Katran Ağacı Doğa'nın Verdiği Güzel Bir Ders

Katran Ağacı Doğa'nın Verdiği Güzel Bir Ders

Katran Ağacı Doğa'nın Verdiği Güzel Bir Ders

Ali Kaplan

Son Güncelleme: 02 Ağustos 2014, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



KATRAN AĞACI
DOĞANIN VERDİĞİ GÜZEL BİR DERS
 
 
            Bu yazımı biraz daha farklı yazmaya karar verdim çok uzun zamandır aklımda olmasına rağmen yazma konusunda karar veremediğim bir konu da   örneklemeyi yapmak için doğa bana yardımcı oldu.
 
            Bu Ramazan Bayramında Arslanköy’e gittik.
 
            Doğa gezisini, özellikle de ormanda yürüyüşü severim.
 
            Algaç mevkiine doğru gittik, oradan da , Yaylacık tarafına ,zirveye doğru yürüyüş yapmaya karar verdim.
 
            Katran (Sedir) ağaçlarıyla çevrili ormanlık bölge, manzara harika. Zirveye yakın bir yere geldiğimde bir katran ağacı dikkatimi çekti. Bu ağaç ;aylardır yazmayı, konuşmayı isteyip de bir türlü yazıya, kelimelere nasıl dökeceğimi düşündüğüm bir şeyi yapmıştı.
 
            Kozalaklardan dökülen tohumlarla büyüyen yüzlerce katran fidanı vardı, boy boy .
 
            Ama asıl ilginç olanı bu ağaçtakiydi. Resmini çektim. Büyükçe bir katran ağacıydı, içinde büyük bir oyuk oluşmuştu. Bazen ağaçlarda oluyordu. Daha önce de görmüştüm.
 
            Asıl önemli olan bu oyuğun içinde gencecik bir katran fidanın olmasıydı. Belki rüzgar, belki bir kuş, belki de bir sincap ya da başka bir canlı getirmişti onu. Tohum olarak içerisine gelen, kendinden ya da başka katran ağacından olan ama özü kendisinden olan, kendi parçasına sahip çıkmıştı.
            Acaba o tohuma sahip çıkmasa ne olacaktı?
 
            Katran ağacı zirveye yakın bir yerdeydi, çevresinde binlerce, on binlerce katran ağacı ve fidanları vardı.
 
            O, zirveye kendi gelmişti ama belki de kaderi onu oraya getirmişti. Zirveye yakın olması ona çok şey kaybettirmemişti.
 
            Özünü, kendine hayat veren toprağı biliyordu, bir fidancığın yanında, oyuğunda olmasını kabullenmişti. Neden korksun ki özü oydu zaten. Kendisi de bir zamanlar; tohumken, fidan olmuştu.
 
            Sonra Katran ağacı ( Sedir, Toros Sediri)  hakkında bilgileri internetten araştırdım. Ülkemizde her bölgede sıklıkla yetişmeyen bir ağaçmış ve çok uzun yıllar (iki bin yaşından fazla olanı  bile varmış) yaşayabiliyormuş. Bu daha ilginç değil mi?
 
 Çok uzun yıllar yaşasa bile özünü kaybetmeyip, yanında, kendinden sonra gelip o muhteşem doğaya güzellik katacak fidanların yetişmesine vesile oluyorlardı, biliyorlardı ki yüzlerce, belki binlerce yıl yaşasalar da  varlıklarının devamı için yeni fidanlara ihtiyaç vardı.
 
Hayatımız boyunca hangi konumda olursak olalım, zirvelere ulaşsak da kendi özümüzü bizi biz yapan değerleri unutmayalım, kendimizden sonra gelecek yeni fidanları koruyalım, yetiştirelim.
 
            Ben bu Katran Ağacına teşekkür ediyorum, bazen görmek istenmese de doğa bize ders veriyordu.
           
 SORULARINIZ İÇİN
 kaplanali33@gmail.com
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri