Cebine Makas Attığımın Dünyası

Cebine Makas Attığımın Dünyası

Cebine Makas Attığımın Dünyası

Remziye Çelik

Son Güncelleme: 21 Ekim 2016, Cuma

Haberi Paylaşın:



Yýllar sonra sevdiðim insan tarafýndan uðradýðým en büyük ihaneti yaþýyordum. Kalbimi fethetmiþ biri tarafýndan ölüm ile aldatýlýp, yalnýzlýða mahkûm edilmiþ, benliðimi kaybediyorum.

Yıllar sonra sevdiğim insan tarafından uğradığım en büyük ihaneti yaşıyordum. 

Kalbimi fethetmiş biri tarafından ölüm ile aldatılıp, yalnızlığa mahkûm edilmiş, benliğimi kaybediyorum. İçimi saran zifiri karanlığa gömülmüş bir korku ile yalnızdım; etrafımdaki boş kalabalıklar içinde boğulurken, bir boşluğun içine sürüklenmiş yok olmak istiyordum. Kıyıdan köşeden birilerinin çıkıp da: “Öküz öldü ortaklık bozuldu” imaları yüreğimi kazıyordu. O an anladım ki etrafımı saran sahte ...yüzlerin maskelerini düşürme zamanı gelmişti.

Kaybedecek bir şeyim yoktu, ölümse alayımda! “Düşün yakamdan, nefes almak istiyorum.” dediğim zamanlarda gerçeklerle yüzleşmekteyim.
Bilmem elimde kaç ton ağırlığında kara bir silgi… Hangisi beyaz sayfama gölge oluyorsa sildikçe siliyorum, boş bir kovanın içine gözyaşlarımı bastırırcasına alayınıza meydan okuyorum!
Artık gel keyfim gel, veryansın dünya; kimin umurunda! Sakın yanlış anlamayın! Hayır hayır ben paranoya birisi değilim! Hayatımdaki dikenleri ayıklarken şair olabilirim, Kim anasından doğduğunda şair oldu ki? “Al” dedim eline kalemi. İstediğine yaz; yedisinden yetmişine, aşkına, dostuna, ölüme, sevgiye, umuda, umutsuzluğa… “En kötüsü çekip giden sevgilinin ardından bas kalayı yaz” diyorum.

Hayatıma şiiri sokanlara minnettardım. Hangisine sövdüğümü, hangisini sevdiğimi, kime aşık olduğumu, kimden nefret ettiğimi sadece ben biliyorum. Yalnızdım… Sevdiğimin yokluğu yüreğime çelme takarken, etrafımdakilerin gamsızlıkları belimi büküyordu.
Ne kadar çok akbaba varmış meğer. Cebine makas attığımın dünyası, senin hesabın kefenin cebiyle değil miydi? Hani hanları hamamları gıcır gıcır paraları içine koyup götürecekti fani insanlar? Neyse, benimkide boş boğazlık işte…

Sevdiğimin yokluğu aklımı almış. Yok yok, “Sadece delice özledim, gelirse boynuna sıkı sıkı sarılırım.” diyordum. Yahu nereden bilirdim ki? Biri çıkacakta, sevdiğimin sıcaklığını gösterecek? Onun gibi sevecek, incitmeden yüreğime dokunacak. Gözlerime kara perdeleri indirirken “Canımmm” diyerek canımın içinde ki canımı alacak.

Özlemek bu kadar mı zor kardeşim? Sevdiğinin yeri belli, üzerine toprak atılmış iki metre bir çukurun içinde. “Sus” işte, sen şiirini yazmaya devam et. Elin adamı gelsin yanan yerinden bir yara o açsın, tabi ki acılı şiir yazarsın. Bak ya, rüyalarda dalga geçiyor artık. Nasılsa, minareyi çalan kılıfını hazırlar.”. “Sen yaşarken ölmüşsün şair, seni öldürmek işime yaramaz.” diyor. İşin kısacası şiir yolunda; rüyalardan da bir çelme yedikten sonra dişlerini söke söke dizeleri şaha kaldırarak kalemin önünde diz çöktürerek, şiir yazmaya başladım..

 

Şöyle  dokunmak  istediler  şiirlerime

Olmaz dedim

Onlar benim evlatlarım hayat ağacım

Kalbini  kırarsanız tükenirim ..

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri