Devletin basını olabilmek…

Devletin basını olabilmek…

Devletin basını olabilmek…

Rüştü Aydın

Son Güncelleme: 10 Mart 2012, Cumartesi

Haberi Paylaşın:



Devletin basını olabilmek…
 
Medya mensupları dendiği zaman bunun içine gazeteciler, radyo-televizyon muhabirleri ve program yapımcıları ile bilfiil çalışan medya sahipleri girer. Bazı kurumlarda basın görevlisi olarak çalışanlar da günümüzde medya mensubu olarak anılmaktadır.
Medya mensubu, yaptığı görev nedeniyle çok önemli bir yere sahiptir. Halkın kulağı, gözü ve sesi olur. Devlet yönetiminde yanlış giden bir şeyler varsa bunu ilk önce medya mensubu halka duyurur. Böylece oluşan kamuoyu gücü ile devleti yönetenler yanlıştan veya hatadan döner.
On yıldır hükümetimizin en sadık dostu ABD’dir. Devlet olarak Amerika Birleşik Devletleri ile istihbaratımızı bile paylaşıyoruz. İşgal ettikleri topraklarda Amerikan askerlerinin sağ salim ABD’ye dönmeleri için duacı da oluyoruz.(!...) Irak’ta olduğu gibi.
Böyle güçlü bir ülkeyi örnek alıyoruz. Onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz. Ama onların yaptıkları doğruları biz yapmıyoruz. Medya olarak da devletin basını olamıyoruz. Fakat bir ABD’li basın mensubu ‘Devletin basını olabiliyor.’
Bir film var. ABD yapımı. TRT her Pazar 10–12 arası kovboy filmleri yayınlar. Bu filmde defalarca o saatlerde TRT’de yayınlandı. Western türü olan filmin adı “Teksas Polisleri” Bu filmde devlete karşı suç işlemiş hırsızların, banka soyguncularının; tekrar devletin lehine çalıştırmak için serbest bırakılması konu ediliyor. Azılı bir çeteyi çökertmek için iki katil serbest bırakılınca, kasabanın gazetecisi (Medya mensubu) bayan, tabiri caizse küplere biniyor. “Devleti hırsızlara katillere bıraktınız, kasabamız kan gölüne dönecek” diye en yetkili kişiden yüz yüze hesap soruyor. Olmadı, kasabaya banka soymaya gelen o azılı çete mensuplarının yanına kadar gidip yüzlerine konuşarak kasabayı terk etmelerini istiyor… Evet bu tepkiyi  basın mensubu ve gazete sahibi bayan meslektaşımız koyuyor. Tıpkı İzmir’de Yunanlılara ilk kurşun’u sıkan Hasan Tahsin gibi!..
Doğru olan da bu zaten. ABD’nin basın mensubu doğru olanı yapıyor da bizimkiler neden yapmıyor, yapamıyor?
Mesela ABD’nin Irak’ı işgal etmesinin yanlış olduğunu bu nedenle hükümetimizin ABD’ye karşı gelmesini, istihbarat paylaşmaması gerektiğini sürmanşetlerinden neden vermezler. Veya Suriye ile düşman olmanın çok kötü sonuçlar doğuracağını niye Irak örneğini sürmanşetlerden vererek halka doğruyu anlatmazlar?
Bölücü PKK’nın her eylemini allandırıp pullandırıp medya araçlarıyla halka neden servis ederler? Yerli işbirlikçilerin bölücü isteklerini, insan haklarına sığdırıp, demokratik hakmış gibi sunarlar? Ve Mitçilerin sorgulanması için iznin kayıtsız şartsız verilmesi gerektiğini neden yazmazlar?
Demek ki; bizim medyamız ABD’yi örnek almıyor. ABD’de doğru olanlar, bizim ülkemizde yanlış oluyor. Bizim medyamız, maalesef ‘devletin basını’ olamıyor.

Sporda Öne Çıkanlar

Siyaset Haberleri