İşte özgür bir yazı

İşte özgür bir yazı

İşte özgür bir yazı

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 18 Ekim 2008, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



İşte özgür bir yazı


 


Toplum halinde yaşayan insanların birbirleriyle olan ilişiklerinde kültür öne çıkar. Kültür çıkarları aynı olan insanlar kolay anlaşır. Birbirine destek olur. Bir tek ülkü yada amaç için bir araya gelirler.


Kültür farkı olanlar ise yine birlikte yaşamaya devam eder ama çıkar ilişkilerini daha çok öne çıkarırlar. Bu öne çıkışlar bazen ayrıcalık istemeye kadar götürülür.


Ayrıcalık isteyene ne yapılır?


Toplum içinde yaşamasına izin verilmez.


Başka bir yerde bulunduğu toplum aleyhine ses çıkarmasına ne cevap verilir?


O zaman sıfatı “hain” olur. Görüldüğü yerde yok edilir. Bu toplumsal bir kuraldır. Bu kuralı yok saymak gibi bir düşünce özgürlüğü yada eylem özgürlüğü kesinlikle olamaz. Demokrasi adına dahi olsa böyle bir özgürlük söz konusu değildir.


Örneklerle açıklayayım:


Irak’ın kuzeyinde Türk toplumunu tehdit edenler var. Bunlara suçlu gözüyle bakmak yanlıştır. (Başbakan R.T. Erdoğan bunlar suçludur diyor) Suçlamak için TC vatandaşı olmak zorunluluğu vardır. Çünkü insan suç işlemeyi mensubu olduğu kuruma karşı yapar. Halbuki Irak’ta ABD güdümünde bir Irak devleti ve hükümeti vardır. O hükümetin silahlı insanları ülkemiz sınırlarını ihlal ederek askerlerimizi öldürmüşlerdir. Ve karşılığı aynı şekilde verilmelidir. Sonucu savaş bile olsa bu yapılmalıdır. Aksi halde Devlet olma fikri tartışılır hale gelir. (Bugünkü AKP hükümetinin Irak politikası incelendiğinde devlet olmak fikrinden hızla uzaklaştığımızı anlarız.) Tartışılmaması için yapılması gerekenleri devlet olanlar yapıyor.


Buna örnek ise Yıllar önce İngiltere’nin binlerce km uzaklıktaki Falkland adalarına asker çıkarması, ABD’nin Libya’yı bombalaması, ABD’nin Afganistan’a asker çıkarması, ABD’nin Irak’ı işgal etmesi, İsrail’in Filistinlilere kurşun yağdırması, İsrail’in iki asker kaçırdılar diye Lübnan’a savaş ilan etmesi, durmadan bir hafta boyunca sivilleri dahi bombalaması ve hatta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tansu Çiller 1990 yıllarda Yunanlıların işgal ettiği ‘Kardak adaları için’ Yunanistan’a savaşırız demesi, örnek olarak gösterilebilir.


Ki; Türkiye’nin Irak, Suriye ve diğer Arap ülkelerinin toprakları üzerinde Uluslararası anlaşmalar dahilinde söz hakları vardır. Sadece kullanması gerekiyor.


Teröre bakışımız bu açıdan olması gerekirken tam aksine üç dört çapulcunun elini eteğini öperek “Aman sakin durun, bir şey yapmayın” dercesine yalvarmak ve üstüne hiçte işi olmadığı halde Türk ordusunu göndermek yanlıştır. Türk ordusunun işi savaştan caydırmak içindir. Güçlü ordu böyle olur. Bu gücü kullanan başbakan çapulcuları bir anda yerinden eder ve yok olmasını sağlar. Onların kucağına askerlerimizi iterek terörü durdurmak mümkün değil.


Tabi ki şu anda  başbakan bir emir verse;  Irak’ın kuzeyinde bir tane terörist kalmaz. Ama vermiyor.


Aksine Genelkurmay ile uğraşılıyor.


Gazete yazarları uğraşıyor. Bilen bilmeyen dedikodu üretip Askerlerimizi yıpratıyor.


Taraf gazetesi yazarının yazdığı son yazının anlamı budur. Demokrasi uğruna yazma özgürlüğü kullanıp askere küfür etmek;


Devlet fikrinden uzaklaşan ülkelerde bu hal sıkça gözükür. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti iyi yönetilmiyor. Devlet fikrinden hızla uzaklaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamı çapulcu teröristlerin  muhatap alınması ile küçüldü.  Başbakanlık 6 yıldır ayaklar altında, Bürokratik makamlar işini yürütenlerin yolgeçen hanı oldu. Dev bütçeli devlet işletmeleri yabancıların oldu ve en önemli kurumu olan Genelkurmay makamı ise sıra ona geldiği için yok edilmeye gayret ediliyor.


***


Askerleri zayıf düşürmek isteyen tüm yazarlara aşağıdaki hususları hatırlatıyorum.


TÜRK MİLLETİ ASKER MİLLETTİR!


YIPRATACAĞIZ YADA YOK EDECEĞİZ DİYE BOŞUNA UĞRAŞMASINLAR


Türk ordusu birkaç tane generalden ibaret değildir.


Türk ordusu hainleri bildiği zaman tepeleyeceği anı hesap etmeye başlar. Bu bazen bir gün de olur bazen birkaç yıl sürer. Ama mutlaka tepeler.


1920 yılında TBMM kurulduğunda Türk ordusu yoktu.


Güneyde Fransızlara karşı, batıda Yunanlılara karşı savaşırken henüz Türk Ordusu düzenli değildi.


Neticede Türk Ordusu dünyanın en güçlü ve disiplinli ordusu oldu.


Günümüzdeki soysuzların yazdıkları cümlelerle yıpranacak olan ordunun yerine yenisi kat be kat her an hazırdır. Bu hesap iyi yapılmalı…


 

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri