Zencilerin Ana Dili

Zencilerin Ana Dili

Zencilerin Ana Dili

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 06 Ocak 2011, Perşembe

Haberi Paylaşın:



Zencilerin Ana Dili

 

 

2010 yılı da bitti. Allah ömür verirse daha nice yıllar geride kalacak. Önemli olan yaşamak değil, önemli olan huzur içinde yaşamak, mutluluk içinde yaşamak, bolluk içinde yaşamak, güven içinde yaşamak…

 

 

2011’e hoş geldin dedik ve 2010 yılına damgasını vuran en önemli olay İkinci dil isteği oldu.

Aslında Türk Milleti bu konuyu kaile bile almıyor, tartışmak bile istemiyor ama bazılarınca altın madeni bulunmuşçasına tartışma konusu yapılması ülkenin üniter yapısı için büyük bir tehdittir.

 

Bu konuda ABD’yi sizlere örnek vereceğim. Bildiğiniz gibi Amerika Başkanı Obama bir zencidir. Mutlaka onun da bir ana’sının dili vardır. O yok dese de mutlaka vardır. Yoksa anasından doğar doğmaz İngilizce ile ağlamadı. Ama maalesef bugün Amerika’da yaşayan milyonlarca zencinin ana dili yoktur. Başkan Obama’nın da yoktur. Ne konuşabilirler ne de yazabilirler. Zenciler anadillerini Amerika’da yaşarken akıllarına bile getiremezler… Çünkü şu anda ihtiyaçları yoktur. İngilizce ülke genelinde konuşulup anlaşılabilen üniter yapının temel direği olan tek dildir. Aynen Türkiye’de konuştuğumuz, anlaştığımız ve yazdığımız Türkçe gibi.

 

Bu örneği şundan verdim. Zencilere bir gün birisi akıl verip size ana dilinizi getirdim. Kurslar açıp öğrenin dese, öğrendikten sonra ikinci dil isteyin dese, makam odalarına, yol kavşaklarına ikinci dilinizin adını da levhalara yazarsınız dese, iki dilli sözlük yapıp Başkan Obama’ya hediye edin dese;  Amerika’da neler olur, tahmin etmek zor değil, ben Kızılderililere ne olduysa aynısı olur derim.

Sizde başka olgular üretin.

Hemen demokrasi, İnsan hakları dediniz değil mi? O dedikleriniz ABD’de geçmez.

Haydi diyelim ki ABD’de eyaletler var her vatandaş kendi ana diliyle konuşur, okula gidip öğrenir derseniz. Eyaletler de bile tek konuşma ve yazma dili İngilizce’dir. Ana dilinizi öğrenebilirsiniz. Ama hepsi o kadar. Bunu resmi dil yapacağız diye tutturursanız size izin vermezler. Çünkü Amerikalıları birbirine bağlayan, onları vatandaşlık bağı ile bir tutan  İngilizce dilidir. İngilizce’nin yanına resmi olarak bir başka dili koydurtmazlar.

 

Ülkemizden örnek verelim. Kürtler ile Zencilerin kaderi aynıdır. Ülkelerinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ve ikisi de eyalet ortamında değillerdir. Bir konuda farklılık gösterirler, Zencilerin ana dili yok. Kürtlerin ise var deniliyor. Aslında  Kürtlerin ana dili de yoktur. Lehçe  veya ağız dediğimiz şekilde  bir kelimeler topluluğu vardır. O da 300-400 adedi geçmez ve her şehre göre de değişkendir. Ne Mardin’de ne Diyarbakır’da ne Bitlis’te, ne Siirt’te, ne Adıyaman’da, ne Malatya’da, ne Elazığ’da ne Şanlıurfa’da ne Hakkari’de anlaşılabilir bir Kürtçe dil birliği yoktur.  

 

Olması için zamana ihtiyaçları var.

Bütün kavgalar işte, bu zaman için yapılıyor.  

 

Ben 1980 ihtilali ile başlayan bir süreci ele almak istiyorum. Daha öncesinde de mutlaka alt yapısı hazırlanmıştır. Ama benim ele alacağım dönem Rahmetli Özal Hükümetleridir. 1983’te tek başına iktidara gelen  ANAP’ın lideri Başbakan merhum Özal ile başlayan süreçte PKK gündeme oturtulmuştur. 1984 yılında Eruh’taki köy baskını ile  vatandaşları katleden PKK teröristleri  uzun soluklu bir işe giriştiler ve ta!.. bu günlere kadar geldiler. 26 yıl geçti. Bu süreçte Kürt kimliği o kadar çok konuşuldu ki Kürtlerin varlığını yeni doğan bebekler bile kabul etmek zorunda kaldı. Düşünün bir kere 1984 yılında 1 yaşında olan bir Kürt çocuğu bugün 27 yaşında  ve siyaset yapma çağındadır.

 

1991yılında Saddam’ın zulmünden kaçan Peşmergeler, insanlık adına ülkemize alındı ve onlara da Kürt halkı dendi. Konuştukları ağza da Kürtçe dediler.

2002 yılından sonrada Uzun ince bir yoldayız türküleri eşliğinde ise ikinci dil şarkıları söylendi ve 2010 yılının son günlerin de  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Diyarbakır’a yaptığı gezi sonrasında muhalefetin tepkisini çekince ikinci dili göremediğini Türk Milletine beyan etti.

Demek ki görmek için zamana ihtiyaç var.

Elbette; İş geliyor zamanda kilitleniyor. Irak’ın Cumhurbaşkanı Talabani de Türkiye ziyaretinde BDP  Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Anayasa tanımayız her yerde iki dil konuşulacak sözlerine karşılık;  “ikinci dil için henüz erken” diye, öneride bulunmuştu.

 

***

1983’le başlayan ANAP’lı yıllarda  Kürtleri ve Kürtçülüğü gördük, 2002’de başlayıp halen devam eden süreçte ikinci dil isteğini gördük… Sanırım 2011 Haziran ayında yapılacak olan seçimlerle birlikte haritalı yeni bir süreç başlayacak… Bu süreç en az on-on beş sene devam etmeli ki şu andaki ilköğretim okulu çağında ki çocuklar on beş sene sonra dillerini öğrenmiş olsunlar. Böylece siyasetle uğraşabilecek yaşa da gelmiş olsunlar.

Evet bu seçim zamanı bekleniyor.  Seçim zamanına kadar olan süreçte ise kulaklarda ikinci dil tartışması aşina olacak ve beyinlerde kabul edilmesi istenecek. Ardından 2011 Haziran ayı seçimleri ve AKP iktidarı ile uzun ince bir yolun sonunu görmüş olacağız.

***

Son söz Türk Milletinindir.

Bir atasözümüz vardır, meşhurdur. “Evdeki hesap çarşıya uymaz” diye. Amerika’da ki hesapta  Türkiye’ye uymaz.

Kürtler bizim canımız kardeşimizdir. Bir eyalet unsuru değildir. Türk Milletini oluşturan herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ABD’ye ve emperyalistlere karşı korumak için geçmişte olduğu gibi bugünde tek vücut olarak yüreklerini ortaya koyacaklardır, diye düşünüyorum.

 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri