Güneydoğu?dan mektup var

Güneydoğu?dan mektup var

Güneydoğu?dan mektup var

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 26 Eylül 2009, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



Güneydoğu’dan mektup var


 


Sevgili okurlarım, Gündem o kadar yoğun ki, Türkiye’de yaşarken habersiz kalmazsınız. Öyle üften püften konular için saatlerce tartıştırılırız ve hatta günü gelince yumrum yumruğa, kafa kafaya da kapıştırılırız. Üç aydır demokratik açılım adı ile Kürtler ile Türkleri ayrı düşündürmeye çalışılan haberler yer alıyor. Ve; Okumuş, mürekkep yalamış, makam mevki sahibi olmuş bir Allah’ın kulu çıkıp demiyor; “biz ne yapıyoruz, kardeşi kardeşe düşman ediyoruz” diye kendine sormuyor. Gerçekten öyle öz be öz Türk evladı olan Kürt Türkmenlerini ayrı bir milletmiş gibi bize yutturuyorlar ve buna da bir çok yazar çizer takımı ile yöneticilerimizde alet oluyorlar. Üzülmemek elde değil.


***


Bakın internet ortamından gelen bir mektup var. Tam’da kardeşlik barış ve sevgi üzerine gerçekler yazılmış, sizlere aktarıyorum:


BİZ TÜRK’TEN AYRI BİR ŞEY DEĞİLİZ


“İyi günler, size önemli bir konuda yazacağım. Ben Beritanlı Aşiretine mensup bir gencim. Biz tam bir konar göçer Türkmen Yörük aşiretiyiz. Her yönümüz Yörük kültürüdür. Bizlere, dedemin de anlattığı gibi, batılı istihbarat örgütlerinin, diğer Türkmen aşiretlerine yaptığı gibi, bölücülük propagandası sonucunda insanlarımızın önemli bir kısmına, kendini Türk’ten ayrı bir şey olduğumuzu aşıladılar. Bazılarımız bunu böyle zannetmektedirler. Aynı şey Karakeçili Türkmenlerine de yapılmıştır. Fakat insanlar tarihi araştırdıkça Türklük gerçeği ile karşılaşmıştır.


TÜRKÇE’DEN BAŞKA BİR DİL


KONUŞMAMAYA YEMİN ETTİ


Şu an üç arkadaşız. Birimiz Karakeçili, birimiz Badilli yani Begdili Türkmeni, ben de Beritan Türkmeniyim. Karakeçili arkadaşım sırf bunun için Kırıkkale’ye ve Kütahya’ya gitti ve oradaki Karakeçililerle her şeylerinin aynı olduğunu ve dokudukları kilimlerin motiflerinin bile aynı olduğunu gördü. Söylenenlerin propaganda değil koskoca bir gerçek olduğunu gördü. Araştırdı ve Kayı Boyu’na mensup olduklarını, Osmanlı’nın kuruluşunda var olduklarını gördü. Ve gözümüzün önünde Türkçe’den başka dil konuşmayacağına yemin etti.


Badilli arkadaşım Türk olduğunun zaten farkındaydı ama araştırmamıştı. Araştırdığında 24 Oğuz Boyu’nun olduğunu ve onlarında Begdili Boyu’nun ta kendisi olduğu gerçeğini gördü. Akrabalarının soyadlarının Beydili, Baydili, Baydil ve Badilli olduğunu zaten biliyordu.


Bir an Doğu’nun üzerinde nasıl bir oyun oynandığını konuşmaya başladık. Türk olmamıza rağmen nasıl Türk’ten ayrı bir şey zannettirdiler bizi diye düşündük. Ve o gün bizler de Türkçe’den başka bir dil konuşmamaya yemin ettik. Ve harıl, harıl Türk Tarihi okumaya


başladık. Kürt sözünün tarihte ilk defa Orta Asya’da Eleges yazıtlarında geçtiğini öğrendik.


ANLAŞABİLDİĞİMİZ TEK DİL TÜRKÇE


Alp Urungu Begleri idi ve öz be öz Türktü. Sonra düşündük  peki Kürt ne demekti?  İlk defa fark ettik ki konuştuğumuz ve adına Kürtçe dediğimiz dilde Kürt diye bir kelime yoktu. Bunu neden daha önce düşünemediğimize yandık. Anlaştığımız dil ise Türkçe.


Ben Zazaca konuşuyorum, hiç anlamıyorlar, Onlar Kürtçe konuşuyorlar ben anlamıyorum. Anlaştığımız dil tabii ki Türkçe.


Beritan sözcüğünü araştırdım tamamen Türkçe bir kelime. Göçer, göçebe anlamında. Yörükleri araştırdım, her şeyimiz aynı. Çok yaşlı dedelerimize danıştım, çok önceleri yalnızca Türkçe konuştuğumuzu söylediler. Anladık ki bizler öz be öz Türküz. Şimdi ise yeminimizde olduğu gibi Türkçe’den başka dil konuşmuyoruz.


TÜRK OLDUĞUMUZU DUYMAK İSTİYORUZ


Vatanımıza sımsıkı bağlandık, milli kimliğe sımsıkı bağlandık. Bekliyoruz ki vatansever gazeteciler, üniversite hocaları bu konuyu ele alsınlar. Biz insanlarımızı uyarıyoruz. Ve inanın ki insanlarımız Türk olduklarını duymak istiyorlar.


Koskoca Avşar Boyu’nu Kürt yaptılar. Ama onlar bunu kabul etmiyorlar artık, gençleri araştırıyorlar Avşar’ların Oğuz Türklerinin geniş bir kolu olduğunu öğreniyorlar.


NEDEN’LERİNİ BİR ÖĞRENİN


Sizleri gazeteciliğe davet ediyorum. Neden gidip Türkan Aşireti’nin üyeleriyle, yaşlıları ile röportaj yapmıyorsunuz? Neden kendilerine Kürt denmesinden hoşlanmayan Zaza dedeleri ile röportaj yapmıyorsunuz? Neden Karakeçili Türkmenleriyle röportajlar yapmıyorsunuz?


Neden Kürt sözünün Türkçe olduğunu ve ilk defa Türk yazıtlarında geçtiğini söylemiyorsunuz? Neden Hakkari’ye adını veren Türk Aşireti’nden Saka Türklerinden Akari Aşiretiyle konuşmuyorsunuz? Neden Gur Türklerinin Aşireti olan Guran Türklerini üniversite hocalarından dinlemiyorsunuz?


Fatih Sultan Mehmet’in hocası Molla Gurani’nin aşiretinin kökenini araştırmıyorsunuz? Aynı aşiretin Azerbaycan’daki kolu kendini Türk biliyor da tek kelime Kürtçe bilmiyor da Türkiye’deki kolu kendini Türk’ten ayrı bir şey sanıyor? Araştırmak bir vatan görevidir.


ARAŞTIRIN TERÖR BİTSİN


Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır demiş Peygamberimiz.


Bu araştırmalar terörü bitirir. Çünkü hepsi öz be öz Türktür. Kaynak bir sürü. Allah aşkına araştırmaya değmez mi? Devletimizin dikkatini neden bu noktaya çekmiyorsunuz? Lütfen, ben üzerine düşeni yapmaya çalışacağım.


Şimdi bu yazıyı karalamak isteyenler çıkacaktır, ama böyle yürekli çıkışların ülkemize göz dikenlere en geçerli bir göz dağı olduğunu düşünüyorum.


İşte budur. Ne Mutlu Türküm demenin bir önemli yolu da budur.”


Evet kıymetli okurlarım, bu mektubu sizlerle paylaşmanın bir vatan borcu olduğunu düşündüm.


 “Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır” İllaki Kürtçe diye bir dil olduğunda ısrar edilirse ayrılık gelir, buda hepimize azap verir.


 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri