Türkeş , Neden Başkanlık Sistemi’ni İstiyordu?

Türkeş , Neden Başkanlık Sistemi’ni İstiyordu?

Türkeş , Neden Başkanlık Sistemi’ni İstiyordu?

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 08 Şubat 2017, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



“Milliyetçi Hareket, tek baþkan tek meclis sistemini savunur. Çaðýmýz kuvvetli, adil ve hýzlý icra çaðýdýr. Türk Milleti, dünya imparatorluklarý kurduðu devirlerde, kuvvetli, adil ve hýzlý icra sistemini uygulamýþtýr. Kuvvetli ve hýzlý icra, icra gücünün tek elde toplanmasýyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak baþkanlýk sistemini savunuyoruz.

 Türkeş , Neden Başkanlık Sistemi’ni İstiyordu?

Gazeteci-Yazar Rüştü Aydın Araştırdı

48. yılına giren MHP’nin Kurucu Lideri Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, uzak görüşlülüğü ile her daim gündem oluşturmuştu. Ülkücülerin yol haritası olan “9 Işık” kitabında yazdığı konular hala gündemimizi meşgul ediyor. Bu konulardan biri ise “Toplumculuk” ışığında bahsetmiş olduğu “Başkanlık Sistemi”dir.

MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli, “Başkanlık Sistemi”ni gündeme getirirken bence en büyük dayanağı    “9 Işık” kitabı olmuştur.

Rahmetli Türkeş’in hedefleri içinde yer alan Başkanlık Sistemi’ni tek başına iktidarların bile gerçekleştiremediği göz önüne alınınca; MHP Lideri Bahçeli en iyi çarenin mevcut iktidar ile birlikte hareket edilerek alınabileceğini düşünmesi ve ilk çıkışı da aylar öncesinde yapmasıdır. Bahçeli, Başkanlık Sistemi için referandum yolunu açacaklarını söyledi ve o günden sonra çalışmalara başladı. Şimdi 2017 yılının Nisan ayında halka sorulacağı konuşulan anayasa değişikliği ile yıllar önce Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından kaleme alınan 9 Işık kitabındaki “Başkanlık Sistemi” gerçek olacak mı?  

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, nasıl bir Başkanlık Sistemi istiyordu?

9 Işık Kitabı, “Toplumculuk”  konusu içinde yer alan yazıyı paylaşıyorum.

 

“BUNUN İÇİN TARİH VE TÖREMİZE UYGUN OLARAK BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SAVUNUYORUZ”

 

“Milliyetçi Hareket, tek başkan tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk Milleti, dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde, kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. İcrayı Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık olarak ikiye bölemeyiz. Her konuda bütünleşmeci olduğumuza göre, icranın başında da bütünleşmeci olmalıyız. Türk tarih felsefesi ve tarihinde icra organı, hiç bir zaman bölünmemiş, yani tek bir başkan tarafından yürütülmüştür. Milliyetçi Türkiye’de de demokratik milli cumhuriyet ilkesi içinde başkan, Türk Milletinin yürütme organının tek başı olacaktır.

Tek başkan sistemine uygun olarak, yasama organı yönünden de tek meclis sistemini savunuyoruz. Avrupa krallık veya federal devlet rejimlerinin bir mirası olan Senato’nun, Millet meclisi yanında yasama işlerini geciktiren bir hüviyet taşıması dolayısıyla kaldırılmasını istiyoruz.

 

GÜÇLÜ İDARE

 

MİLLİ BİR DEVLETİN MUTLAKA GÜÇLÜ BİR İKTİDARI OLMALIDIR

Memleketimizde hüküm sürmekte olan iktisadi, içtimai ve manevi buhranlara ilaveten kendini her geçen gün hissettiren bir otorite buhranı da bulunmaktadır. 12 Mart öncesi memleketimizde otorite diye bir şeyin kalmadığı bir gerçek olarak ortadadır. Zaman zaman ortaya çıkan otorite ve disiplin yokluğu telafisi mümkün olmayan bazı kayıplara sebep teşkil etmiştir. Milli bir devletin mutlaka güçlü bir iktidarı olmalıdır. Milli bir devletin bulunmadığı memlekette güçlü iktidardan söz edilemez. Milli devlet ise iç ve dış ilişkilerinde bağımsız olan bir devlet demektir. Devletin içerde egemen olması ülke üzerinde en üstün otoriteye sahip olması ve kimseden emir almadan emir verebilmesi demektir. Bugün devletimizin iç hakimiyetini, milli bağımsızlığını sınırlayan bazı durumların varlığı bir gerçektir. Milliyetçiliğin temel şartı milletin bağımsızlığı için çalışmaktır. Milletin bağımsızlığı için savaşmayan kimse asla milliyetçi değildir ve olamaz da.

 

DEVLET BAŞKANI, REFERANDUM USULÜ İLE BİZZAT MİLLETİN KENDİSİ TARAFINDAN SEÇİLECEK

Milli devletin yürütme gücünün başının ikiye bölünmesi otoriteyi zayıflatması bakımından son derece mahzurludur. Biz bu gerçeklerin ışığı altında cumhurbaşkanı ve başbakanı, devlet başkanı ismiyle birleştirmek ve yürütme organının sahibini tek kişi yapmak azim ve kararındayız. “Başkanlık Sistemi” diye adlandırdığımız bu görüşümüzün tahakkuku halinde Devlet Başkanı, referandum usulü ile bizzat milletin kendisi tarafından seçilecek ve böylece halkın yönetime katılması ve kendilerini ilgilendiren konularda alınacak olan kararlara bizzat iştirak etmesi sağlanarak milli demokrasi tesis edilmiş olacaktır. Çağımızın kuvvetli yürütme çağı olduğu ve Türkiye gibi az gelişmiş ülkeler bakımından bu durumun büyük önem taşıdığı herkes tarafından bilinmektedir. Kalkınma hızlı ve cesur kararlar almayı gerektirir. Milletin demokratik bir şekilde doğrudan doğruya seçtiği bir devlet başkanı ise, bu nitelikteki kararları kolayca alabilecektir. “

 

4-Toplumculuk-Siyasi Yapı /Güçlü İktidar-Güçlü İdare/ Tek başkan-Tek Meclis Sistemi  İstanbul-1978 Sayfa 267-268-269

 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri