1987’den 2012’ye Kıbrıs

1987’den 2012’ye Kıbrıs

1987’den 2012’ye Kıbrıs

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 15 Ocak 2012, Pazar

Haberi Paylaşın:



1987’den 2012’ye Kıbrıs
 
1 Ağustos 1987 tarihli 19 sayılı
Aile Gazetesindeki yazım….
 
20 Temmuz 1974 Kıbrıs Türklerinin hürriyete adım attıkları gündür. Türkiye Cumhuriyeti “Barış Harekatı” adı altında o gün Kıbrıs’a asker çıkarmış ve Rumların yarım asırdır Türklere yapmış oldukları zulme son vermiştir.
Acaba gerçekten yarım asırdır, devam eden Rum baskısı, kanlı eylemleri, masum insanları öldürmeleri Türklere ikinci sınıf muamele yapmak istemeleri son bulacak mı?
K.K.T.C kurulalı beri başı devamlı ağrımaktadır. O kadar taviz verdikleri halde, Rumlar bir konfederasyon Cumhuriyeti’ne yanaşmamakla adadaki Türkleri ikinci sınıf vatandaş olarak kabul etmektedirler. Halbuki Kıbrıs Türkleri 1974 Barış Harekatından bu yana istikrarlı bir şekilde teşkilatlanmaya devam etmişlerdir. Önce K.K.T.C olarak tek bir bayrak altında cumhuriyetini ilan etmiş, cumhurbaşkanını ve Parlamento üyelerini seçerek, Kıbrıs’ta Türk varlığının bulunduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir.
Bu gelişmeler olduğu halde hiçbir devlet K.K.T.C’ni tanımak istememektedirler. Rumlarda Konfederasyona yanaşmıyorlar.
O halde Kıbrıs Türkleri, Konfederasyon formüllerini dondurup, derhal kendini tanıtma faaliyetlerine başlamalıdırlar.
Seçimlerden anlaşıldığı gibi Kıbrıs Türkleri birlik ve beraberlik içerisindedir. Yalnız belli bir grup haricinde yekvücutturlar. Bu gurup, Türkiye aleyhtarlığı yapmakta, Türk askeri adadan çekilmeli denmektedir.
Kıbrıs mücadelesini yıllardır çetin mücadeleler ile göğüsleyen Sayın cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a bile saygısızca hakaret etmektedirler.
Türkiye Cumhuriyeti bu gurubu, 12 Eylül öncesi gayet iyi tanımaktadır. Nitekim Kıbrıs Türk halkı da iyi tanımış ve onlara yönetim hakkı vermemiştir.
Kıbrıs Türk halkı hiçbir politik oyuna baş eğmeden çok çalışmalı, en kısa zamanda dünya devletlerince ve İslam ülkelerince tanınmasını sağlamalıdır.
 
***
Ve!.. Yıl 1974
Ben on yaşındayım.
Mücahit Rauf Denktaş o zaman 50 yaşında idi…
1974 yılından önceleri Kıbrıs Türkü vahşice öldürülüyordu. Adeta Kıbrıs Türküne soykırım uygulanıyordu. Savaş sonrasında bulunan toplu mezarlar bunun acı bir göstergesiydi. Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti Çapulcuya pabuç bırakmayacak kadar büyüktü. Büyüklüğünü gösterdi ve Kıbrıs’a çıktı. Çıkış Karaoğlan (Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit)imzalıydı.
Yıl 1974, ben on yaşındayım. 23 Evlerdeki 3 katlı evimizin damından Kıbrıs Türk’ünü kurtarmaya giden askeri helikopterleri sayıyordum. O zamanlar Mersin harekâtın merkezi olmuştu. Savaş sonrasında Kıbrıs’ta Türk’ün acısı son oldu.
Mücahit Rauf Denktaş zaferi Türk halkı ile birlikte kutladı. Sonrasında Kıbrıs’ın yarısı Türklerin oldu. Kurulan devletin adını da önce Kuzey Kıbrıs Türk Devleti, sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak koydular. Şimdilerde ise Kıbrıs Türk Devleti olması için çalışmalar yapıyorlar. Bence yakışırda…
Evet! Kurucu Cumhurbaşkanı; çocukluğunu, gençliğini, olgunluk yaşlarını ve son nefesini verene kadar Kıbrıs Türk’ünün özgürlüğü için mücadele eden Rauf Denktaş olmuştur.
Acı olan ne biliyor musunuz? Annan planı dayatmaları O’nu çok üzmüştü. Allah’tan Rumlar plan gereği yapılan oylamada Türkleri istemediler… İstemiş olsalardı bu gün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmayacaktı.
Hayatı mücadele ile geçen K.K.T.C’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ölümü hepimizi üzdü. Allah Rahmet eylesin.
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri