Başka iş bulun!...

Başka iş bulun!...

Başka iş bulun!...

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 14 Kasım 2009, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



 


Başka iş bulun!...


10 Kasım 2009 günü Kürt sorununu açacak olan demokratik açılımın ön görüşmesi TBMM’de yapıldı. 13 Kasım 2009 Cuma günüde genel görüşmesi de gerçekleşti. Açılımı destekleyen partiler DTP ve AKP olurken aleyhte konuşmaları ise CHP ve MHP yaptı. Meclis konuşmalarında Ahmet Türk DTP adına söz aldı ve binlerce Kürdün katledildiğini Mecliste söyledi, MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli, herkesin anasının dili ile konuşabileceğini özellikle söyleyerek ülkenin üniter yapısının bozacak bir yapılanmaya da Meclis çatısı altında kesinlikle izin vermeyeceklerini söyledi.  Bahçeli, AKP’ye yüklenerek ‘DTP ile birlikte sayısal gücünüz var; PKK  yasalarını çıkartabiliyorsanız hadi çıkartın’ çıkışını da yaptı. CHP Lideri Deniz Baykal ise ülkeyi bölmeyi hedefleyen açılımın hükümet eliyle Meclise getirilmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.


Bende çok üzüldüm. Ülkenin eli kalem tutan aydın denilen insanları bu gibi durumlarda nasıl davranır, neler yazar diye düşünüyorum. Bazen İzmir’e asker çıkaran işgalci Yunanlılara ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin gibi mi olsam diye düşünüyorum ama karşımda düşman yok…


Canımızdan etimizden tırnağımızdan oluşmuş karındaşımız olmuş aile dostlukları kurulmuş, iş ortaklıkları yapılmış kız alıp kız verilmiş bir aşiret topluluğu var… Tıpkı Yörükler gibi, tıpkı Kormançiler gibi tıpkı zazalar gibi… adlarını burada zikretmediğim yüzlerce aşiret gibi… Bu aşiretlerin tamamı kardeş tamamın adı Türk. Ben kardeşlerimle kavga edemem.


***


MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli mücadeleyi Meclis çatısı altında demokratik olarak sürdüreceklerini anlatırken tek başına iktidara geldiklerinde, kürt, pkk demokratik her ne adla anılırsa anılsın bu açılımları çıkaranlardan hesap soracaklarını tekrarladı. Buda siyaseten gerekli olan bir yöntem…


***


Evet ben ise bir aydın bir yazar olarak araştırmalarımı yapıp köşemde halkı doğru bilgilerle aydınlatmaya devam edeyim.


Bir haftadır kitap kurdu oldum. Bulduklarımı okudum ve Kürtçülüğün bir meslek olduğuna karar verdim. Çünkü, Uğur Mumcu diyor ki; “Bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunmaz”


Osmanlı imparatorluğu şekillenirken, Orta Asya’dan boylar ve aşiretler halinde kopup gelen Türkler, Anadolu’nun batısından doğusuna kadar kendilerince güzel buldukları her yere


Yerleşmişler. Bir çok ayrı isimlere sahip Kürt aşiretleri de bunlarla birlikte gelmişler… Anadolu’nun İran ve ırak sınarlarına yakın yerlere yerleşmişler…


Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim İran’dan gelen Şiilik tehditlerine karşı sınırı koruyan bu aşiretlere “Kurt baba” yada “Baba Kürdi” lakabını takarak onlara görevler vermiş ve ilk defa tarihte Kürtçülüğü başlatan bir devlet adamı olarak tarihe geçmiştir. O günden sonra bu lakapları kullanmak isteyen yani meslek edinen yerli ve yabancı işgüzarlar çıkmış bunları Türk’ten ayrı bir millet gibi anlatmaya başlamışlar.  Kitaplar, gazeteler dergiler basmışlar propaganda yapmışlar hatta bu şımartılmış aşiret Kürtlerine birkaç defa isyan bile çıkarttırmışlar. (Kürtçülük Meselesi General Kenan Esengin, 1979 Üçüncü baskı)


 


***


Benim anlatmak istediğim Kürtçülüğün ne olduğu değil, isyanlar hiç değil.  Türk adı ile kurulmuş bir cumhuriyetimizin böyle lüzumsuz bir konu için yedi yıldır AK Parti hükümeti  tarafından sahiplenilerek oyalanmasıdır.


1920 de kurulan TBMM’si ile 1923’de çekim merkezi olan Cumhuriyet ile tam bağımsız olarak dünya devletleri ile yarışmamız gerekirken; tam aksine hükümet olanların ilk hedefi demokratikleşme neyin demokrasisi?  meslek edinilen Kürtçülüğün kabul ettirilme demokrasisi…


Osmanlı’nın şımarttığı aşiret kim diye sorarlarsa adına Kürt deyin.


Şimdi tarih şöyle yazıyor: Yavuz Sultan Selim onlara “Baba Kürtler”, Osmanlı Sultanı Abdulhamit ise “Alay’lı Kürtler”, Turgut Özal’da “Peşmerge Kürtler” dedi Ve; R. Tayip Erdoğan da“Dilli Kürtler” diyecek…


Çünkü tarih yanılmaz… Yine ilk defa bir Türk başbakanı TBMM’de üniter yapıyı tartışmak için gün veriyor ve yine ilk defa aşiretten devlete giden yoldan dönmemek için o aşirete dil veriyor. Evet “Dilli Kürtler” Başbakan R.T. Erdoğan’ın eseri. Sevgili okurlarım bugün sizlerin de takip ettiği gibi TRT kanalları 24 saat Kürtçe yayın yapacak… bilgilerinize.


Ve son söz olarak diyorum ki; Kürtçülüğü meslek edinmiş siyasetçilere destek vermeyin. Gitsinler başka iş bulsunlar.


 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri