Biraz da ben öleyim

Biraz da ben öleyim

Biraz da ben öleyim

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 21 Ağustos 2015, Cuma

Haberi Paylaşın:



 Biraz da ben öleyim

Ülkemizde pkk terörü ile canlarımızı şehit olarak toprağa verdiğimiz bu günlerde, “şehitlik”  mertebesi de çok konuşulmaya başlandı. Özellikle siyasetle uğraşan bazı insanların şehitlik kelimesini diline “bende şehit olmak istiyorum” gibisinden dolaması oldukça manidar ve çok düşündürücüdür.

Elbette, inanan insan, Allah yolunda can vermeyi peşinen kabul etmiştir. Bu uğurda ölürse şehit olur. Cenab- ı Allah şehit olan insanları cennetle müjdelemiştir.

Kim istemez ki cennete gitmeyi?

Şehit olmak istiyorum gibi sözlerle yapılan duygusal konuşmalar hiçbir müslümanın kabul edeceği bir davranış biçimi değildir. Zamanı ve yeri geldiyse o şehitlik mertebesine her insan kavuşur… Ama istekle olacak bir şey değil.

Ölmek istemekle ilgili güzel bir Nasrettin Hoca fıkrasını sizinle paylaşıyorum:

Nasrettin Hoca bir gün komşusunun iftarına davet edilmiş. Sofra kurulmuş, komşusu eline kepçe gibi büyük bir kaşık almış, Hoca Efendiye de çay kaşığı gibisinden bir kaşık vermiş. Ezan okunur okunmaz iftarlık yemeğe kaşığını daldırıp daldırıp bir güzel midesine gönderen komşusu, Hoca’nın ufacık kaşığıyla iftarını açmaya çalışmasına hiç aldırış etmemiş. Üstüne üstlük arada sırada bir de “Oh Öldüm…” diyormuş.

Nasrettin Hoca bir bakmış bu kaşıkla yemeye devam ederse aş kalmayacak, bir de aç kalacak… Hemen komşusunun elindeki kepçeyi kaptığı gibi yemeğe daldırmış yerken de söyleniyormuş;

-Senin öldüğün yeter!..  Biraz da ben öleyim.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri