Engel mi?

Engel mi?

Engel mi?

Habibe Aydın Tuna

Son Güncelleme: 04 Aralık 2009, Cuma

Haberi Paylaşın:



Engel mi?
 
Sen, ben, o, biz, siz ya da onlar değil, gören, bilen, duyan, konuşan ve yürüyebilen her insan biraz engellidir aslında. Belki saygıya, belki sevgiye, belki konuşmaya, belki susmaya, belki de yaşamaya engelli.
Ve hatta belki de görmeyen, duymayan, konuşamayan, yürüyemeyen birçok Engelli’den daha da fazla engellidir.
 
03 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle Tüm Dünya’da olduğu gibi Mersin’de de Dünya Engelliler gününü kutladık. Peki nasıl kutladık? Toplantı yaparak, bir ton sevgi sözcükleri sarf ederek, Tekerlekli sandalye hediye ederek, şiirler okuyarak, belki ufak da olsa gönül alarak kutladık.
Bu özel günü yılın 365 gününden sadece 24 saatine hatta belki sadece 12 saatine sığdırarak kutladık.
Peki ne oldu? Engeli vatandaşlarımıza nasıl bir yardımımız dokundu. Neleri değiştirdik. Ceplerine daha fazla mı para girdi? İş imkanı mı buldular? Ev sahibi mi oldular? Onları çok-çok mutlu edebilecek hayallerine mi sahip oldular?
Bence Hiçbirisine!!!
Madem yılın her zamanında böyle önemli günleri anma etkinlikleri düzenleniyor. Neden faydalı olunması gereken işlemler yapılmıyor? Neden bir şeyler değişmiyor? Umut kapısı olmuyor? Hepsinden önemlisi onların hayata tutunabilmesi için neden yapılması gerekenler yapılmıyor?
Umut ediyoruz ki; diğer yıllar hatta bundan sonraki diğer günler, onlar için bir umut ışığı doğurur! Sadece “Dünya Engeliler Günü” kutlanmak için kutlanmaz.
Nice Engelli var, Türkiye’de Dünya’da. Ben’den hatta bizden daha iyi okuyor, gözleri görmese de. Daha iyi yazıyor, elleri olmasa da. Daha iyi yürüyor ayakları olmasa da.
Bu anlamda, biri vardı. Bir İlteriş Kılıçarslan, (Hüseyin Özbay) vardı.
03 Aralık Dünya Engeliler gününde çok özel bir röportajda tanımıştık onu.
O bir yazardı, şair di? Tarih dolu bir insandı.
02 Haziran 2009 günü kaybettik onu.
Bu anlamlı günde onu anmadan geçemeyeceğim,
 
ENGEL Mİ?
Engel mi bilmem bu gidişler, böyle sonsuz, böyle vedasız terk edişler. Şöyle bakıyorum ardıma. Bakakalıyor gözlerim dizilen mısraların arkasından. Toprağa düşüyor yüzüm. Kala kalıyorum öylece yerlere, göklere…
 
Gidişin hayır mı şer mi bilmem!
Bu mısralar yaşar mı bilmem!
Dizelerde anlatmak mümkün değil,
İlteriş’siz şiirler yaşar mı bilmem!
 
Ölüme çeyrek kala duydum son nefesini.
Döküldü gözümden tomurcuklar,
Anlatırdın Akrostişi, Türklüğü, sevdayı,
İlteriş’siz şiirler yaşar mı bilmem!
 
Dün gördüm son şiirini,
Sanki hissetmiş yüreğin gidişini,
Yollamışsın dostlara selamını,
 “Nefessiz kaldım umutlara solar gülşenim
Şiirdeki denize gömdüm ıslak kefenim”
 
Yazmış kalemin okumaya yürek yetmez
Dinse gözyaşı, kalp yası bitmez
Dizelerde anlatmak mümkün değil,
İlteriş’siz şiirler yaşar mı bilmem!
 
**********************************
 
HÜSEYİN ÖZBAY
 
Hani bir tanım söylemiştin
Ümitle bakıp da yarınlara
Sözlerini sıralayıp
Eklemiştin mısraları ardı ardına
Yazıp sayfalara anlatmıştın
İşte bu dur bunun tarifi diye
Ne denli uğraşmıştın kelimelerle
 
Ömrün helal Toprağın Bol olsun
Zemzem suyu kısmetin olsun
Bil ki açılmıştır cennet kapısı
Allah rahmet eylesin sana
Yaradana selam olsun bütün canlardan….
 
Toprağın bol Mekanın cennet olsun.
 
Engelsiz bir yaşam için bütün engelleri aşan vatandaşlarımızın “3 Aralık Dünya Engelliler günü” kutlu olsun.
 
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri