Ve nihayet....

Ve nihayet....

Ve nihayet....

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 31 Temmuz 2015, Cuma

Haberi Paylaşın:



 Ve nihayet...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin üniter yapısını bozmak isteyenler, parçalayıp bölmek isteyenler sorun üretmeye devam ediyorlar. Bundan 40 yıl öncede aynı sorunlar vardı. O zamanlarda sorun üreten aktörler değişikti. Onlara Emperyalist güçler diyorduk… Sosyalistler, Komünistler, Devrimciler velhasıl ne kadar yabancı liderlere özenti içinde olanlar varsa üniter yapının bozulması için haykırıyorlardı. Yeri geliyor terör estiriyorlardı… Her gün kahvehaneler taranıyor, işyerleri basılıyor, sokak hareketleri arttıkça artıyor ve olanlar masum insanlara oluyordu. Kimi ölüyor kimi engelli oluyordu.  Sağcı-solcu dedik, komünist-ülkücü dedik sokaklarda birbirimize düşürüldük durmadan kavga ettik.

Kazanan kim oldu?

Emperyalist ülkeler, küresel sermaye sahibi işletmeler…  O zamanlar komünizm propagandası ülkemiz üzerinde etkili olmuştu. Bugün ise Batı’nın ve Okyanus ötesinin barışçı!? söylemleri etkili oluyor. Her ikisinin de, emperyalist düşüncelerinde fark yoktur. Sömürü üzerine iş yaptıkları ortadadır. Üniter yapısı sağlam olan milliyetçi ülkeleri bölüp parçalamak ve yönetmek onların asli işleridir”

40 yıl öncesinde de aynı şimdi de aynı. Kırk yıl öncesinde yazılan yazılara bakalım:

“Dün olduğu gibi bugün de dünyamız milletlerin kültür emperyalizmi yoluyla siyasi ve iktisadi mahiyetteki menfaat savaşlarına sahne olmaktadır. Propoganda araç ve imkanlarının alabildiğine geliştirildiği yirminci yüzyıl dünyasında silahlı müdahalelere gerek duyulmadan hükümetler, devletler yıkılmakta; rejimler değiştirilmektedir. Usta ellerde ve çok iyi yetiştirilmiş teknisyenlerle kadroların denetiminde propaganda, bazı toplulukların bünyesinde atom bombasından daha büyük, daha geniş ve derinlemesine yıkımlar, zararlı durumlar meydana getirmektedir. İnsan beynini ve düşünce tarzını başlıca hedef olarak seçmiş bulunan modern propaganda, çalışmalarına  kazandırılan devamlılık prensipleri doğrultusunda, en sağlam inançlı topluluklarla çok sağlam mantıklı ve olağanüstü kültüre sahip kişileri bile yanlış değerlendirmelerle  tesir sahasına alabilmektedir.” (*)

Evet emperyalizm bugün daha güçlü. Yeryüzünü uzaydan takip edebiliyorlar. Böcek dedikleri dinleme cihazları ile her anımızı kayıt altına alabiliyorlar. Kötü niyetli kimselerin yada beceriksiz yöneticilerin elindeki  Türkiye sizce nasıl yönetiliri? Emperyalizmin emir kulu olarak yönetilir?

İşte bunun da yanıtını kırk yıl önce Merhum  Alparslan Türkeş’in sözü ile yanıt verelim.

“ …Bugün memleketimizde Türklüğe cephe alan veya Türklüğü inkara kalkışan bazı kimseler her şeyin dinden ibaret olduğunu ileri sürmektedirler. Bu gibiler ya bilgisizlik ve gafletin esiri olan kimselerdir veya Türk milletini yıkmak isteyen kötü emellerin hizmetçisi olanlardır.” (*)

Şimdi gerçekleri haykırmanın zamanıdır. Madem çözüm süreci bitti ise;

-Artık,  Türklüğe hakaret ettirmeyin!

-Artık, PKK’lı veya başka harflerden oluşan terör örgütleri ile pazarlık etmeyin!

-Artık, Türkçemizi yabancı dillerden kurtarın!

-Artık, Bazı kurum binalarından kaldırılan T.C. logolarımızı yerine koyun!

-Artık, dağlardan taşlardan kaldırılan “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” Veciz sözümüzü tekrar yerlerine yazın!

-Artık, Ve, Okullardan kaldırılan ANDIMIZI  tekrar okunmasını sağlayın!

Eeee… Bismillah(Bismillehirrahmenirrahim) diyerek kurdele kesip başlansın artık!..

***

(*) (Nurettin Pekyürek’in “Milli Meseleler ve Türkeş isimli kitabının önsözünden ve syf:28-29)

 

 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri