Mersin de Gazeteci Olmak…

Mersin de Gazeteci Olmak…

Mersin de Gazeteci Olmak…

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 12 Ocak 2018, Cuma

Haberi Paylaşın:



TRT Radyo-1, “Gecenin İçinden” programının konuğu oldum. Gazeteci eşim Fatma Aydın ile birlikte 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle konuk olduğumuz programda eşim ile birlikte gazetecilik yapmanın nasıl bir duygu olduğunu konuştuk.

Mersin de Gazeteci Olmak…

TRT Radyo-1, “Gecenin İçinden” programının konuğu oldum. Gazeteci eşim Fatma Aydın ile birlikte 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle konuk olduğumuz programda eşim ile birlikte gazetecilik yapmanın nasıl bir duygu olduğunu konuştuk. Ülke çıkarları konusunda taraflı olduğumuz gazeteciliğimizi yerinde ve doğru haber ilkesi ile 20 yıldır yaptığımızı, tartışmalarımızın sadece iş ortamında olduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarla ilgili haber iletişiminde saygın bir yerimizin olduğunu anlattık.  Eşim Fatma Aydın’ın sahada haber peşinde olduğunu ve ikiz torunlara sahip olduğunu, kızımızın da gazetemizin yazı işleri müdürlüğünü yaptığını dinleyicilerimizle paylaştık.

TRT Çukurova Bölge Radyosu Müdürümüze ve çalışanlarına Çalışan Gazeteciler Günü’nde bizleri konuk aldıkları için teşekkür ediyorum.

Dile kolay geliyor 20 yıldır aynı meslekte birlikte çalışmak. Gecemizi gündüzümüzü gazeteciliğe adamak… Zorlukları da var elbet ama eşim Fatma Aydın ile birlikte olunca o zorlukları  da aşıyoruz.

Mersin’de gazeteci olmak daha da zor. 

Mesleğin saygınlığının unutulduğu, sadece resimlerin ve yazıların basıldığı kağıda gazete denildiği, eline fotoğraf makinesi alarak (bazılarında cep telefonu var) fotoğraf çekmenin gazetecilik olduğu, iki kelimeyi yan yana koyup haber yazamayanların, “saatlerce sizin haberi yazmak için uğraştım” diyerek muhatabı ikna etme çabasında bulunulmasının gazetecilik sayıldığı, haberin kutsal olduğunu bilmeyerek sadece reklam peşinde koşanların gazeteci sayıldığı bir Mersinde yaşıyoruz.  Bu yönünün haricinde bir de haber içeriği ile ilgisi olmayanların resmini de çirkin içerikli haberlerine iliştirerek gazete sayfalarında yer verenlerin, basın özgürlüğü, demokrasi savunuculuğu yapmaları da gazetecilik adına kötü örnek teşkil ediyor.

Gazeteci özgür olmalı, ama devletinin çıkarları karşısında taraf olmalıdır. O çıkarlar ise vatan toprağı bütünlüğünde, o vatan toprağı üzerinde Türk Bayrağının sonsuza kadar dalgalanmasında, Türk Dilinin yaygınlaşmasında, “Ne Mutlu Türküm Diyene” veciz sözünün gereğinin yapılmasında taraf olmalıdır.  Yasalar önünde suç işleyenlerin yaptığı işe bakılmaksızın yargıya hesap vermesi gerekir. Bu kişi isterse gazeteci olsun.

Bu düşüncelerle; Çalışan gazeteciler Günü’nü kutluyorum. 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri