Teknoloji Çağını Yaşamak

Teknoloji Çağını Yaşamak

Teknoloji Çağını Yaşamak

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 05 Ocak 2010, Salı

Haberi Paylaşın:



Teknoloji Çağını Yaşamak

 

Çağımızın en güzel teknoloji harikası bilgisayar ve internettir. Bilgisayar kelimesinin de Türkçe söylenişi beni daha çok okşuyor.

Yaşları 50’ye yaklaşan akranlarımızın bilgisayarla veya internetle pek ilgisi olmuyor. Çevremde ki bir çok insana soruyorum,”haberleri internetten takip ettiniz mi?”  Yanıtları hiçte iç açıcı değil. “internetle aram yok”, ” bilgisayar kullanmıyorum” , “ona ayıracak zamanım yok” Bu yaş gurubu yanıtlarında samimiler çünkü, internetin mazisi henüz daha çok yeni. Her geçen gün eklenen yeniliklerle de kendini insanlara çekiyor. İnternet ile gelen yenilikleri şöyle sıralayabilirim:

-Haberleşmede faks dönemi bitti. Yerini internet mailleri aldı.

-Haberleşmede sabit telefon dönemi bitiyor. Çünkü internet genellikle sabit telefon ile bağlanıyordu. O bağlantı kesiliyor ve Cep telefonları ile internet daha cazip hale geliyor. Hatta Cep telefonlarından, laptoplardan, Tv’ler seyredilip, radyolar dinlenmeye başladı bile.

-Araştırma da çağ atladık. İnternet arama motorları ile istenilen bilgiye anında ulaşılıyor.

-Haberleşmede yazma zahmeti, baskı zahmeti ortadan kalktı. Kağıttan tasarruf demek orman ağaçlarının tüketiminin azalması demektir. İnternet gazeteciliği kültürü hızla yerleşiyor.

Ben haberleşmeden örnekler sıraladım sizlerde kendi mesleklerinizde “internet çağı” dedirtecek yaşamı kolaylaştıran örnekleri verebilirsiniz. Eğitimde, ekonomide, sosyal yaşamda, siyasette, sinemada tiyatroda, kültürde ve yaşamın her karesinde artık internet ve bilgisayar olacak.

Yaş ne olursa olsun çağın yeniliklerine kendilerini hazır etmeyen insanlar hep geride kalacaklardır. Geride kalanlar ise o çağın nimetlerinden yararlanmakta geç kalacaklardır. Siz geç kalan olmak istemiyorsanız teknoloji ile birlikte yaşamalısınız.

Nedir teknoloji ile birlikte yaşamak?

Ben şöyle örnek vereyim. Ülkemizin güzel insanları cep telefonları ile tanıştıklarında (1990’lı yıllar) Avrupa da veya Amerika da cep telefonları en az on yıl öncesinde, kullanılmaya başlanmıştı. Bilgisayarlar da öyle ve diğer teknolojilerde. Bu örnek ülkeler arasında verildi. Ülkemiz insanı içinde de ayrıcalıklı (maddi gücü çok çok iyi olanlar) kişiler bir çok insandan önce dışardan gelen teknoloji ile tanışma imkanını elde etti. Nedeni ise çok basit:  birincisi teknolojiyi biz üretmedik, ikincisi bizim üretmediğimiz teknolojiyi dış ülkelerden çok pahalıya aldık. Bu iki nedenden dolayı Türk insanı teknolojiyi hep geriden takip etmektedir.

Böyle olmasını istemiyorsak üretime geçmenin zorunlu olduğunu kabul etmeliyiz. İnovasyon kültürü ile Teknolojyi kendimiz üretmeliyiz. Bunun mücadelesini vermeliyiz. Bu günlerde siyasilerimiz başarılı ülke yönettiklerini hep iddia etmişlerdir ama öyle olmadığını dünya alem biliyor. Ve, geri kalmanın adı kesinlikle çağdaşlık olamaz.

Geçtiğimiz günlerde MTSO (Mersin Ticaret ve Sanayi Odası) İnovasyon yarışmasının üçüncüsünü gerçekleştirdi. Ürün dalında dereceye giren firmanın sahibi Abdulhalik Katar, yaptığı konuşmada genç beyinlerin ABD’ye göç ettiğinden yakındı ve bu genç beyinlere sahip çıkılmasını, Türkiye için çalışmasını istedi.

Nasıl sahip çıkacağız?

Genelde ülkemizi yöneten siyasi düşüncelerin aklı fikri demokrasi savaşında. Halklara özgürlük için uğraştalar.

Halbuki biz Türk Milleti olarak bu savaşı askeri ve siyasi alanda vereli 80 küsür yıl oldu. Eğer verilecek bir savaş varsa oda ekonomik savaş olmalı. Cumhuriyet’i kurduğumuz günden bu yana ekonomik kalkınmayı bir türlü gerçekleştiremedik. Bunun sebebi de mutlaka özgür olmayışımızdır. Yani ekonomide dışa bağımlıyız. Hem ABD’ye hem AB ülkelerine ekonomik olarak esiriz. Bu esaret ise rakip ülkelere cesaret verirken kendi yurttaşına korku veriyor. Korkan bir millet ise kesinlikle üretim yapamaz.

Bu tespitlerden sonra yapılacak olan tek şey vardır. O da; ülkenin inovasyon yaratacak genç beyinlerinin özgür olmaları sağlanmalıdır. Onlara cesaret verilmeli ve dış ülkelere göçü teşvikler ile engellenmelidir.Türkiye’yi özgürce yönetmek isteyenler bu gerçeği göz ardı etmemelidirler.

Bu sağlandıktan sonra Teknolojiyi biz üretebilir, teknolojiyi on yıl geriden değil herkesle ya eşit yada onlardan önde olarak kullanabiliriz. Böylece teknoloji ile birlikte yaşamış oluruz.

Kıymetli okurlarım; Teknolojiyi bizlerde üretmeliyiz. Ama mutlaka üretmeliyiz.  Eğer ki bir zaman sonra uzay’da yaşam olacaksa; Türk Milleti olarak devletimizle yücelerek teknoloji devi olmak zorundayız ki o uzay yaşamında bizlerde soluk alalım. 2010 yılının bu düşüncelerle teknoloji de yükselen Bir Türk Milleti özlemi içinde geçmesini, insanlarımıza sağlık mutluluk ve huzur getirmesini dilerim. 29 / 12 / 2009

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri