Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 21 Temmuz 2013, Pazar

Haberi Paylaşın:



Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
 
20 Temmuz 1974, Bağımsızlığın aşka dönüştüğü, huzura kavuştuğu özgürlüğe koştuğu bir tarihti…
20 Temmuz 1974, Türk adının tüm dünyada çokca anıldığı, hafızalara kazındığı bir gündü.
Kıbrıs’ta toprak için, vatan için, huzur için, özgürce yaşamak için, bağımsızlık için ve barış için “Barış Harekatının” başladığı gündü.
Şerefli, onurlu, cesur ve yiğit kahraman Türk Ordu’sunun Kıbrıs’a çıktığı gündü…Türk Ordu’su Kıbrıs’a çıktı, adaya huzur geldi, adaya mutluluk geldi, adaya barış geldi… Ve en önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne Türk adı ile bir kardeş devlet geldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti geldi. Kıbrıslı Türkler Ayyıldızlı bayrağımızın gölgesinde bağımsız oldular. Özgürce yaşamanın tadını çıkardılar…
Ne yazık ki 39 yıldır KKTC’yi tanıyan ülke sayısı çoğunluk kazanamadı. Çünkü Türk adı ile kurulan ikinci bir Müslüman devleti Hristiyan dünyası kabullenemezdi. Nitekim tanımıyorlar da… Rum yönetimindeki Güney Kıbrıs’ı AB’ye aldılar… KKTC’yi tanımamakta inat ettiler. Bu nereye kadar gidecek?
Öyle ki AK Parti iktidarları döneminde ilgi çeken gelişmelerde oldu… Özgürlüğün simgesi bayrağı olan KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rahmetli Rauf Denktaş, Rumlarla anlaşmayan kişi olarak AKP iktidarı döneminde anıldı. Buna rahmetli Denktaş çok üzüldü, içerledi…
Türk olmayı kendisine yakıştıramayan ve Rumlarla anlaşacak kişiler iş başına geldi ve AB’ye girme uğruna, Annan planı devreye girdi… KKTC vatandaşları yapılan referandumda, Rumlarla birleşmeyi kabul ettiler. Yani KKTC’den vaz geçtiler.  Kan dökülerek alınan, şehit verilerek kazanılan topraklar sandığa atılan kağıt parçaları ile elden çıkmıştı.
Fakat Cenab-ı Allah’ın sevgili kulu olan Türkler yine Allah’ından yardım buldu ki; aynı anda yapılan  referandumda, Rumlar Türkleri istemedi.  İsteselerdi bu gün KKTC devleti olmayacaktı. Kıbrıs devleti olarak anılan ada’nın yönetimini de Rumlar yapacaktı…
39 yıl önce kazanılan topraklar bir demokrasi oyunu ile elden çıkıyordu…
***
Türkiye’de; Türk Milletinin önüne sık sık demokrasi uğruna sandık konuluyor. Görünürde ilk sandık Yerel seçimler için 2014 Yılı 30 Mart tarihi var. Benim gönlüm aslında Milletvekili seçimi sandığı da aynı tarihte konsun istiyor… Böylece akla kara belli olsun. Ne Mutlu Türküm diyebilenlerle, diyemeyenlerin oylama sonucunda, hem yerel iktidar hem genel iktidar belli olsun.
İnşallah bu sandıklarda Cenab-ı Allah Türk Milletine yardım eder de; Türklerin yok edilmesi üzerine oyun oynamak isteyen küresel güçler Kıbrıs’ta olduğu gibi, kendi kazdıkları kuyuya düşerler… Sandıktan Ne Mutlu Türküm Diyebilen, Türk Milliyetçilerinin zaferi çıkar.
***
Yıl:1970-1980 arası: Ülkücüler derdi: Komünizm gelirse; oğul, babayı-anayı tanımayacak, evlat askere gitmeyecek, çocuk her şeye isyankar olacak, eylemler artacak, kardeş kardeşi kıracak, oğul babadan baba da oğuldan şüphe edecek, baskı şiddet artacak, velhasıl komşular bir birini gammazlayacak, güven huzur ortamı kalmayacak…
Yıl:2002-2013 arası: Bu dönemde oğul, ana babayı sevmez oldu. Evlatlar işsizlikten isyankar oldu, çocuklar askere gitmemek için açık üniversiteleri doldurdu. Kardeşin kardeşe güveni kalmadı ayrı baş çeker oldu, ayrı telden çalar oldu. Eylemler arttı. Komşularda kurşun sesleri, tencere tava seslerine karışır oldu. Bu dönem güven ve huzur ortamı bırakmadı… Son olarak gammazlama işine de teşvik geldi… Komşusunu şikayet edene neredeyse para ödülü verilecek hale geldi… Sahi bu dönemin adı ne?
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri