Başka Işığa İhtiyacımız Yok

Başka Işığa İhtiyacımız Yok

Başka Işığa İhtiyacımız Yok

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 30 Kasım -0001, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



 

Başka Işığa İhtiyacımız Yok
 
Hedefi olmayan insanlar deli dana gibi bir sağa bir sola koşuşturup dururlar. O insanların oluşturduğu toplumlarda böyle sağlıksız davranış gösterirler. Sağlıklı davranış göstermeyen topluluklar ise yok olmaya veya başkalarının emri altına girmeye doğru hızla yol alırlar.
Peki Hedef nedir? Hedefi kim yada kimler belirler, hedefe kim yada kimler niçin koşar gibi bir çok soruyu ard arda haklı olarak sıralayabiliriz.
Kişiler kendilerine, huzurlu bir yaşam sürmenin en doğru yolunu bulmayı hedeflerler. İş ise, iş. Eş ise, eş. Ev ise, ev. Huzur ise, huzur. Kişilerin oluşturduğu en küçük birey ailedir. Ailenin de hedefi huzurdur. Huzur için, düzenli bir maddi gelir sağlayan iş, başını sokacak ev ve huzur bulacağı ortam. Aileye ortamı ise birlikte oluşturduğu topluluk, yani devlet sağlar.
Aileden devlete kadar geçen aşamaları uzun uzun anlatmaya gerek yok. Eğer milletlerin hedefi belirlenmez ise , heyecan verilmez ise o milletin birliğini-dirliğini ayakta tutan tüm değerler yok olur, millette yok olur. Kurduğu devlette batar. Boş vaatlerle kandırılan insanlar olmaktansa Türküm diyen herkes; hep birlikte bir heyecan etrafında kenetlenip hedefe koşmalı.
Sevgili okurlarım, Hürriyet Gazetesinin değerli bir yazarı Yılmaz Özdil, 4 Aralık 2009 tarihinde yazdığı “Apo Haklı” başlıklı yazısını birlikte okuyalım ondan sonrada hedef belirleyelim.
“Apo Haklı
 
Ada Verildi.
Doktor verildi.
Vapur verildi.
Arkadaş verildi.
*
Üstüne...
5 milyon dolara cezaevi yaptılar.
Apo beğenmedi.
*
Valla ne dese haklı...
Ben de olsam, ben de beğenmem.
*
30 yaşlarında güzelce bir kadın, kucağında bebeğiyle, Ankara Garı ndan otobüse biner. Yanına irikıyım bir adam oturur... Otobüs Kızılcahamam a vardığında, kadın emzirmek için memesini açar, çocuğun ağzına dayar, çocuk direnir, başını çevirir, kadın sertçe uyarır, “Alsana yavrum, bak yoksa amcaya veririm...” Adam çaktırmadan göz ucuyla bakar, önüne döner... Bolu ya geldiklerinde, kadın yine memesini çıkarır, çocuk yine direnir, kadın yine uyarır, “Al, yoksa amcaya veririm haaa...” Adapazarı, İzmit, aynı replikler tekrarlanır... İstanbul gişelerine gelindiğinde, kadın yine “Al, yoksa amcaya veririm” deyince, adam patlar... “Hanım hanım, vereceksen ver artık, Bolu da inecektim, senin yüzünden buralara geldim!”
*
Fıkradır ama...
Açılım ı anlatır.*
Ya hiç açmayacaktın şekerim...
Ya da madem açtın, verecen gari.”
 
****
Onların belirlediği hedef buydu… Vermek.
Türk Milleti olarak belirlenen hedef bu olmamalı. Aksine; “Vatan Toprağı, Verilmez. Alınır. Bedeli ise Kanla ödenir” düsturu gereği yapılmalıdır.
Vermenin adına devlet politikası dense de artık denmemeli. Görüyorsunuz çol çocuklar sokakta “açılım uğruna” huzurumuzun teminatı polislerin Karakolunu basıp, otosunu ateşe veriyor. Yani şehir eşkıyalığına başladılar. Böyle bir açılımlı hedef olamaz. Olmamalı.
Genel Kurmay Başkanımız 10 Kasım 2009 günü Atatürk ü anarken demişti. “Atatürk ün ışığında ilerleyeceğiz” diye… O ışık hedef olmalı… O ışıkta AB yada ABD mandacılığı yok. O ışıkta Bağımsızlık var. O ışıkta Çağdaş Modern Kadınlarımız ve Baylarımız var. O ışıkta Teknoloji Önderliği, Liderliği var. Dünya Devleti Gözüküyor O Işıkta…. Ama o ışık hedef olmalı.
Başka ışıklara ihtiyacımız yok. .

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri