Heyecan

Heyecan

Heyecan

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 10 Eylül 2011, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



Heyecan
 
Süper Lig başladı. Taraftar olduğunuz takımınızın sürekli galip gelmesi için her hafta oynayacağı takım için içinizde kıpırdanan bir heyecan olur. Maçlarına gidip gol heyecanını sahada yaşarsınız. Gol atamayan forvet oyuncusuna kızar, doksana gitmekte olan topu kurtaran kalecinizi ayakta alkışlarsınız. Ve her maç saati geldiğinde inşallah bu hafta yeneriz diye dua bile edersiniz…
Heyecan işte böyle bir şey!
 
İyi bir sporcusunuzdur. Her yarışma sizin için ayrı bir heyecandır. Ama mutlaka uluslar arası yarışmalar size tamamen milli bir heyecan yükler. Ay yıldızlı bayrağınızla birlikte o şampiyonada birinci gelip altın madalyayı boynunuza takmak istersiniz. Bunun için gece gündüz heyecanla şevkle çalışır hatta, performansınızın üstüne bile çıkmaya çalışırsınız.
Heyecan işte böyle bir şey!
 
İyi bir yazarsınızdır. Kaleminiz kuvvetlidir. Öyküler yazarsınız. Her öyküde bir kahramanınız olur ve onunla birlikte yeni heyecanlar yaşarsınız. Öykünüzün dillere destan olmasını arzu edersiniz. Fırsat doğduğunda gece gündüz yatmaz, o muhteşem ödül gününü heyecanla beklersiniz.
Heyecan işte böyle bir şey!
 
Bu örneklemelerimizi yaşamın her anında ayrı ayrı oluşan heyecanlarla çoğaltabiliriz. Yapılan işlerde heyecan olmadığı zaman, heyecan duyulmadığı takdirde yaşamın ne önemi olabilir? Niçin yaşarız, neden soluk alırız?
 
Bu tür sorulara da açıklık getirelim.
Heyecan olmazsa üretim olmaz. Üretim olmayınca da idame ve gelişme olmaz. Gelişmeyen insanlar ise kendi kendilerini bile yönetemezler. Neticede demokraside olmaz.
Bu açıdan heyecana bakışımız önemlidir. Sevinçlerimizde, korkularımızda, kızgınlıklarımızda üzüntü ve kederlerimizde, kıskançlık ve sevgilerimizde ayrı ayrı heyecanlar duymak zorundayız.
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri