Kardeşin dili farklı olmaz

Kardeşin dili farklı olmaz

Kardeşin dili farklı olmaz

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 29 Ağustos 2009, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



 Kardeşin dili farklı olmaz



Konuma girmeden önce bir teşekkür etmek istiyorum. 2007 yılında yayınladığım “Mersin'de Sancı” isimli romanınım konusu Kürt aile ile  bir Türk ailenin dünür olması idi. Yani evlilik için iki aile bir araya geliyorlar, konuşuyorlar ve Türk aile reisi kızını Kürt aile reisinin oğluna veriyordu. Bütün bu dünürlük konusu işlenirken ise Türkçe'den başka bir dil konuşulmuyordu. Çünkü onlar bir yuva kuruyorlardı. Yuvanın dili Tükçe olmalıydı. Zaten Kürt ve Türk'ten evlenip yuva kuranların  dili hep Türkçe olmuştur. Olmayanlar kesinlikle başka millettendir. Kimi Ermeni der, kimi Rum.


Türklerle Kürtler arasındaki aile bağlarını (evliliği) gündeme getiren başta MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli'ye ve Toroslar MHP ilçe Başkanı Nihat Soysal'a (Manşet haber)  ve tüm MHP camiasına teşekkür ediyorum. Keşke açılımın adı farklı olsaydı… Evlilik makamı açılım olsaydı. İnanın sorun kalmazdı. Bütün liderler, sivil toplum kuruluşları, yazılı ve görsel medya hepsi ama hepsi aramızda sorun yok evlilik var, deselerdi bugün ülkemizde Kürt açılımından çok farklı ekonomik açılımlar konuşulur, teknolojik açılımlar öne çıkar, hatta BM'de veto hakkını kullanan beş ülkeden biri Türkiye olurdu.


***


Yurdumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun bir yıldönümünü daha geride bıraktık. Yetkililer ve etkililer kulağa hoş gelen klasik kutlama mesajlarını yayınladılar. Fakat bir ay öncesinden AKP Hükümetinin başlattığı Demokratik açılım(Kürt Açılımı) ise 30 Ağustos Zafer bayramının buruk kutlanacağı mesajını verdi.


AKP Lideri, Başbakan sıfatı ile muhalefet liderlerine küfürler saçarken, kendiside muhalefet tarafından hainlik iddiası ile suçlandı. Özellikle MHP Lideri Bahçeli'nin Genelkurmay, Cumhurbaşkanı ve Başbakan için benzettiği Mondros Mütarekesi ile gelen Sevr Antlaşmasını imzalayanların da devlet yöneticileri olduğu iması Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Hükümet ve Başbakan dahil herkes Kürt açılımından geri adım attılar


***.


Bölücü terör konusunda suçun ve cezanın rafa kaldırıldığı ülkemizde gelişmeleri yakından takip edenler için hatırlatıyorum: Kürt açılımının adını demokratik açılım koydular.


Genelkurmay, ülkenin üniter yapısının bozulmayacağı teminatını verirken. Dilinin ise Türkçe olduğunda oldukça ısrarlı fakat, Mehmetçiğe kurşun sıkmış teröristlerin teslim olmasından  sonra salıverilmesini “demokratik açılım”  adına kutluyor ve bölücü teröristlere çağrıda bulunuyor teslim olun.


Öte yandan Hükümet geri adım attı. Fakat, Kürtçe dili seçmeli yapıyor, her yerde Kürtçe konuşulması için yasalar hazırlatıyor... niçin demokratik açılım için. Öte yandan DTP'liler diretiyor. “Kürtçe her yerde serbest olmalı, Anayasa'dan Türk harfleri çıkartılmalı ve Abdullah Öcalan muhatap alınmalı. ” Ne için istiyor, Demokratik açılım için.


***


Evet sevgili okurlarım. İnsanın devlet yöneticilerine sonuna kadar inanası geliyor. İnanmak zorunda da. İnanacağız ve inanmaya da devam edeceğiz.


***


Onlar Kürtse bende Türküm. Ben Kürtsem, onlarda Türk. Ne var bunda hep birlikte kardeşiz işte. Kardeşiz diyorum çünkü dilimiz bir dinimiz bir, kültürümüz bir, vatanımız bir...


Fakaaaat!.. Onların haricinde bir grup onlara benzetilerek vede  dil diye laga luga ağzı ile konuşturulursa bende onların konuştuğunu konuşmak zorunda değilim.


Seçmeli ders diye de kabul etmem. Çünkü onlar benim kardeşim değildir. Kardeşin dili farklı olmaz... Hele hele terör estirip kan dökerse hepten kardeş demem…


Benim, demokratik açılımdan anladığımda bu.


 



 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri