BİR MEKTUP DÜNDEN KALAN-1

BİR MEKTUP DÜNDEN KALAN-1

BİR MEKTUP DÜNDEN KALAN-1

Ali Kaplan

Son Güncelleme: 17 Ağustos 2016, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



Çok uzun zamandýr uðraþýp mücadele ettiðimiz evimiz bitmiþti artýk. Yeni ev için çok sevindiðim yanlardan biri de ayrý bir çalýþma odamýn olmasýydý. Kocaman bir çalýþma odasý ve elbette kocaman kütüphaneler.

 BİR MEKTUP DÜNDEN KALAN-1

 

 

            Çok uzun zamandır uğraşıp mücadele ettiğimiz evimiz bitmişti artık.

            Yeni ev için çok sevindiğim yanlardan biri de ayrı bir çalışma odamın olmasıydı. Kocaman bir çalışma odası ve elbette kocaman kütüphaneler.

            İlkokuldan beri bir sevdadır bende kitap almak, aldığımda üzerine satın aldığım tarihi not düşmek. Çok severdim kitapları: dost,arkadaş,sırdaş bazen de hayal alemimin kapısı olmuşlardır.

            35 yıllık kitap okuyup biriktirme sevdam sayıca da çok kitabımın olmasını sağlamıştı.

            Ama ayrı bir çalışma odamın olmayışı, uygun bulduğum yerlere kitaplarımı sıkıştırmama, üst üste koymama onlara  eziyet olduğu gibi her zaman ulaşmama da engel oluyorlardı.

 

            O GÜN…

 

            Bugün kitaplarımı bir araya getirecek olmam ayrı bir sevinç yaratmıştı bende.

            Yakındaki bakkalımızdan boş koliler almıştım. 6 tane büyük koli ancak yeterdi.

            Kitapları konularına göre kolileyip kitaplığıma da o şekilde yerleştirmeye karar vermiştim.

            Başladım…

            Yarım saatten fazla olmuştu.

            Odanın köşesinde daha önce karton kutuya yerleştirdiğim kitaplara sıra gelmişti.

            Yıllardır açılmadığı için kartonlar tozlanmıştı. Bir yandan da tozlarını siliyordum.

Kolilere ayrı ayrı yerleştirirken . Elime “ Vatan Yahut Silistre” kitabı geçti büyük yazar Namık KEMAL’in yazmış olduğu, ilkokulda “Vatan yahut Silistre” tiyatrosunda görev almıştım.

Gülümsedim bir an o zamanlar aklıma geldi.

            Kitabı hafifçe açtığımda içinden bir beyaz kağıda yazılmış metin düştü. Tozlanmış, biraz rengi de değişmişti.

            İçimde o an tarif edemediğim bir heyecanla açtım katlanmış kağıdı.

            “CANIM ARKADAŞIM “ diye başlıyordu.

            O anlar aklıma geldi

İlkokul 4. sınıftaydık öğretmenimiz mektup yazmayı öğretiyordu bize ve bir arkadaşınız mektup yazın demişti. Aynı zaman da divit, hokka ve mürekkep kullanarak yazı yazmayı da öğreniyorduk.

            O zaman bir mektup yazıp göndermiştim. İki sıra önde oturan Aysel arkadaşıma, bir de bu mektubu yazmıştım ama gönderememiştim. Çünkü arkadaşlarımızdan gelen mektupları da okuyacaktık ve okumuştuk da.

            O ayrı bir heyecan, ayrı bir mutluluktu.

            Çocukluk ne güzeldi; saf ve temiz, içten

 

            Sabırla ayrı bir heyecanla okumaya başladım:

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri