İlmi Siyaset

İlmi Siyaset

İlmi Siyaset

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 07 Mayıs 2011, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



İlmi Siyaset
 
“Süreci isterdik ki böyle yönetmesin. Süreci başkan iyi yönetememiştir. Bu noktada bir şeyimiz yok. Ama işin bu kopya veya öğrencilere bir zulüm şeyi değildir. İlmi siyaset diyelim buna, ilmi siyaset başka bir şey.”
Kopya vardı yoktu tartışmalarının odağı haline gelen ÖSYM Başkanı Ali Demir’le ilgili sorulan soruya Başbakan yukarıdaki açıklamayı yaptı. Başbakan İlmi siyasetin başka bir şey olduğunu söyledi… YÖK Başkanı Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyledi. Kopya işinin öğrencilere bir zulüm olmadığını anlatmak isterken; “İlmi siyaset diyelim buna, İlmi siyaset başka bir şey” dedi… Ben başbakanın ne demek isteğinden pek bir şey anlayamadım ama, ilmi siyaset üzerine meşhur bir fıkra vardır. Onu sizlerle paylaşıyorum.
 
“Mısır’ın meşhur üniversitesinde her yönden ilim öğrenmek için okuyan bir öğrenci varmış. Bütün ilimleri öğrenmiş ve hocasına; “Ben hazırım hocam. Ülkeme gidip hizmet edeceğim.” demiş.
Hoca, öğrenciye bakmış, “Oğlum ilmi siyaseti tam öğrenemedin bir iki yıl daha oku. Öğren öyle git.”demiş. Fakat öğrenci ısrar edince hocası, “tamam git” demiş.
 
Öğrenci, yola düşmüş, ülkesine gelmiş, ilk Cuma namazını ise geçtiği yol üzerindeki bir köyde kılmak üzere abdestini alıp imamın arkasında saf tutmuş. Namaz kılınmış, kılınırken bir duayı imamın yanlış okuduğunu duymuş ve selam verilir verilmez ayağa kalkarak, “Hocam duayı okurken yanlışlık oldu… namazı tekrar edelim.”demiş. İmam bu çıkış karşısında şaşırmış ve kızmış.
Cemaate dönerek, “Ey Cemaati Müslim. Ben yıllardır size namaz kıldırıyorum. Hiç yanlış kıldırdım mı? Bu tanımadığımız birisi yanlış kıldırdın diyor. Bu adam bizi bölmek parçalamak, birbirimize düşürmek istiyor… şeytanlık yapıyor. Haydi şunun haddini bildirelim.” Demiş ve öğrenciyi bir güzel dövmüşler. Ağzı yüzü kan içinde öğrenci hemen hocasının yanına Mısır’a geri dönmüş. “Hocam ben ilmi siyaseti tam öğrenemedim. Okumak istiyorum” demiş ve ilmi siyaset dersini iki yıl daha okumuş. Sonra öğrendiğine kanaat getirip hocasından izin alarak ülkesine geri dönmüş.
Yine aynı köye gelmiş. Yine bir Cuma vakti olduğu için abdestini alıp aynı imamın arkasında saf turmuş. Namaz kılınmış, selam verilir verilmez öğrenci ayağa kalkarak hemen imamın yanına gelmiş… iki büklüm halde ellerine sarılıp öpmüş ve cemaate dönerek; “Ey cemaat bu mübarek hocamız öyle güzel öyle huşu içinde namaz kıldırdı ki, hocamız cennetliktir. Hocamızın sakalından bir kıl alıp üstünde saklayan da cennetlik olur. Ben bir kıl alıyorum.”demiş. İmam bu övgü karşısında hoşnut olmuş ama sakalı yolununca biraz acı hissetmiş, fakat ardından gelen cemaatin, üzerine çullanıp, tek tek sakalını yolunca da yüzü kan revan içinde kalmış.
Öğrencide cami kapısından dönüp sakalı yolunmuş yüzü kanlar içinde kalan imamın haline bakarak yoluna devam etmiş.”
İşte fıkralar da böyle bir şey ilmi siyaset... Her halde durumu kurtarmak için birilerine sakal yoldurtmalıyız.
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri