Nükleerciye Hayır!

Nükleerciye Hayır!

Nükleerciye Hayır!

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 18 Şubat 2012, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



 
Nükleerciye Hayır!
 
Bugünlerde yine nükleer karşıtı eylemlerin dozu arttı. Öncelikle şunu açıklıkla belirtmek istiyorum. Ben nükleer enerji yapımına karşı değilim. Ama yabancı devlet temsilcilerinin ülkemizde nükleer santral tesisi yapmalarına karşıyım. Kısacası nükleerciye hayır diyorum.
Akkuyu’da yapılacak olan nükleer santral tesisleri için; STK başkanları ikna edilirken… Belediye başkanları ikna edilirken… Protokol üyelerinin tümünün görüşleri alınırken yapılmak istenen aslında Ruslar’a sıcak denizlerde toprak, nüfuz ve nüfus kazandırmaktır. Mersin bölgesi uluslararası stratejik öneme sahiptir. Bunu bilmeyen yoktur. Yani nükleer santral yapım işi, işin hikâyesidir.
Neden böyle düşünüyorum?
Bir işi kendin yapamıyorsan başkasına da yaptırma. Özellikle bu iş devlet işi ise hiç yaptırma! Bağımsızlığın birinci kuralı budur. Eğer illaki yaptırmak istiyorsan yapanlara hisse verme! Mal senin olsun. Öyle ki, %51’ini verdiğin nükleer santral, nasıl senin olacak? İkna turları yaptığınız o insanlara, önce bunu bir anlatın!..
İşçi alınacak bahanesiyle, yörenin ekonomisi kalkınacak bahanesiyle bir nükleer santral tesisinin yapılması için ikna turları yapılıyorsa; bu işte mutlaka ama mutlaka bir bit yeniği vardır. O bit yeniğini de keşfetmek yöneticilerimizin işi olduğunu düşünüyorum.
***
Kendi işimizi kendimiz yapmamız gerekir. Türklüğün özünde bu yatar. Teknolojiyi bilmiyorsak, öğreneceğiz. Öğrenmek için teslim olmaya gerek yok. Madem para harcanacak, o parayla milletin bağrından çıkmış vatan evlatlarına kurs aldırır… Yetiştirir, öğretirsin ve o işin erbabı olur, yani mühendisi olur. Ondan sonra kendi işini kendin yaparsın. Babalar gibi de Ortadoğu’ya patron olursun!
Evet! Eğitim almış mühendislerin ile:
Kendi nükleer santralini kendin yaparsın, kendi köprünü kendin yaparsın, kendi uçağını kendin yaparsın, kendi tankını kendin yaparsın, her türlü kendi teknolojini yine kendin üretirsin vesselam...
Bunu açarsak sevgili okurlarım; elinize aldığınız ve günlük kullandığınız bir teknolojinin markasına bakın, bana hak verirsiniz? En azından cep telefonlarına bir bakın yeter. Kim üretmiş bu telefonları biz mi, yabancılar mı?
Kurda sormuşlar boynun neden kalın diye. O da: “İşimi kendim görürüm de ondan” demiş. (1) (Biliyorsunuz kurtlar karınlarını doyurmak için avlanırlar, av yaparken de bir başka hayvandan yardım almazlar. Kendi işlerini kendileri görür.)
Yani biz neden kendi işimizi görmek istemeyiz? Elin yaptığı çok mu tatlı?
Neticede işimizi kendimiz yapmazsak üreten toplum değil, tüketen toplum oluruz. Üretemeyen topluluklar da mutlaka üretenlerin esiri olur. Bağımlısı olur, kulu kölesi olur. Bu bilinçle kendi işimizi kendimiz yapalım, kimseye de kul köle olmayalım.
 
****
Dipnot: (1) Güvahi’nin Ped-name’sinde geçen atalarımızın sözlerindendir. Orjinali: demişler kurda boynun nite yoğın, eyitmiş işlerümün az ıçoğın. ( Kurda, “niçin boynun kalın?” demişler, “işimi kendim görürüm ondan” demiş.) Derleyen: Osman Baturhan Yanar / Fıkralaşan Atasözlerimiz-Berkan Yayınevi-Ankara 2011)
 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri