Her Konuşanı Âlim Her Susanı Cahil Sanma

Her Konuşanı Âlim Her Susanı Cahil Sanma

Her Konuşanı Âlim Her Susanı Cahil Sanma

Hanife Mert

Son Güncelleme: 21 Nisan 2017, Cuma

Haberi Paylaşın:



“Cahil insan her sözünde kendini aklar, âlim insan her sözünde kendini yoklar.”

Her Konuşanı Âlim Her Susanı Cahil Sanma

 

Cahil insan her sözünde kendini aklar, âlim insan her sözünde kendini yoklar.”

 

Her şeyin bir görünen dış yüzü bir de görünmeyen iç yüzü vardır. Salt dış görünüşe göre yargıya varmak insanı bazen yanılgıya düşürebilir. Lakin ilk izlenim de çok önemlidir. Zira görünen köy kılavuz istemez demiş atalarımız. Hal böyle iken nice alim görünümlü cahil kimselerin peşine takılıp gidenleri gördük.

        Cahili; bilgisiz yol yordam bilmeyen ilim irfandan yoksun kimse olarak tanımlamış halkımız. Şöyle de özelliklerini sıralamış;  Onlar  erdemli, doğru, bilgili, insancıl, sorumluluk sahibi ve araştırıp öğrenmeyi  kendine ilke edinmiş kimselerden uzak durur. Çünkü kendini olduğundan daha fazla büyük  görme hastalığına tutulmuş, tevazudan  yoksundur. Cahil, her şeyin dış yüzünü görür, derinine inmez. Her şeyi bildiğini sanır, boş iddialarda bulunur. Dediğim dedikçidir. Yanıldığını asla kabul etmez. Çünkü o, olayları ancak gördüğü gibi değerlendirir. Ben bilirim, benim dediğim doğrudur zihniyetindedir. Kendi düşüncesinde olmayanı ötekileştirir. Kitleleri birleştirmek yerine ayrıştırıcı politikalar üretir. Bir de etrafından destek görürse değme gitsin keyfine... Yüce dağları ben yarattım der  kendini Everest tepesinin üstüne bağdaş kurup oturtur. 

  Eğitim almak ya da almamak bu kimselerin cehaletini azaltmaz. Zira idrak, düşünme yetenekleri, algıları kapalıdır. Etrafımızda bu özellikleri taşıyan çok sayıda insanı görmekteyiz. Kimi ile arkadaş, komşu, kimi ile iş ilişkisi içinde bulunduğumuz kimseler, kimilerini tv de izler, gazetede okuruz. Bunlar  düşünmeden cahilce söylemlerde bulunan bir bakan, milletvekili, vali gibi görevleri üstlenmiş üst düzey yöneticileri  olarak karşımıza çıkabilir. Bu kimseler hasbelkader getirildikleri bu makamlarda, davranışlarıyla öylesine cahilce bir tutum sergiler ki;  işgal ettiği makam yer ve konum birbiriyle tamamen zıttır. Bir söylemine bakarım, bir de işgal ettiği makama! Bu insan bu makama nasıl getirilmiş, diye kendime sorarım. 

Son dönemde ülkemizde öyle çok âlim görünümlü cahillerin söylemine şahit oldu ki, bu millet! 

Rahmetli Yaşar Hocamın böyle durumlar için bir öğüdü vardı; "Çocuklar makamın şereflendirdiği değil, makamı şereflendiren kimseler olun" demişti. Nur içinde yatsın hocam. İşte böyle kimseler makamın şereflendirdiği, makamlarından güç alan kimseler olmalı..
Ne dersiniz sizce de öyle değil mi?

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri