Tansiyonum yükseliyor

Tansiyonum yükseliyor

Tansiyonum yükseliyor

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 30 Kasım -0001, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



Tansiyonum yükseliyor
 
Hiç ABD’yi tartışan yok. Başbakan R.Tayyip Erdoğan ABD’ye gitmeli miydi, Obama ile görüşmesi şart mıydı? Veya asker şehit edildiği anda toplantıyı terk edip ülkeye geri dönmesi gerekmez miydi? gibi sorular gündeme getirilip yanıtları aranamaz mıydı?
Obama- Tayip görüşmesi çok önemli bir toplantı olduğundan dolayı askerlere sıkılan kurşun ile illaki bu toplantıyı sabote etmek için olsa diye yapılan eleştiriler peş peşe geldi.  Eylemi yapanların kim olduğu yönünde  ise yine ilgi çeken öneriler oldu.Bunlardan en önemlisi provokasyon var!.. sözüdür.
Ardından bazı yazarların tahminleri geliyor: PKK Yapmamıştır, PKK’dan ayrılan ayrılıkçı bir grup bölücü teröristler yapmıştır!.. Yada başka bir gizli istihbarat birimleri yapmıştır vs… illaki PKK’lı olmayanlar tarafından yapılan bir eylem diye de vurgularını yapıyorlardı… Sonra PKK bu eylemi üstlenince kendilerine bir türlü gelemediler. Hala da PKK yapmamıştır diye direten köşe yazarları var. Hatta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bile hayal kırıklığına uğradı..
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise bu eylemi yapanların önünde ve arkasında kim olduğunu öğrenmek için istihbarata soracağını beyan etti. İnşallah ABD ile paylaşılan istihbaratın bilgisi sonucun da önün de bazı siyasi partiler arkasında ABD çıkmaz. Eğer çıkarsa Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün alacağı tavrı çok merak ediyorum.  Çünkü açılım ile gelinen noktayı bütün Türkiye canlı canlı izliyor. Açılımı destekleyen ülkelerin başında ise Amerika geliyor. Amerika’nın desteklediği bir işten bu güne kadar fayda gören bir ülke olmadı. Öyle ki Irak’a bakın, her gün yüzlerce insan ölüyor. Afganistan’a bakın yine öyle, Pakistan’a bakın daha beter… Bir de bizim ülkeye bakın. ABD ile İstihbarat paylaşıyoruz hiç yoktan askerlerimiz ölüyor. Bir de paylaşmasak alayın hali nice olur?
Ben bu satırlardan Cumhurbaşkanına yalvarıyorum. Şu açılım hikayesinden vaz geçin!... Yoksa ülke çok zor günlere gebe kalacak. Barış derken, kardeşlik derken, Molotof kokteyl ile yanan serapların acı sonunu hepimiz görürüz. Ceylan’ın ölümünde askerleri hedef gösterenler bütün Türkiye’yi ayağa kaldırırken; Serap’ı yakanlara hala demokratik eylem haklarını kullanıyor dersek, bunun adını da açılım diye koyarsak büyük bir yanlışın içinde oluruz.
Bu açılıma ülkenin siyasetçileri desteğini ne şekilde verir bilmem ama sokaktaki esnaf, masa başındaki bürokrat, fabrikadaki işçiler, tarla başındaki köylü erken seçimi bırakın AK Parti’nin istifasını istiyor.
Emekli bir vatandaş gazeteme geldi… yaşı 68 var. Kimliğini kaybetmiş. Gazeteye ilan verecek… konu hükümetten açıldı. Aynen dediklerini aktarıyorum, “ Oğlum, ülkede huzur kalmadı, çocuklar polise taş atıyor, araç yakıyor insan yakıyor, askerler öldürülüyor. Fuhuş artı, intiharlar arttı, para yok, inan ki akşam evde televizyon açıp haber izleyesim gelmiyor. Hep ölüm haberleri bıktırdı beni…Tansiyonum yükseliyor.” Dedi.
Bence de ülkenin kaderi kargaşa değil, huzurdur.
***
MERSİN’İN  HAVASI  KİRLİ
Her kış aynı sorun. Hava kirliliği geçen kışa göre daha da arttı. Akşam hava karardığında saat 16’dan sonra şehrin merkezinde hava kirliliği nedeniyle adeta göz gözü görmüyor. Soba borusundan çıkan dumanlar nedeniyle oluşan hava kirliliğine kötü kömürlerin yol açtığı söyleniyor. Şehrin merkezinde mesleği olsun, olmasın dükkanının önüne torbaları koyan kömür satıyor. Buna bir an önce dur denmeli. Kömürlerin denetimden geçtikten sonra ruhsat sahibi esnafların satmasının önemi çok büyük. Çünkü, denetimden geçmiş kömürlerin hava kirliliği yapma olasılığı çok azdır. Bir de apartmanların veya müstakil evlerin  bacalarını temizletmeleri önemli. Acilen bu tedbirler alınmalı yoksa yakında nefes alamaz hale geleceğiz.
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri