat MHP Genel Başkanlık seçimi söz konusu olunca bunlar; “biz de varız” demeyi de gelenek haline getirmişlerdir. Her MHP kurultayında ortaya çıkıp aday olurlar veya aday olanı desteklerler.
Sözün özü; MHP’de demokratik yarış olsun ama vefa da olsun. Makamlara kendilerini layık görenlerin vefaları ne kadar ve hatta o makama layık mıdırlar. Yargılanmaları var mıdır, yok mudur, ak mıdırlar pak mıdırlar kendilerini bir tartsınlar…
MHP Mersin İl Sekreteri Üzeyir Güleç ağabeyin sözleri aklıma geldi… “ Biz, Adnan Menderes’i asmadık sözünü, Türk Milletine kabul ettirene kadar 40 yıl geçti, Apo’yu da asamadılar sözüyle hala aleyhimize propaganda yaparlarken bir de; “aklandı - aklanmadı” sözleriyle mi uğraşacağız”
Evet!.. MHP Kongre delegeleri sağduyulu seçkin kişilerdir. Kongre günü en iyi kararı verecekler ve 10. Kurultay’da Devlet Bahçeli, MHP’nin Genel Başkanı ve Türkiye’nin olası Başbakanı seçilecektir.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri