Soba gelinceye kadar boykot

Soba gelinceye kadar boykot

Soba gelinceye kadar boykot

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 02 Temmuz 2011, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



Soba gelinceye kadar boykot
Seçimin ardından üçüncü pazarı da geçtik. Bir yanda yemin etmeyen vekillerin tartışmalı halleri, diğer yanda AK Parti’ye oy veren vatandaşları arayıpta bulamayanlar…
Üç hafta sonunda geldiğimiz noktayı size aktarayım:
Meclis toplandı. Mlletvekilleri kendilerini seçen milletin önünde yemin edeceklerdi. Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisi toplandı.
Meclise CHP Milletvekilleri girdi ama yokuz dediler ve milletin önünde yemin etmediler.
Meclise Bağımsızlar girmedi (şimdi bir çoğu BDP’ye girerek bağımlı oldu) Mazeretleri olduğu için Diyarbakır’dan Ankara’ya kadar gelemediler. Onlarda kendini seçen milletin önünde yemin etmediler.
Gerekçeleri; tutuklu olan bazı milletvekili arkadaşlarının serbest bırakılmamasıydı. Bırakılıncaya kadar yemin etmeyeceklerini söylediler. Demokratik haklarıdır. TBMM’de 327 AKP’li vekil ile 53 MHP’li vekil’de demokratik haklarını kullandılar ve TBMM’sinde milletin önünde yeminlerini ettiler.
Demokratik hak deyince;12 Eylül 1980 darbesinden 8-9 ay öncesi aklıma geldi. Lise öğrencisiydim. Bir kış ayı sanırım Ocak ayı olabilir. Hava soğuk sınıfta soba yok, odun yok… O zamanlar okulumuzun siyasi hakimiyeti devrimcilerdeydi. Hemen sınıfımızdaki temsilcileri bir araya geldiler. Demokratik hak diyerek boykot kararı aldılar.
Soba ve odun  gelinceye kadar sınıfa girmeyeceğiz!
Herkes sınıfı terk edip çıktı. Bir tek ben ve bir iki arkadaş kaldık sınıfta… 
Marksizmin, devrimciliğin, solculuğun  ruhunda vardır. Mevcuta karşı gelmek, ona itaatta zorlanmak ve mümkünse başkaldırmak… TBMM’de yemin etmemekte sanırım böyle bir şeydir. BDP’nin Bağımsızları ile CHP kültürü bu boykot kültürü yönüyle birbirine benzerler. Nitekim, duruma bakınca; 4 yıl sürecek uzun bir boykota hazırlanacağız gibi gözüküyor…
***
Bu üç hafta içerisinde bana en çok sorulan soru ise; “Her iki kişiden birinin Ak Parti’ye oy verdiği söyleniyor. Fakat bir türlü bu oy verenleri ben bulamıyorum, siz buluyor musunuz?” diyorlar.
Ben de öncelikle şunun altını çizerek konuya giriyorum.
Birincisi Mersin’de Ak Parti %50 değil, Yüzde 32 oy almıştır. Yani ortalama her üç kişiden biri Ak Parti’ye oy vermiştir. Kime oy verdiniz denildiğinde doğal olarak Ak Parti’ye yanıtı üçte bir olacaktır.
İkincisi ise; partili vatandaşların yakınları Ak Parti’ye verdiyse bunu yüzlerine söyleyemiyorlar. Partili, CHP’li ise MHP’ye verdim diyor, MHP’li ise CHP’ye verdim şeklinde oluyor. Halbuki bir şekilde ekonomik rahata eren bu seçmen, kesinlikle Ak Parti’ye oy vermiştir.
Üçüncüsü ise vatandaşların ekonomisi iyi olmamasına rağmen, “istikrar sürsün” sloganı çerçevesinde; “İyi bir şeyler yapıyor ki!) düşüncesiyle Ak Parti’ye oy verdikleri ortaya çıkıyor. Bunu gözlem yaptığım üç kişinin konuşması ile sizlere anlatayım:
Seçimden hemen sonrasındaki pazartesi günü üç tane küçük esnaf dükkânının önündeki kaldırımda oturmuşlar, pazar günkü seçim sonuçlarını konuşuyorlar.
Biri diyor ki, bu adam (başbakan için) iyi şeyler yapıyor ki millet yüzde elli oy veriyor, yoksa niye versin?
Diğeri diyor ki; yahu öylede kardeşim aylar oldu bir kilo et bile yiyemedik...
Ve öteki esnaf söze giriyor, her gün et yiyip ne yapacaksın şurada kurbana üç dört ay kaldı sana da getirirler bol bol et yersin, dedi.  
Ve İstikbal Gazetemizin o günkü “Ak Parti Yine Birinci Çıktı” manşetini de okuyunca bu esnaflar bastılar kahkakayı…
***
Mersin’de üçte bir oranında oy veren Ak Partilileri bulmak bir hayli zor, ama neticede oylar sandıktan çıkıyor.
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri