Umut Simsarları

Umut Simsarları

Umut Simsarları

Remziye Çelik

Son Güncelleme: 06 Ekim 2016, Perşembe

Haberi Paylaşın:



Evlenme vaadiyle kandýrýlan fiziksel engelli Rüya'nýn iddiasý, gazete ilaný aracýlýðýyla tanýþtýðý Selçuk lakaplý kiþinin evlenme vaadiyle kandýrýldýðýydý.

 Umut Simsarları

 

Evlenme vaadiyle kandırılan fiziksel engelli Rüya'nın iddiası, gazete ilanı aracılığıyla tanıştığı Selçuk lakaplı kişinin evlenme vaadiyle kandırıldığıydı. Okuması yazması olmayan Rüya'nın, samimi arkadaşı Sevgi'nin , yerel gazetede gördüğü bir ilanı okuması ile hayatı alt üst olur. Sözde işi gereği Antalya 'da ikamet eden, aslen Ankaralı olan Selçuk isimli vatandaş, yerel bir gazeteye verdiği ilanda;

Bakımına özen gösteren inançlı bir bayanla izdivaç yapmayı gönülden arzuladığını, ilgilenen hanımefendilerin telefon numarasını aramalarını istemektedir..

Rüya,Selçuk' ta aradığı kriterleri bulduğunu düşünerek, Sevgi’nin yardımıyla irtibata geçip arkadaşlık kurmaya başlar. Birkaç ay telefonda görüştükten sonra Selçuk ,evlenmek için Rüya' nın Antalya' ya gelmesini ister. Rüya evden gizlice kaçıp hayalinin peşine düşer.

Pembe hayallerle dolu yüreği coşkuluydu sevdiği adamın yanına giderken. Mutlu bir yuvası ve evinin kadını olacaktı. Oysa kabus dolu günler kapısında hazır bekliyordu.

Otogarda bekleyen Selçuk genç kızı ağına düşürmüştü. Otobüs gara girmiş, perona doğru ilerliyordu.Selçuk otobüse yaklaşıp Rüyayı karşılar. Rüya'nın kalbi mutluluktan uçuyordu. Selçuk, geldiğinden kimsenin haberi var mı diye sordu.

–‘’Hayır yok. ‘’ Dedi Rüya. –‘’Çok iyi . Araba dışarıda bekliyor. Oyalanmadan bir an önce evimize gidelim. Dedi Selçuk. Rüya heyecanlıydı .

Özel bir araba otogarın çıkışında onları bekliyordu. Kısa bir süre sonra arka sokakların birinde terk edilmiş virane bir evin önünde durdular.

 

Rüya burası neresi böyle diye düşünürken, Selçuk ‘’Gel canım ‘’diyordu ‘’arkadaşımda bir emanetim var kapıdan alıp çıkalım’’ Rüya peki darken, bir yandan şaşkınlık, biraz da korku içindeydi. Büyük bir şehirde harabe sokaklar arasında itini ipini koparanların meskeni olan bu yerde ne işleri vardı ? Selçuk ‘’hadi gel ayak üstü işimizi halledip çıkıyoruz ‘’. Dedi. Kuytu bir aradan geçerek, demir kapısı olan bir evin önünde durdular. Kapıyı çaldıklarında tipi bozuk kirli sakallı,yüzünde feci yara izi olan esmer bir genç . kapıyı açıp’’ hoş geldin abi ‘’diyordu Rüya ‘’hadi gidelim daha sonra alırsın, korkuyorum .dedi.

Selçuk ise ‘’tamam iki dakika sürmez hemen çıkarız gel’’ diyordu

Rüya ısrar edince Selçuk kolundan tutuğu gibi’’ kes sesini geç içeri’’ deyip, Rüyanın ağzını kapatıp yerde sürükleyerek büyük bir odanın içine bıraktı.İçerisi zifiri karanlıktı ve bedensel ,zihinsel, bir birinden güzel manken gibi kızlar gençler perişan halde çoluk çocuk doluydu Hırsızlık fuhuş dilencilik yapmayan, az para getiren veya çetenin elinden kaçmaya teşebbüs eden çocukların işkenceye maruz bırakıldığı iğrenc bir mekandı Özellikle felçli ya da uzuvları eksik sakat olan miniklerin, ya da sakat bırakılarak dilendirilmeye zorlandığı bu görüntüler tüyleri ürpertiyordu.

Aç ve susuz bırakıldığı ve ruh sağlığının olumsuz etkilendiği, akıllara gelemeyecek işkencenin zulmünü yaşıyorlardı.

Rüya korkudan kafayı yemişti.

’’ Ben neredeyim kimsiniz siz bırakın beni gitmek istiyorum’’ diye bağırıyordu

Hırsızlık ve fuhuş şebekesinin eline düştüğünün farkında bile değildi hala.

Onların istediğini yapmaları için işkencenin her türlüsünü görüyorlardı.

Genç kızın zifiri karanlıkta boş bir mezarın içine koyup aklını kaçırması işkencelerden birisiydi.

Hırsızlık şebekesinin istediği gibi, hem engelli hemde akli dengesi bozuk genç bir kadının dilen dirilmesi daha çok işlerine yarayacaktı.

Çete lideri olduğu ileri sürülen Selçuk’un doğudan, yaşı küçük çocukları , Antalya’da iş bulma vaadiyle kandırdığı ve daha sonra zorla hırsızlık yaptırdığı iddia edilmişti.

Anlattığına göre ; orada kaldığı sürede yaşadığı her saat yaptıkları işkence ile nasıl ölmediklerine, delirmediklerine şaşırıyorlardı Rüya'nın ailesi seferber olup araştırmaya başlamışlardı .Kim nasıl nereye götüre bilirdi ? Samimi olduğu arkadaşını sıkıştırdıklarında kızlarının gazete ilanıyla telefonla tanıştıkları Selçuk isimli bir adama evlenmek için evden kaçtığını öğrendiler.

Aile karar vermişti…

Evden kaçan kız bulunacak ve infaz edilecekti

Eşe dostta haber uçurmaya başlamışlar ve kızın bir şebekenin elinden olduğunu öğrenmişlerdi.

Bunun üzerine Selçuk isimli biri tarafından kandırıldığı kızlarının, kötü niyetli insanların elinde olduğu şikayetinde bulundular. Polis, bu şikayet üzerine harekete geçerek evlenme vaadiyle genç kızları ağına düşüren Selçuk'un yaşadığı eve sabaha karşı baskın yapar ve şebeke çökertilir.

Baskında, kandırılan bir çok insan bu evde bulunur.Götürüldükleri emniyette olayla ilgili ifadesi alınan Rüya'nın yaşadıkları, psikolojisini alt üst etmiş korkudan dizleri titriyordu Gözyaşları içinde ‘’Gazete ilanıyla tanıştığım Selçuk ile telefonla konuşarak birbirimizi görmeden tatlı diline sevgisine ilgisine aşık oldum

Böylece ilişkimiz başladı anlaşarak bir süre sonra Selçuk'a kaçtım.’’ Diye anlatır. Mert babacan olan baş komiser Rüya'nın boynuna sarılıp ‘’ Geçti kızım, suçlular cezasını bulacak, artık emin eller desin’’ cevabını verir.

Rüya komiserin boynuna sarılmasını fırsat bilerek, belindeki silahını aldığı gibi şakağına dayar ve

’’ Ben bu psikolojiyle yaşayamam ölürsem ancak kurtulurum’’ derken, komiser ‘’Kızım yapma ,yalvarırım yapma canına kıyma, bak suçlular yakalandı, cezasını çekecek, ben sana yardım edeceğim söz…

hadi kızım indir o silahı hadi kızım …’’ diyordu. Rüya ise sinir krizleri geçiriyor’’ hayır ölmek istiyorum artık yaşamak istemiyorum’’ diyordu.

. Komiser ‘’Yavrum kızım yapma, bak o tetiği çekersen, polislik hayatım biter, çoluğum çocuğum rezil olur , beni görevden alırlar… hadi kızım bırak silahı… ailen dışarıda seni bekliyor …hadi yavrum ‘’demesi Rüyayı ikna etmişti Ailesi olanlar ailelerine, kimsesiz olanlar da devletin himayesine verilmişti. Rüya’dan üstü kapalı dinlediğim.

Ailesi haberi başına kalkıp'' Cahil kafanla yollara düşüyorsun kendi başına... Dua et ki, çetenin eline düşmüşsün. işin içine çete girmeseydi infaz edecektik seni. Çete nedeniyle, infazdan kurtuldun yoksa seni ellerimizle öldürürdük. Ama bil ki yine de bir köpek kadar değerin kalmadı gözümüzde.'' dediklerinde her gece kendi canına kıymayı çok denese de başarılı olamamıştı Rüya

Bu yaşanan olayların içeriğinde o kadar korkunç şeyler vardı ki o an hiç düşünmeden hayatınıza son verebilirdiniz. Rüya ailesine teslim edilmişi.

Yaşadığı korkunç olayın etkisini ailesinin desteğiyle atlata bileceğini düşünüyordu. Yaşadığı depresyonu atlatmak hiçte kolay değildi . Evde ufak tefek tartışmalarda , evlenmek için evden kaçan birinden nasıl bahsede bilinirdi ki? Kendi can parçaları, ağıza alınmayacak küfürler ile hakaret ediyor ,başına kalkıyordu .

’’ Her günüm zehir içinde geçiyor’’ diyen Rüya gözyaşları içinde ‘’ Bu yaşadıklarım genç kızlara ders olsun sakın kimseye güvenmesinler, Evlilik artık benim için imkansız, umutlarımı öldüren pislikler yüzünden hayattan nefret ediyorum Sakın hiç kimseye güvenmesinler hele de sosyal medya üzerinden arkadaşlıklara, gazete sayfalarında verilen ilanlara, dost yüzlü görünen sahtekarlara sakın güvenmesinler Ailem eğer beni aramakta geç kalsaydılar,bu gün başıma gelebilecek en kötü olayın kurbanı alabilirdim ‘’diyordu.

Dört yıldır yaşadığı olayın etkisinden kurtulamadığını anlatan Rüya , halen tedavisine devam ettiğini belirterek: ‘’yaşadıklarım gençlerimize İbret olması bir daha yaşanmaması dileğiyle ...’’diye sözlerini bitirmişti .Kaderine boyun eğip,derin suskunluğuna gömülerek..

Yaşanmış Bir Hüzün Bulutu .. Umut Simsarları ..Remziye ÇELİK ..

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri