BELEDİYE,BELEDİYECİLİK VE BELEDİYECİ OLMAK-2

BELEDİYE,BELEDİYECİLİK VE BELEDİYECİ OLMAK-2

BELEDİYE,BELEDİYECİLİK VE BELEDİYECİ OLMAK-2

Ali Kaplan

Son Güncelleme: 25 Haziran 2015, Perşembe

Haberi Paylaşın:



 BELEDİYE,BELEDİYECİLİK VE BELEDİYECİ OLMAK-2

 

 

 

 

 

 

                        İlk yazımda Belediyelerin ve Belediyeciliğin tarihçesinden kısaca bahsetmeye çalıştım.

            Bu hafta ise Belediyelerin görevleri hakkında yazmaya çalışacağım.

            “Türk ülkesi içinde köylere varıncaya kadar bütün şehirlerimizin güvenlik ve bayındırlık görevi olması, önce tuttuğumuz amaçlardandır. Türk’e ev bark olan her yer, sağlığın, temizliğin, güzelliğin, modern kültürün örneği olacaktır. Devlet kurumları yanında doğrudan doğruya bu işlerle ilgili olan urayların (belediyelerin) bu görüş ve düşünüşle çalışmalarını istiyorum”

M.Kemal ATATÜRK

            Belediyelerin ;

            Eski çağlarda bugünkü manada Belediye olarak düşünebileceğimiz teşkilatların, şehirlerin; temizliği,imar,güvenlik ve Pazar yerlerinden genel anlamda sorumlu olduklarını görmekteyiz.

 

            İslam Devleti döneminde ise; fiyat kontrolü, vergi toplama ve sosyal hayata yönelik faaliyetlerin Kadılar aracılığıyla yapıldığı bununda Osmanlı’da da devam ettiği görülmüştür.

            Osmanlı İmparatorluğu’nun kurulduğu ilk yıllardan itibaren; su işleri, temizlik,parkların bakımı,aydınlatma, mezarlık, yol ve altyapı çalışmaları vakıflar tarafından yapılmaktaydı. Narh dediğimiz fiyat kontrolü de Kadılar tarafından  yapılmaktaydı.Gerileme dönemi ile birlikte bu yük ağırlaşmaya başlayınca vergiler artmış ve hizmetlerde sıkıntı yaşanmaya başlamıştır.

            Tazminat döneminde ise Belediyeler, modern şehirlerin oluşturulması aracı olarak görüldü. İstanbul Beyoğlu’da kurulan Daire (6.Daire) mahalle,çarşı, pazarların düzen ve temizliği,yol, kaldırım,lağım ve su yollarının yapımı, sokak aydınlatma (petrol lambası yakılması) işlerini yapmış daha sonra yangınların yaşanması üzerine itfaiye hizmetleri de eklenmiştir.

            Lozan sonrası 389 Belediye vardı bunlardan 20 tanesinde düzenli içme suyu, 4 tanesinde elektrik tesisatı varken 1938 yılında içme suyu kullanan sayısı 245 elektrik tesisatı olan 150 çıkarken toplam Belediye sayısı 521 olmuştu.

            Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Başkent Ankara da modern bir Belediyecilik  uygulanmaya başlanmış. İzmir Belediyesi ise özellikle bulaşıcı hastalıkla mücadele,merkez garaj ve büyük parklar örnek olmuş.

            1950’lerden sonra çarpık kentleşme ile birlikte Belediyelere gecekonduyla ve ulaşımla ilgili görevler verilmiş. Kültür ,sanat ve sosyal çalışmalara ağırlık verilmeye başlanmıştır.

            Ama en büyük sıkıntı elbette Belediyelerin bütçeleriydi.Kaynak merkezi bütçeden geliyor ve ayrı bir kaynakları yoktu.

            1980 li yıllarda ise Belediyelerin ayrıca gelirlerinin olması ile birlikte yapılan hizmetler daha da farklı olmaya başladı. Yine bu dönemde Büyükşehir Belediyelerinin ve bunlara bağlı teşkilatların kurulması (İSKİ;EGO gibi) farklı bir sistemi de oluşturdu.

            Altyapı ile birlikte sosyal Belediyecilik de ön plana çıkmaya başladı. Büyükşehir Belediyelerinin kurulması zaman içerisinde yetki kargaşasına da neden oldu.

            En son yasal düzenlemelerle (6360 sayılı Kanun) Büyükşehir Belediyeleri İl Mülki idare sınırları Büyükşehir İlçe Belediyeleri İlçe Mülki İdare sınırı) olarak kabul edilmiş ve vermiş oldukları hizmetler çok çeşitli hale getirilerek hem büyükşehir Belediye Başkanlarının statüleri hem de bütçeleri (İl Özel İdareleri devroldu) üst konumlara getirildi.

            İlave olarak çok geniş yetkilerde getirildi.Birkaç tanesini sayacak olursak, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi,sağlıkla her türlü  tesisi kurup işletmek,spor ve sporcuya nakdi destek gibi.

            Aslında tarihsel süreci incelediğimizde Belediyelere verilen görev ve yetkiler konjonktüre göre değişiklik ve gelişme göstermiş. Başlangıçta kurumlar olmaması nedeniyle tek noktada toplanan görevler daha sonra kurumlara  yetki de  dağıtılmış ,yetki dağılımı zaman içerisinde yetki karmaşası ve belki hizmetlerde aksamaya  yol açmış. Şu anda ya hizmetin kendisi ya da koordinesi Belediyelere verilmiş durumda. Yerel yönetimler daha güçlü hale getirilmiştir.

            Kendimce şöyle özetlemek isterim

Belediye hizmeti doğumla başlar ve ölümden sonra da (mezarlık, taziye işleri gibi) verilmeye devam eder” .

 

Sağlıklı günler dileğiyle...

  SORULARINIZ İÇİN

 kaplanali33@gmail.com

 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri