Barışta Durmak

Barışta Durmak

Barışta Durmak

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 11 Ağustos 2017, Cuma

Haberi Paylaşın:



Amerika ile Kuzey Kore kızışıyor. Şu sıralar liderlerin söz düellosu çok ciddi. Savaş gemileri yolda… Evet bugünlerde savaş çığırtkanlığının yükseldiği günleri yaşarken, barışı kaybetmenin üzüntüsünü duymamak mümkün değil.

Barışta Durmak

Amerika ile Kuzey Kore kızışıyor. Şu sıralar liderlerin söz düellosu çok ciddi. Savaş gemileri yolda… Evet bugünlerde savaş çığırtkanlığının yükseldiği günleri yaşarken, barışı kaybetmenin üzüntüsünü duymamak mümkün değil.

Zamanı durdurabilsek,

Savaş olmadan tarafları uyarabilsek,

Nükleer başlıklı füzeleri imha edebilsek…

Olmuyor işte!

İnsan var olduğundan bu güne kadar savaş hiç kapımızdan eksik olmamış. Gün gelmiş savaşacak kimseyi bulamayınca kardeş kardeşe; toprak bölüşülmesi için savaşmış. Yani baba ölünce, kardeşler tarlayı bölüşememiş, başlamışlar miras için taşlı, sopalı, silahlı kavgalara…Savaşa.  Her gün şahit oluyoruz. Haberlerde izliyoruz bunun gibi olan kardeş kavgalarına.

Dünya devletleri de tıpkı miras için kavga eden kardeşler gibi!..

Baba sağken, kardeş olduklarını çok iyi biliyorlar, birlikte oynayıp, piknikte halay çekiyorlar, çocukları akraba olmanın tadını çıkarıyor. Gel gör ki baba ölünce kardeşlik bitiyor. Hepsi birkaç metre toprak için savaşıyorlar.

Sanki bu dünyada ki toprak kendilerine kalacakmış gibi…

Bugüne kadar milyarlarca insan öldü hiç birine dünya toprağı kalmadı. Ülkelere de kalmaz. İstedikleri kadar sınırlarını genişletsinler. Kendilerinden güçlü birileri gelir benim dedikleri toprakları ellerinden alır… Hem de savaşarak.

Ortadoğu’daki barış öyküleri de böyle oldu. O topraklar yüz yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nundu, sonra sömürgeci devletler sıraya girdi bizim dediler. Sonra yöre halkı güya bağımsız devlet oldular ama hiçbir zaman bağımsız olamadılar. Son yıllarda ABD Irak’a barış için girdi, orada her gün insanlar ölüyor… Mısır öyle, Libya öyle, Afganistan öyle, Suriye keza öyle birçok Müslüman ülkelerin durumu farklı değil. Hepsi savaşı yaşıyor hem de kardeş kavgası yaptırılarak.

Şimdi de Kuzey Kore’ye, nükleer silahlanmaya hayır diye, diye savaşa koşuyorlar. Keşke zamanı durdurabilsek, duvar saatinin akrebi, yelkovanı barışta durabilse… Bir fıkra aklıma geldi. Onu hemen sizinle paylaşayım.

Adamın biri eline silahı almış, içinde ki tüm mermileri şehrin ana caddesinin ortasında duran kuledeki saate sıkmış… Pat pat silah seslerini duyan vatandaşların hepsi saate ateş eden adama şaşkın şaşkın bakmış, içlerinden biri dayanamayıp; “ Hemşerim sen ne yapıyorsun?” diye sormuş.

Adam da: “ Hiç!.. Zaman öldürüyorum!” demiş.

Kıssadan hisse derler ya. Zamanı barışta durdursak, durdurabilsek, mümkün mü acaba?

Haydi doğayı sevelim, yeşili koruyalım.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri