Karacaoğla'nın Diyarbakır'ında Kürt yok

Karacaoğla'nın Diyarbakır'ında Kürt yok

Karacaoğla'nın Diyarbakır'ında Kürt yok

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 11 Ağustos 2009, Salı

Haberi Paylaşın:



 


 Karacaoğla nın Diyarbakır ında Kürt yok


 


 


Film üretimi neden önemli?


 


Kültür aktarımını yeni nesle sağlam bir şekilde yapamaz isek, yeni nesil bizden olmaz. Bize hiç benzemez. “ Bu çocuk bana hiç çekmemiş” dediğinizi duyar gibi oldum bir an için...


Kültür denince akla neler gelmeli?


Türklerin asırlar öncesinden bugünlere taşınan yaşam tarzlarını oluşturan hareketlerin her biri kültürümüz olur. Adını da “Milli Kültür” demişizdir.


Toplumu oluşturan ailelerin yaşamında baba, anne, ebe, dede, abi, abla, dayı, teyze, amca,hala, kuzen, yeğen, kirve  gibi kelimelerin yüklediği akrabalık ilişkileri vardır. Bu ilişkilerde öne çıkan saygı, sevgi, sahiplenme, edep, ahlak, dürüstlük ve üretkenlik, çalışkanlık gibi insanı insan yapan değerler vardır. Aileden başlayan ilkeli ve köklü yaşamı bu değerler ölçüsünde idame ettirerek güçlü bir toplum olabiliriz. . Hatta güçlü bir devlet neden olmasın deriz.


Biz Milli kültürümüzü  yeni nesle aktarmazsak ne olur?


Bugünden bir örnek vereyim. Kürt açılımı denilen bölücülüğe sahip çıkarız. Tıpkı, bundan yüz elli yıl öncesinde yunan açılımında; Bulgar açılımında, Ermeni açılımında, Girit açılımında, Kıbrıs açılımında, Irak, Suriye, ve diğer Arap açılımların da  olduğu gibi… bölücü açılımlara sahip çıkar ülkeyi böleriz.


Peki ne yapılması gerekir?


Mustafa Kemal Atatürk ün Gençliğe Hitabesindeki uyarıya dikkat etmeliyiz. Kültürümüzü yeni nesle sağlam aktarması gereken devlet yöneticilerimizi işaret ederek gençleri uyaran Atatürk diyor ki; “Onlar gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler!” Bu uyarıyı dikkate alarak; çalışmalarımızı kültür değerlerimizi yeni nesle aktarmanın yollarını bulmak zorundayız.


Bu yollardan birisi “Görselliktir” Televizyondur, Sinemadır. Kısa ve Uzun metrajlı filmlerdir. Tanıtım CD leridir, Albüm, Klip çalışmalarıdır. Dergidir, gazetedir. Bilgisayardır ve dahası Medyadır.  Türk Gençleri bu alanlara aşırı ilgi göstermelidirler.


***


Bölünmenin sınırı yoktur. İçerdeki yerli bölücüler dış destekli oldukları için çok rahat ve güçlüdürler. Onlarla mücadele etmenin en iyi yolu, onların yozlaştırmak istediği kültürümüze öncesinden daha fazla sahip çıkmaktır. Bu yapılırsa bölücüler sert bir kayaya toslayarak kendilerini deşifre etmiş olurlar. Deşifre diyorum çünkü, bundan yüz yıl önceki bölücülerin kimlikleri belliydi. Hatta 1980 ihtilalinden önceki bölücülerin de renkleri belliydi. Ama şimdikiler bizden sizden biri… Bilinmiyorlar.


Allah diyorlar, peygamber diyorlar abi kardeş abla diyorlar, canım-ciğerim diyorlar yanı başımızda bitiyorlar… veriyoruz sandıkta oyu.  “Bugüne kadar sen ne yaptın da! Bırak,  biraz da demokratik hakkımızı kullanarak  biz yapalım”polemiği ve; “Onlarda  insan. Kendi dilleri var, kendi kültürleri var. ” gibisinden demokratik!?istekleriyle  ülkenin bölünmesine katkı sağlıyorlar. Ben, Devletimizin güçlü yapısına, İnsanımızın Türklüğe sım sıkı sarılışına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sağduyusuna kesinlikle inanıyorum. Bu güçlülük elbette dış mihraklı  bölücülük oyununu  bozacaktır.


***


İnciay Yapım ürettiği filmler ile kültürümüze ciddi anlamda katkı sağlamaktadır. “Tek Kadın” filminde Kara Çadırdaki yörük yaşamındaki aile bağlarının kuvvetli oluşu, ahlaka ve inanca sahip çıkılışı, köylerdeki dayanışmanın gösterilişi vardır… Kiya da yine bir insanımızın toplumla iç içe yaşamını, binlerce yıl öncesinden gelen yaşam kültürümüzü sergileyen derneğini ve sanatını içeren görsellik vardır. Üç Kızlarda yöremizin en güzel tarihi yerlerinin tanıtımı vardır, Kıtmir de Yedi uyurların yaşamı anlatılır. Cabbar da sokağa düşmüş bir kişinin yaşama döndürülüşü vardır… Ve Karacaoğlan (Elif) filmi. Karacaoğlan da 400 yıl öncesinin tüm güzel mısraları vardır… Birde Diyarbakır var Karacaoğlan (Elif) filminde..(film çekim aşamasında)


Karacaoğlan Türkçeyi çok güzel konuşan, halkın dilinden mısralar dizen, sevgiyi öne çıkaran, inancı yaşayan dörtlüklerinin yanına bir de Diyarbakır ı dizelemiş bizlere… Tabi 400 yıl öncesinin o güzelim Türkçesiyle diyor ki Karacaoğlan, Diyarbakır Türk yurdudur. Türk Yurdunun askeri merkezidir. Hiçbir zaman bölücülerin yurdu olmamıştır. Bunu söyleyen 400 yıl öncesinin mısralarıdır…


***


Sevdiğim oturmuş halılar dokur


Viran bahçelerde bülbüller şakır


Ne İstanbul koydum ne Diyarbakır


Acep sevdiğimin eşi var m ola


****


Hey geri de deli gönlüm hey geri


Adana, İlbeğli, Göksun, Tekir i


Otuz iki sancak Diyarbekir i


Acep gezsem ala gözlüm var m ola


 


 


İnciay Yapım bu doğruları Türk Milletine aktaran yapıtları film olarak gün ışığına çıkarmaya devam edecektir. İnciay Yapım çalışanlarına teşekkür ediyorum. 


 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri