Bayramlık

Bayramlık

Bayramlık

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 25 Eylül 2008, Perşembe

Haberi Paylaşın:



BAYRAMLIK


Ramazan ayı girer girmez, Ramazan bayramı sevinci hasıl olurdu. Büyükler oruç tutarken, biz küçükler oruç tutabildiğimiz günlerle birlikte sabırsızlıkla bayram gününü beklerdik… 8-9 lu yaşlarımızdan bahsediyorum. Büyüklerimiz, adını “bayramlık” koyduğu bayram giysileri alırlardı. Naylon ayakkabı, kısa don, gömlek, tişort, iç çamaşırı kısacası tepeden tırnağa bayramlık ile giyinirdik. Bayram sabahı büyüklerimiz camiden gelir gelmez el öpmeler ile devam ederdi bayram.
Yardımlaşmanın en güzel örneklerini gösterirdi eski bayramlar. Köy yerinde isek, camilerden çıkan köylüler içinde küs-dargın varsa sıraya girer bayramlaşırdı. Bazı köylerde hala bu gelenek devam ediyor, ama şehirde bitti.
Çoçukluk işte el öper bozukluk dediğimiz kuruşları cebe indirirdik. Yine el öper ceplerimizi şekerler ile doldururduk. Zamanla emrivaki olmaya başladı. Vermeyene yan gözle bakar kızar bağırırdık.


***


Şehirleşme ile bu güzellik yerini para kazanma kavgasına dönüştürdü. Nerde o eski bayramlar der olduk.
Ramazana ayı ve bayram süresince kimsesiz, fakir, yoksul, bakıma muhtaç insanlara yardım elleri yine uzanıyor, ama köylerdekine hiç benzemiyor.
Belediye yardım kutularının veriliş anı kameralar ile tv lere gazetelere taşınıyor. Yardımseverlerin bağışları, Alman memleketinde yolsuzluğa adı çıkıyor. Artık yardım da edemeyeceğiz. O güzelim dayanışma kurumu -aldatılıp, kandırılınca-çöküyor. Kime güveneceğiz. Yardıma muhtaç birinin bile son kuruşunu kendinden daha kötü durumdaki insana yardım ettiği bir toplumun evladıyız. Bu yardımlaşma , dayanışma köprüsü de yıkılırsa inanın Türk milleti olmaktan çıkarız. Belki de hedef budur! Toplumda birbirimize güveni kaybetmek…
Konuya uygun bir fıkra geçeyim:
Zengin bir insan eski zamanda atı ile yolculuk edermiş. Yolda dilenen bir yoksul görmüş. Üstü başı perişan vaziyette. Hemen atından inmiş, adama bir bakmış “gel” demiş atına atmış birlikte en yakın hana gelmişler. Adamı önce hamama sokmuş. Sonra karnını bir güzel doyurmuş. Üstüne  başına kıyafet giydirmiş ve uykuya yatmışlar.
Sabah ezanı okunmak üzere iken dilenci yatağından kalkıp adamın heybesini sırtına alıp, ahıra gitmiş, adamın atına binmiş handan çıkarken zengin adam arkasından bağırmaya başlamış.
-Bre sen benim atımı çalmakla, servetimi çalmakla ancak malıma zarar verirsin!.. Onları ben yine kazanırım; ama esas benim insanlara olan güvenimi çaldın, onu bana geri ver! Diye bağırmış.
***
Bayramlar güven tazeleme günüdür.
Bayramlar küskünlerin barışma günüdür.
Bayramlar kavga edenlerin el sıkıştığı gündür.
Bayramlar çocukluğumuzun en güzel hatırasıdır.
Biz biz olalım kendi çıkarlarımızı, toplum çıkarlarından üstün tutmayalım. Böylece bayramlarımızı güven ortamında; bayram havasında kutlamış oluruz.
Nice bayramlara, sağlık ve sıhhat içinde girmek dileğiyle mutlu bayramlar.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri