Seçim Bitti Kavga Bitmedi

Seçim Bitti Kavga Bitmedi

Seçim Bitti Kavga Bitmedi

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 25 Haziran 2011, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



Seçim Bitti Kavga Bitmedi
 
Yıl 1999 Milletvekilliği ve Mahalli seçimler yapılır. Rahmetli Ecevit in partisi DSP, birinci parti olur. Devlet Bahçeli nin liderliğindeki MHP ikinci parti olur, Mesut Yılmaz başkanlığındaki ANAP üçüncü parti olur. Bölücübaşı da seçimlerden önce Ecevit in azınlık hükümeti tarafından yakalanmış, mahkeme sonucuna göre akıbeti belli olmuş ve asılmayı beklemekteydi.
Yani, 1999 senesinde terör sıfırdır. Elebaşı yakalanmıştır. Ama 2002 yılından sonra birden bire her şey tersine dönmeye başladı.
Halk arasında bir söz vardır “işlerin bir ters gitmeye görsün, hepsi ters gider ve belini bile doğrultamazsın” işte Türk milletinin sevincini kursağında bırakacak olan kötü günler, belini doğrultamadığı bugünlere; 2002 yılından sonra gelinmeye başlandı.
Yapılan seçimlerde Ak Parti birinci parti olur, Anayasayı bile değiştirecek güçlere sahip olur. Ülkeyi de 9 yıldır yönetir ve bir 4 yıl daha tek başına yönetmek için milletin yarısının oyunu alır. Ama bu güce rağmen bir türlü eli kolu çözülmez ve bölücü başını asamaz, bitmiş olan dağıtılmış olan teröristler tekrar canlanır ve hatta meclise bile yandaşlarını girdirir olurlar. Sonunda Abdullah Öcalan nın ev hapsine çıkartılması için AK Parti hükümetine bile baskı yapar hale gelirler.
Bu öyküyü yazdım. Hepinizin bildiği bir öyküdür.
Zaten, Türk Milleti AK Parti’ye ve başbakana her seçim anında bir umutla açlıktan guruldayan karnının haline bile aldırış etmeden tekrar tekrar yüzde elli güven oyu vererek; terörün bitirilmesini ister, ülkenin huzura kavuşmasını ister, bölücübaşının artık gündemden kaybolmasını ister. Gerçekten de görüştüğüm AK Partili dostlarımın hepsi yürekten bunu istiyor. Ve bu inançla oy attıklarını söylüyorlar.
Ama nedense işler hep kötüye gidiyor. Nedense bu kötü gidişi de sahiplenen yok. 12 Haziran seçimleri bitti. Kavga bitmedi. Ünlü bir gazeteci TV program yapımcısı, haber spikeri Mehmet Ali Birand Abdullah Öcalan ev hapsine gitsin, teröristlere af çıksın, ana dillerini verelim gitsin… dileğinde bulunuyor. Böyle bir isteğin konuşulması mümkün müydü? 1999 yılında mümkün değildi. Şimdi, 2011 yılında konuşuyorlar işte…
Öte yandan bağımsızlar meclise girmeyiz diye kavga çıkartıyorlar. Destekçileri sokakları eylem merkezi yapıyorlar, Molotof atıyorlar, hatta savaşırız diyorlar vs.. Kavganın sebebini ise YSK oluşturuyor ve YSK ya da AK Parti’li yöneticiler biz karışmayız diyorlar. Yarın bir gün YSK, bölücübaşını da aday diye kabul ederse yine mi karışmayacak AK Parti’li yöneticiler?
Bunun için dedim kötü gidişe sahip çıkan yok diye…
Hani bir şarkı vardır, “bu ateşi sen yaktın içime gel de sen söndür” diye başlıyor…Necdet Tokatlıoğlu nun çok güzel bir eseridir.
 
Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür
Geçti hasretinle günlerim, hadi geri döndür
Bakıyorum yıllardır yoluna, gel beni güldür
Geçti hasretinle günlerim, hadi geri döndür
 
Ne diyelim 2002 yılında içimizde yanan bu ateşin, kor haline gelmeden küllenmesi gerekiyor. Bunu da ancak bu günlerde hükümet kurması beklenen AK Parti hükümeti yapabilir.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri