Bir 19 Mayıs Sabahı

Bir 19 Mayıs Sabahı

Bir 19 Mayıs Sabahı

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 13 Mayıs 2016, Cuma

Haberi Paylaşın:



  

Bir 19 Mayıs Sabahı

Dört bir yandan sarılmış, esir edilmek istenen bir millet; yok oluşu göze alarak var olmayı bilen bir millet olmuştur. 

19 Mayıs 1919’da Samsun da yakılan meşale;  bütün Anadolu’ya yayılmış, alev topuna dönen Türk Milleti, önüne çıkan bütün düşman kuvvetlerini yakıp, küle çevirmiştir. O gün yakılan özgürlük ateşi hala alev alev Türk Milleti’nin yüreğindedir. Bitti, tükendi sanmasınlar. Allah’ın izniyle Türk Milleti’nin 19 Mayıs’ları hiç bitmez.

Bir 19 Mayıs sabahı uyandı millet, var oluşunu yeniden tescilledi. Bu güzel günü, bu anlamlı günü gençlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk; O gençliğin nice 19 Mayıs’lara doğacağını da çok iyi biliyordu. Türk genci atasından aldığı şevk ve güçle, azim ve gayreti ile ülkesinin bölünmez bütünlüğünü koruyacak, özgürce yaşamanın sorumluluğunu her daim yüreğinde hissedecektir.

 

Bir 19 Mayıs Sabahı

Uyandı Türk Milleti

Bayrak oldular

Mustafa Kemal’le.

Atıldılar düşman üstüne

Özgürlüğü kucakladılar

Devlet oldular.

 

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

2012 yılında tam dört yıl önce yazdığım 19 Mayıs adlı yazımın içeriğinde değişen bir şey olmadığını gördüm. Sizlere bu yazıyı da paylaşmayı uygun gördüm: “19 Mayıs….

Sert geçen kış aylarının ardından ılık ılık esen bahar rüzgarları ile birlikte gelen 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve hemen takip eden aydaki 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile milletçe coşar, milli duygularımız kabarırdı. Öğrencilik yıllarımızda spor hareketleri ile kutlar, öğrenci velisi olduğumuz yıllarda ise, öğrencimiz ile birlikte kutlardık… Böylece genç Cumhuriyetimizin tam bağımsızlık yolunda ilerlemesine millet olarak sahip çıkar, destek verirdik…

19 Mayıs günü sokağa çıktım, insanlarımız da  bir bayram havası yok, binalara baktım asılı bayraklar ara ara, resmi kutlamalarda protokol seviyesinde olunca artık milli duygularımızın kabarmadığını düşünmeye başladım.

Bunu düşündürmeye çalışan etkenler nelerdir diye kendime sordum… Yönetimin tavrının etkili olduğunu buldum. Ülkemizi yöneten siyasi güç; aldığı kararlar ile insanların heyecanlarının bitmesini istiyorsa, bitiriyorlar. Heyecansız, pısırık, cahil, tembel ve bananeci bir nesil yetişmesine katkı sağlıyorlar.

Milli bayram kutlanmalarının “gereksizliğini” ileri sürerek tartışma zemini hazırlayanlar aslında milletin birliğini, varlığını tartışıyorlar. Tartışmalar sonunda kimi vatandaş gerekli diyecek, kimi vatandaş gereksiz diyecek; böylece milli olan ne varsa bu şekilde güç kaybedecek.

19 Mayıs günü sokaktaki insanlarımız da, bu tartışmaların yüzlere yansımış halini gördüm.

İnşallah “hayatımızdan bezmeyiz”

Elbette bezmeyeceğiz. Siz de gayret edin, milli bayramlarınıza sahip çıkın, evlerinize işyerlerinize bayrak asın! Bayram günü kutlamalarınızı yapın, diğer günlerde ise; Traş olmak için oturduğunuz berber koltuğunda Atatürk’ün 19 Mayıs’ta neden Samsun’a çıktığını anlatın, TBMM’nin 23 Nisan’da hangi şartlarda kimlerle birlikte kurulduğunu; fatura yatırmak için beklediğiniz kuyruklarda insanlara anlatın! Türklerin onurlu, gururlu, mert asil ve güçlü bir millet olduğunu; 29 Ekim’de kurduğu Cumhuriyet ile bir kez daha ortaya koyduğunu, tüm partilerin meydanlara topladığı kalabalıklar içinde anlatın!..

 

***

Bir 19 Mayıs günüydü… Sabahın dokuzunda güneşin yakıcı sıcaklığı altında Tevfik Sırrı Gür Stadında gururla, coşkuyla, heyecanlı anlar ile; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı babamla birlikte izliyorduk... Ama yarım kaldı. Babam geçirdiği kalp krizi sonunda hayata gözlerini bayram yerinde kapadı. Sene 19 Mayıs 1972.

Rahmetli babam Durmuş Ali Aydın, her 19 Mayıs Bayramı’nda bizleri de yanına alarak bayram kutlamaya giderdi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun!

 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri