İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI

İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI

İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI

Ali Kaplan

Son Güncelleme: 15 Mart 2013, Cuma

Haberi Paylaşın:



            15 YIL KIDEMİ VE 3600 GÜN PRİMİ OLAN İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI

           

Bir okurumuzun isteği ile birlikte; 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme sayısını tamamlayan işçinin Kıdem Tazminatı hakkı konusunu paylaşmaya çalışacağım.

            4857 sayılı İş Kanunu2nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, 1475 sayılı İş Kanunu2nun 14. maddesindeki Kıdem Tazminatı dışındaki maddeleri yürürlükten kaldırıldı.

Kıdem tazminatında ;

İşçinin işyerindeki toplam hizmet süresi dikkate alı­narak :burada dikkat edilmesi gereken ( daha önceden kıdem tazminatı alarak işyerinden ayrılmaması veya daha önceden kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek bir şekilde iş sözleşmesi sona ermemişse)

Her hizmet yılı için 30 günlük ücreti tutarında ( iş sözleşmesi veya TİS ile aksi kararlaştırılmamışsa ) kıst (Bir yıldan artan ay,gün)   olarak son brüt ücreti üzerinden ( kıdem tazminatı tavanı dikkate alınmak şartıyla) hesaplanarak işçiye veya kanuni mirasçılarına ödenen tazminattır.

Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinin esas alındığı ve kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu bilin­melidir.

506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesinin C bendi incelendiği za­man işçinin 15 yıllık hizmet süresini ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlaması ve maddede belirtilen yaş şartını ( kadınlar için en düşük 50 ve en yüksek 58 iken erkekler için en düşük 55 ve en yüksek 60 yaşı doldurması ) taşıması halinde ilgiliye yaşlılık aylığı bağlanacağı belirtil­mektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 120 ve Geçici 6’ncı maddeleri uyarınca yü­rürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinin 5’inci bendi olan; “ 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkra­sının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,…” hükmü değerlendirildiğinde çalışana kıdem tazminatı ödenebilmesi için;

1- 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) ben­dinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlara haiz olması,

2- Aynı kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağ­lanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlama şartına haiz olması,

gerekmektedir.

Dolayısıyla, işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun yürürlüğü devam eden geçici 81’inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteği ile işten ayrılması halinde diğer şartlara da haizse işverence kıdem tazminatı hesaplanarak yasal kesinti olan damga vergisi kesildikten sonra işçiye ödenmesi gerekmektedir.

            15 yıl ve 3600 günle Kıdem tazminatı; 08.09.1999 tarihinden önce işe girenleri faydalanabileceği bir konu. Çünkü bu tarihten itibaren; yaş ve gün (Prim) kademeli olarak arttırıldı.

            Bir önemli husus da işçinin 15 yıl ve 3600 günü tamamlayarak iş yerinden Kıdem Tazminatı alarak ayrılmasının ertesi bir başka işe başlaması durumunda , Yargıtay kararlarına göre Kıdem Tazminatını kazanamayacağı yönündedir ( Yargıtay 9. Hukuk Dai. E.2006/2716,K.2006/8549 ,Karar T.4.42006).

 

Çok teferruatlı ve geniş konu özetlemeye çalıştım.

 

 ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TRAFİK CEZASIYLA İLGİLİ ÖNEMLİ BİR KARARI:

 

Anayasa Mahkemesi’nin 06 Mart 2013 tarih ve 28579 sayılı Resmi gazete de yayınlanan  Esas  2012/106, Karar 2012/190 ve  29.11.2012 tarihli Kararı ile 13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesinin, 21.5.1997 günlü, 4262 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4. maddesiyle yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasının “Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir.” biçimindeki 4. cümlesinin

Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 29.11.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

Özetleyecek olursak; “Trafik cezası kesilmesi esnasında Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktarda ceza tutanağı düzenleniyor” du.

 

Bu hükmü İPTAL etmiş oldu.

 

 

Sağlıklı günler dileğiyle...

 

  SORULARINIZ İÇİN

 kaplanali33@gmail.com

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri