Hak

Hak

Hak

Habibe Aydın Tuna

Son Güncelleme: 11 Haziran 2008, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



Haksızlığa uğradığınızda karşılığında verebileceğiniz en güzel öfke, ona iyilik yaparak nefsini terbiye etmesini sağlamaktır.


Nefis öyle zor, öyle güç, öyle aşılmaz bir dağdır ki, onu kontrol altında tutmak, dizginleri elinize almak bir hayli zordur. Hayat, nefsimizi sınayan en büyük ödevdir aslında.


Yaşam tek kişilik olmuyor. Bazen zor durumlarla, zor insanlarla, karşılaştırıyor bizi. İçinden çıkılması güç ve karmaşık durumlara yönlendirebiliyor.


Kimi zaman sakin olan mizacınız, öyle bir fırtınaya kapılıyor ki, siz bile anlamakta, ansızın içine çekildiğiniz tipide kaybolmaktan alı koyamıyorsunuz kendinizi.


İşte asıl fırtına burada başlıyor. İçinizden gelen öfke, kan, kibir, hırs yiyip bitiriyor benliğinizi. her şeyi parçalamak, kırmak, incitmek, öfkenize-öfke katmak istiyorsunuz. Karşınıza, önünüze, ne çıkarsa, kim gelirse paylayıp, öfkenize katkıda da bulunmak istiyorsunuz.


Oysa haksızlığın boyutunu ölçmek o kadar da kolay olmuyor. İşte bu noktada nefsiniz giriyor devreye. O nefis ki, yapılan hoyratlığa kan kusmak için çırpınıp duruyor.


Siz eğer ipleri nefisinize verdiyseniz olan oluyor, ve hiçbir şeyin çaresi, izahı kalmıyor. Yok eğer dizginleri koparıp nefisinizi, içinizdeki kin kıpırtısını serbest bırakabiliyorsanız işte o zaman haksızlığa bulaşan nefisinizle baş etmeye başlıyorsunuz.


Sabır’ı sağ, sükuneti sol yanınıza alıp duruyorsunuz. Haksızlıkta sükunet ile 0-0 beraberlik sağlayıp sabırla da 1-0 öne geçerek galibiyeti kazanmış oluyorsunuz.


Hayatta, haksızlıklar karşısında eğilmeyin ama haksızlık yaparak da karşılık vermeyin. Kazanan da haklı olan da  siz olursunuz!


Unutmayın haksızlığın karşısında duran bir hak vardır!!!

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri