Anayasa ve Başkanlık Sistemi

Anayasa ve Başkanlık Sistemi

Anayasa ve Başkanlık Sistemi

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 02 Ocak 2016, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



  

Anayasa ve Başkanlık Sistemi

Anayasa değişikliği, ülkenin tek gündemi haline getirilmeye çalışılır. Sivil anayasa olsun denilir.  Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber kabul edilen ilk anayasanın bazı maddeleri  birkaç kez değişikliğe uğramıştır ama son yıllara kadar ilk dört maddesi hiç gündem oluşturmamıştı.

Başkanlık sistemi ile birlikte çağrıştırılan anayasa değişim istekleri 1990’lı yıllardaki iktidar partilerince de dile getirilmiş fakat istekleri gerçekleşmemişti. 2016’ya girdiğimiz bugünlerde yine yüksek sesten dillendirmeye başlandı.

Gerçekten ihtiyaç mı?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üretimden uzak, tüketimin teşvik edildiği bir ekonomi politikası izliyorsa, bunun nedeni anayasa ve başkanlık sistemi midir?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadelede başarısız oluyorsa bunun nedeni anayasa ve başkanlık sistemi midir?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Özerklik isteyenleri; Cumhuriyetine, devletine, milletine, bayrağına inancına kültürüne, bağlı birer yurttaş yetiştirememiş ise, bunun nedeni anayasa ve başkanlık sistemi midir?

Buna benzer soruları çoğaltırız elbette ama konumuz gerçekten anayasa değişikliğinin bir ihitiyaç olup olmadığına karar vermektir.

Başkanlık sistemi ısıtılıp ısıtılıp Türk milletinin önüne neden konur?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, insanlara özgür yaşamı savunmuştur. Her birey fırsat eşitliği çerçevesinde kendi ekonomik güçleri ile yarışır başarılı olur veya olamaz iki tercihten birine sahip olur. Ama hiçbir birey, birbirine çelme takarak, tehdit ve şantaj ile yalan ve iftira ederek başarıyı yakalamamıştır. Hiç kimseyi de ötekileştirmemiştir. Bu nedenle Cumhuriyetin kazanımları alkışa ve takdire değerdir.  Bunun için Türk Milletine layık görülen Cumhuriyeti bize armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz teşekkürler. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Aç bırakılan, daima tüketen bir topluma istediğiniz düşünceyi kabul ettirmeniz çok kolaydır. Köleleştirilmiş insanlarla yapılan seçimler ise demokratik olmaz. Çünkü bireyler özgür değildir. Özgür olmayan insanın oyu da özgür değildir.

Anayasa ve başkanlık isteğinin millete sorulması, yani referanduma gidilmesi doğru değildir. Bunun yerine STK’lar başta olmak üzere halk bilinçlendirilmeli, doğruları ve eğrileri tartışılmalı, bir ve beraber  olma düşüncesini koruyup korumadığı tespit edilmeli. İlk tercihler toplumu oluşturan ek küçük STK olan aileden alınmalıdır. Alınacak sonuçlar değerlendirilmeli. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne layık gösterilmeye çalışılan anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için referandum kararı öyle verilmeli yada ülke gündeminden tamamen çıkartılmalı.

Mutlu, sağlıklı, huzurlu bir yıl yaşamanız dileğiyle 2016 yılınız hayırlı olsun. 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri