Mazi

Mazi

Mazi

Habibe Aydın Tuna

Son Güncelleme: 26 Ocak 2011, Çarşamba

Haberi Paylaşın:



Mazi

 

Sinemi yakar bu dağların yeşili,

Karaya boyanmış bütün ahirin kelâmı,

Yağmura bırakmışız kanlı yolları,

Gelen olmaz, soran sormaz artık biçare zamanı.

 

Her şey kifayetsiz, manasız ve yetersiz kalır geçen zaman içinde. İçinde bulunan durumlar tarif edilmez olur günler geçtikçe.

 

Geçen ömrün hesabı sorulmaz olur. Sevdalar unutulur, yakınlar ırak olur. Kimi gelir, göz yaşı döker, kimi gider, güler, alay eder.

Tarihin kanlı yüzünü unutuverirler, bir kaç şanlı maziye.

 

Mazi dediğin üç- beş anıdır bizden kalan.

Kalanların ardına saklanan çirkin yüzlü adamlar.
Adamların sırtına yüklenmiş, bir kaç bohçadır hatırı sayılan.

 

Ömrümüz boş, yıllar gözlerimizin korkulu rüyası, yüreğimizin kırmızı lekesiymiş.

Mümkün olan gidermiş, baki olan kalmayacak olanmış.

 

Olmak, var olmak için yeterliymiş. Yetersiz olan, var olup ta olamamakmış.

Dayanmak gerekirmiş yapılan bu eziyetlere. Kahır etmek, isyan etmek yakışmazmış benliğimize.

 

Bir gün özlemek istersek, yazık olurmuş bize. Bir daha dönemezmişiz geriye. Ötelere gitmek, yarınlara çelme takmak olurmuş. Yüzümüz kızarırmış, zayıf kalıp acizliğe düştüğümüz zaman.

 

Biz kenetlenmiş ellerin yürekli çocuklarıymışız zamanında bu hayatın. Hiç bir şeyin olmadığı, her şeyin kazanılması gereken bir dünyanın masum çocuklarıymışız.

 

Mazi dediğin üç- beş anıdır bizden kalan.

Kalanların ardına saklanan çirkin yüzlü adamlar. Adamların sırtına yüklenmiş, bir kaç bohçadır hatırı sayılan.

12-02-2007

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri