OHAL?i ?istemezuk?

OHAL?i ?istemezuk?

OHAL?i ?istemezuk?

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 03 Temmuz 2010, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



 
OHAL’i “istemezuk”
 
AKP’de istifa açılımı başlarken
OHAL isteğine tepkilerde arttı
 
AKP İstanbul Milletvekili ve eski ANAP’lı Murat Başeskioğlu, Türkiye nin temel meselelerine ilişkin zamanla ortaya çıkan esaslı görüş ayrılıkları, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde birlikte siyaset yapma imkanını ortadan kaldırmıştır dedi ve AKP’den istifa etti.
Yeniden yapılandırma adı altında AKP Bursa İl Başkanı Nagip Vardar, ve Mersin İl Başkanı Fatih Kısa da AKP yönetiminden istifa etti.
Bir süre önce MHP gurup Başkanvekili Mehmet Şandır artan terör olayları ve İsrail’in öldürdüğü Türk vatandaşları hakkında Mersin’de yaptığı basın toplantısında AKP Hükümetinin, AKP’lilerin, Bakanların ve Başbakanın istifa etmesini istemişti…
İstifalar peşpeşe gelmeye başladı.
Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “tarihi fırsat” diye nitelediği, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın önce Kürt açılımı sonradan mutasyona uğrayıp demokratik açılıma dönüşen açılım; yeni bir şekle girerek; AKP’den istifa etme açılımına dönüştüğü gözleniyor. Seçimlere kadarda başta eski ANAP kökenli Milletvekilleri ile parti yöneticilerinin istifa etmesi bekleniyor.
***
AKP’deki istifa açılımlarının neler doğuracağını ileriki zamanlarda göreceğiz ama geçtiğimiz haftaya damgasını vuran gündem  OHAL isteği oldu. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin  artan terör olayları karşısında "Bu karanlık tablonun mimarı Başbakan Erdoğan dır. Sebebi hükümettir. MGK olağanüstü toplansın, hükümet erken seçim kararı alsın. Bölgede olağanüstü hal ilan edilmeli. Açılımdan vazgeçilsin." Demişti.
Olağanüstü Hal (OHAL) istemine ilk tepkiyi “Olağan üstülük bir durum yok” diye olumsuz yanıt veren Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ oldu. Başbuğ, "Bölgeye Olağanüstü halin tekrar gelmesi söz konusu değil" dedi.
Hükümetin Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “ OHAL ilan etmek demek örgütün amacına hizmet etmek demektir.” Dedi.
OHAL’in istenmemesine yönelik olumsuz konuşmalara MHP Lideri Devlet  Bahçeli ise sert çıktı. Konya’da yaptığı konuşmada Bahçeli, "Ver-kurtul siyaseti damarlarına kadar işlemiş olanlar, vererek kurtulmanın yollarını arıyorlar. Bugün OHAL e karşı olanlar Türkiye de akan kanı görmeyenler, Türkiye nin bölünmesi için elinden geleni yapanlardır. OHAL in demokrasi ile çatışır bir yönü yoktur. OHAL bir Anayasal kurumdur. Bir ülkenin huzursuzluk, asayişsizlik, çatışma ve bölünme tehdidi zirveye çıkmışsa OHAL i düşünmek her vatandaşın görevi olmalıdır. Sözde analar ağlamasın, sözde kan dursun demekle problem çözülmüyor. Bunun için gerekli tedbirlerin alınması şart. Biz MHP olarak Anayasal bir tedbir olan OHAL i ortaya koyduk ve geçilmesini istedik. Geçip geçmemek iktidarın vereceği bir karardır. Ancak akan kanın durmaması, devam etmesinin vebali üzerlerine olacaktır"dedi.
***
Türkiye’nin belli bir yerindeki asayişi önlemek için alınan tedbirler yeterli gelmiyorsa orada olağanüstü bir hal var demektir. O bölgede derhal olağanüstü tedbirler alınır. Geçmişte alındığı gibi. 
Tabiî ki hükümet edenlerin olaylara bakış açıları bu durumu olağan veya olağanüstü görmelerine bağlıdır. AKP hükümeti şehit edilen askerlerin durumunun normal olduğunu görürken şehit eden bölücü terör örgütü pkklıların yaptıkları saldırıları da bir nevi onların işleri olarak görüyor olabilir.  Kapitalist yönetimlerde “bırakınız yapsınlar bırakınız etsinler” görüşü hakimdir.
***
Kıymetli okurlarım, özgürlüğü kısıtlayan kararları savunmamız elbette mümkün değildir. Ama bugün dağda gezmenin bile tehlikeli olduğu vurgusu yapılan bir ülkede yaşıyorsak, kısacası tedirgin oluyorsak, her an bir şekilde öldürülmekten korkuyorsak zaten bizim özgürlüğümüz kısıtlanmış demektir. Özgürlüğümüzü tekrar ele geçirmek için olağanüstü hal yönetimini istemekten başka çare yoktur. Avrupa’nın bir çok ülkesi ve ABD olağanüstü halleri  uygulamaktadır. Hatta canının istediği her saatte uygular. Ama bizim ülkemizde nedense hep tartışma konusu olur. İcraat meselesi değil.
OHAL gelince teröristle terörist olmayan belli olacaktır. Akşam dağda askere kurşun sıkanlarla gündüz işyerinde insan hakları ve demokrasi adına nutuk atanlar ayıklanacaktır. Belli saatlerde sokağa çıkma yasağı uygulanacaktır. Elinde hafif yada ağır silah bulunduranların hepsi kayıt altına alınacaktır. Herkes canı istediği anda dağda gezemeyecektir. Canı istediği anda demokrasi adına bölücülük nukutları çekemeyecektir. Dur ihtarına uymayanlara vur emri çıkartılacaktır. Teröristlere yardımcı olanlar artık olamayacaklardır. Buna benzer Olağanüstü yönetim tarzına can kurban… Çünkü devletle sorunu olmayanların OHAL ile de sorunu olmaz.
 
 
***************************************
OHAL NEDİR?
 
“Terör örgütü PKK nın Siirt in Eruh ve Hakkari nin Şemdinli ilçelerinde, 1984 yılında düzenlediği saldırılar ve sonrasında yaşanan olaylarının ardından, huzur ve güvenin sağlanması amacıyla, 19 Temmuz 1987 günü, 285 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bölgede Olağanüstü Hal Uygulamasına geçildi.

Terör olaylarındaki artışla birlikte gündeme gelen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 15 yıl uygulandı.

Uygulama, ilk kez Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Tunceli ve Van da yürürlüğe konulurken, Adıyaman, Bitlis ve Muş da, aynı kanunla, Mücavir İl (komşu il) olarak belirlendi.

OHAL, bölgedeki 11 ilde uygulanırken, Batman ve Şırnak ın, 6 Mayıs 1990 da il olmasıyla, OHAL kapsamındaki il sayısı 13 e yükseldi. Mücavir il olarak uygulama kapsamına alınan Bitlis te de, 19 Mart 1994 tarihinde OHAL uygulamasına geçildi.

Bu kapsamda Diyarbakır ın Şehitlik Semti nde tüm birimleriyle Bölge Valiliği oluşturulurken, bu göreve ilk olarak Hayri Kozakçıoğlu atandı.

Üç Vali yardımcısının bulunduğu Bölge Valiliği birimlerinde görev yapan diğer personeller ise Milli Eğitim ve Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere çeşitli kuruluşlardan geçici görevle getirildi.
Uygulamanın başladığı 19 Temmuz 1987 tarihinden sona erdiği 30 Kasım 2002 gününe kadar OHAL 46 kez uzatıldı.
Her 4 ayda bir TBMM kararıyla uzatılan OHAL uygulaması, 1994 yılı sonuna kadar 13 ilde sürdürüldü. Güvenlik güçlerinin bölge genelinde ve özellikle sınır ötesinde terör örgütüne yönelik gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar sonucunda, uygulama bölge illerinde kademeli olarak kaldırılmaya başlandı.

İlk olarak Elazığ OHAL kapsamından, Adıyaman ise mücavir il kapsamından çıkarıldı. Daha sonra, 30 Kasım 1996 günü Mardin kapsamdan çıkarılarak, mücavir il statüsüne alındı. Ardından TBMM nin 2 Ekim 1997 tarihli kararıyla, 6 Ekim 1997 den itibaren Batman, Bingöl ve Bitlis uygulamadan çıkarılarak, mücavir il kapsamına dahil oldu. OHAL uygulaması 30 Kasım 1999 da Siirt te, 30 Temmuz 2000 de Van da ve 30 Temmuz 2002 de de Hakkari ve Tunceli de sona erdirilirken, sadece Diyarbakır ve Şırnak ta uygulama devam etti. TBMM nin 19 Haziran 2002 tarihli oturumunda OHAL in, 30 Temmuz 2002 tarihinde Diyarbakır ve Şırnak ta son kez 4 ay daha uzatılması kararlaştırıldı. Bu tarihten sonra bir daha uzatılmayan OHAL uygulaması, sona ermiş oldu.
 
OHAL Bölge Valiliği görevini ilk olarak Hayri Kozakçıoğlu yaptı. Daha sonra sırasıyla Necati Çetinkaya, Ünal Erkan, Necati Bilican, Aydın Arslan ve Gökhan Aydıner bu görevi yürüttü. Bölge Valiliği görevini en uzun süre Kozakçıoğlu, en az süreyle ise Çetinkaya üstlendi.

Kozakçıoğlu, Çetinkaya ve Erkan, görevden ayrıldıktan sonra yapılan genel seçimlerde milletvekili seçildiler. Necati Bilican ise daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü ne atandı. Sağlık sorunları bulunan Aydın Arslan ise Bölge Valiliği görevini yürütürken vefat etti.

OHAL uygulamasının devam ettiği illerde terörün yok edilmesi için bölgedeki mevcut askeri birlikler de genişletildi. Uygulamanın sürdüğü tarihlerde Hakkari deki Dağ Komando Alayı tugaya, Van daki 21. Jandarma Sınır Tugayı tümene, Şırnak taki 119. Jandarma Sınır Alayı önce tugaya daha sonra tümene dönüştürüldü. Şırnak ta, ayrıca Hava İndirme Tugayı kuruldu. Geçici görevle Van ın Başkale İlçesi nde de Jandarma Tugayı oluşturuldu. Mardin in Midyat İlçesi ndeki Seyyar Komando Taburu Batman a taşınırken, Siirt teki 70. Piyade Tugayı da Mardin de konuşlandırıldı.

Batman da güvenlik güçlerine lojistik destek sağlamak amacıyla Jandarma Bölge Komutanlığı kuruldu. Diyarbakır da oluşturulan Bölge Asayiş Komutanlığı, 4 yıl önce Van a taşındı. Diyarbakır daki 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı nda da savaş uçaklarının yer aldığı 8. Ana Jet Üssü oluşturuldu.

Kırsal kesimde ve özellikle sınır ötesinde operasyonlara destek amacıyla Kayseri, Bolu ve Çanakkale den komando ve hava indirme birlikleri geçici olarak bölgeye kaydırıldı.

Uygulama ile bölgedeki vatandaşların can güvenliğini sağlamaları için tabancaları ve uzun namlulu silahları, balistik incelemelerin ardından ruhsatlandırıldı.

Bu kapsamdaki kişilerin silah taşıma ruhsatları, OHAL uygulamasının sona ermesinin ardından bulundurma ruhsata dönüştürüldü.

Terörle mücadelede, güvenlik güçlerine yardımcı olmak ve kendilerini korumak için 1985 yılında Köy Kanunu nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Koruculuk Sistemi , OHAL uygulamasıyla genişletildi.”

İlk olarak Siirt in Eruh ilçe merkezi ve köylerinde 40 kişiyle başlayan korucuların sayısı Bölge Valiliği nin zaman içerisindeki kararıyla 67 bine kadar yükseldi.”
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri