Terörün yeni adı ?Düşünce Özgürlüğü?

Terörün yeni adı ?Düşünce Özgürlüğü?

Terörün yeni adı ?Düşünce Özgürlüğü?

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 21 Aralık 2008, Pazar

Haberi Paylaşın:



Terörün yeni adı “Düşünce Özgürlüğü”


 


Düşman düşmanlığını yapmaz ise düşman olduğunu bilemeyiz.


Türkler, Anadolu’da 1920 TBMM, 1923 Cumhuriyetin ilanı ile dünya devletleri içerisinde var olduğunu tescilleyen yeni bir başlangıç yaptı. Geçen sürede gücüne güç katarak gelişmesi gerekirken; Düşman düşmanlığını açık yüreklilikle yapmadığı için, bir türlü ekonomik kalkınmasını gerçekleştiremedi ve ağır aksak gelişmesini sürdürüyor. Son altı yılını ise var olan ekonomik değerlerini ‘babanın mirasyedi oğlu’ gibi har vurup, harman  savuruyor. Bu olumsuz gidiş sürdüğü sürece tüm değerler yok olup bitecek.


Düşman kimdir?


Dostun karşıtıdır. Ben’in zıttı Biz’i düşünen; Biz için iyiyi düşünen, iyilik yapmayı kendisine alışkanlık edinen kişilere dost diyebiliriz. Dostlar; üç kuruş çıkar için kardeş dediği insanı bir başkasına satmaz. Dostuna yaptığı işlerde maddi hesap peşinde koşmaz. Dostuna yalan söylemez. Dedikodudan uzak durur. Dostlarını bir birine düşürmez. Toplum içinde; kardeşçe yaşam sürmeyi hedefler.


O halde düşmanı şöyle tarif edelim. Senin iyiliğini, başarını ve yükselmeni istemeyen kişiler düşmanındır. Yani Toplumun gelişmesini, başarılı olarak dünya devletleri ile yarışta olmasını ve yükselmesini istemeyenler o toplumun düşmanıdır.


Şimdi düşmanı bu çerçevede ele alırsak;


Ülkemiz içinde bir kampanya başlatan eli kalem tutmuş sözde bazı aydınlar “Ermenilerden özür diliyorlar” bu amaçla imza kampanyası başlattılar.


Benim dostum, düşmanını iyi bilmeli. Toplumla barışık, kardeşçe yaşam sürmek isteyen herkes ama herkes düşmanını iyi bilmeli.


Düşman açık yürekli değil. Düşman düşmanlığını yaparken senin isminle senin inancınla senin kimliğinle ortaya çıkıyor. Adını da “Düşünce Özgürlüğü” koyuyor ve imza kampanyası başlatıyor.


Bunu tasdik eden en büyük Mülki Amir ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül oluyor. Çağımızın terörü “Düşünce Özgürlüğü” adı altında Türk Milleti adına “özür dilemeye kalkan” özürlü insanların “düşünce özgürlüğünü” savunuyor.


***


İnsan nereye kadar özgür olabilir?


Bunun yanıtını veren çıkmamıştır.


Yasa koyucular, devlet olma fikri içerisinde devletine hain’lik edenlerin; düşünce özgürlüğü olamayacağını ilke olarak hep belirlemişlerdir.


Dün devlet büyüklerimize (Padişah Abdulhamit’e) haince suikast düzenleyen Ermeniler; 1980’li yılların başlarında da devletimizin yurt dışındaki temsilcilerimize (Büyükelçilerimize) hanice suikastlar düzenleyip bir çoğunu da şehit etmişlerdir


Evet dün eli silahlı özürcüler silahlı terör estirirken; Bugün eli kalemli özürcüler, Cumhurbaşkanının “düşünce özgürlüğü” çerçevesinde ermeni terörü estiriyorlar. Bu terör için hükümet derhal yasa çıkartmalı.


***


GELELİM “ÖZÜR DİLEMEK ” DEYİMİNE


Özür; kabahat, kusur. Özür dilemek ise yaptığı eylemin kötü olduğunu, kabahatli, kusurlu olduğunu  düşünüp af dilemektir.


Yukarıda dost ve düşman için söylediğim sözler içerinde düşman’ın açık yürekli olmasını dost’un ise iyilik yapıp yalan söylememesi gerektiğini ifade etmiştim.


Açık yürekli düşman, düşmanın olduğunu söyler. Sen de onu iyi bilirsin. Açık yürekli olmayan düşman ise sık sık yalan ve hile ile sana düşmanlık eder. Bir gün sana yılan gibi sokulur, işi vardır, o işini görür ve çeker gider.


Ertesi gün o gördüğü işten, rant sağlamıştır ve senin ismini kullanmıştır. Bu ortaya çıkınca da elvan çeşit yalanlar bulup senden özür diler. Özür dilemek onun için alışkanlıktır. Hatta; Özür dileyecek bir insan bulamazsa, yüzünü duvara yaslayıp, ağlayarak özür diler. Bu alışkanlığını sana da bulaştırmak ister.


Dost ise yaptığı işi iyilik içinde yaptığından kabahat yada kusurlu bir iş yapmaz. Çünkü karşılık beklemeden sana (insana) yapılması gereken işi yapmıştır. Neticede özür dilemez. Özür dilemenin zayıflık olduğunu, özür dilemenin pişmanlık olduğunu, özür dilemenin suçu kabul etmek olduğunu pek iyi bilir. Hatta bazı kişilerin özür dilemesinin “bir düşünce özgürlü” olmadığını da çok iyi bilir.


TÜRK MİLLETİ ÖZÜR DİLEMEZ


Türk insanı, devlet kurar devlet yönetir. Devletleri de yönetir. Türkler tarih sayfalarında özür dileyecek bir hareket içinde olmamıştır.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri