Türk halkının beslenme koşullarının bozulması, sigara alışkanlığının artması, kalp hastalıklarında şampiyonluğu elde tutmamıza neden oluyor” diyen Prof. Dr. Kısacıkoğlu, “bu nedenle uzun yıllardır Avrupa ülkeleri arasında koroner kalp hastalıklarında ilk
2011-08-16 - 09:27
Türk halkının beslenme koşullarının bozulması, sigara alışkanlığının artması, kalp hastalıklarında şampiyonluğu elde tutmamıza neden oluyor” diyen Prof. Dr. Kısacıkoğlu, “bu nedenle uzun yıllardır Avrupa ülkeleri arasında koroner kalp hastalıklarında ilk sıralarda yer almayı sürdürüyoruz”
40'LI YAŞLARDA KALP AMELİYATI ÇOK YAPILIYOR
Türkiye kötü beslenme koşulları, hareketsizlik, sigara tüketiminin yüksekliği gibi nedenlerin etkisiyle, Avrupa ülkeleri arasında koroner kalp hastalıkları konusunda uzun yıllardır ilk sıralarda yer alıyor. Gençlerde koroner kalp hastalığı sık görülüyor. Bunda da sigara içme alışkanlığının çok büyük etkisi var.
Acıbadem Adana Hastanesi'nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu, 40’lı yaşlarda çok hasta ameliyat ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“40 yaşın altında da hasta ameliyat ediyoruz ama daha az oranda. Eskiden kadınlarda kalp hastalığının oranı her altı erkeğe karşılık bir kadında olması şeklindeydi. Östrojen hormonu kadınları kalp hastalıklarından koruyor. Menopozdan önce 6-10 kadından birinde görülen kalp hastalığı, sigara içme oranının yükselmesiyle birlikte kadınlarda da artış gösterdi. Kadınlarda kalp hastalıklarının oranı menopozdan sonra birkaç yıl içinde erkeklerin düzeyine yaklaşıyor.”
KALP DAMARININ YÜZDE 50'Sİ TIKANDIYSA TEHLİKE VAR
“Türk halkının beslenme koşullarının bozulması, sigara alışkanlığının artması, kalp hastalıklarında şampiyonluğu elde tutmamıza neden oluyor” diyen Prof. Dr. Kısacıkoğlu, “bu nedenle uzun yıllardır Avrupa ülkeleri arasında koroner kalp hastalıklarında ilk sıralarda yer almayı sürdürüyoruz. Yüksek kan yağları (kolesterol) kalp damarlarında darlıklara neden oluyor. Bu darlıklar da kritik düzey olarak adlandırılan yüzde 50 seviyesine geldiğinde hastada yürüme, koşma, merdiven çıkma gibi durumlarda göğüs ağrıları başlıyor. Bu göğüs ağrısı kalp krizine kadar giden, şiddeti artan belirtiler ortaya çıkarıyor. Böyle belirtileri çok belirgin olan hastalarda yapılacak iş, koroner anyijografidir. Koroner anjiyografi ile hastalıklı damarlar tesbit ediliyor” dedi.
STENT ORANI, BY-PASS ORANINI GEÇTİ
Prof. Dr. Bülent Kısacıklıoğlu, bu durumda balon, stent ve by-pass ameliyatı tedavilerinin uygulandığını söylüyor. Stent uygulamalarının son zamanlarda çok arttığını ve by-pass oranlarını geçtiğini belirten Prof. Kısacıkoğlu, şunları söyledi:
“Hem uygulama kolaylığı, hem hastanın tekrar yaşama dönmesi daha kolay olduğu için çok iyi bir tedavi şekli. Ama her hastada stentleme yapamıyorsunuz, bazı koşullarda hastanın mutlaka ameliyat olması gerekiyor. Ameliyatta da daralmış, kan akımı azalmış kalp üzerindeki koroner damarlara, göğüs içinden ya da koldan çıkardığımız atardamarlar veya bacaktan çıkardığımız toplardamarlar uygulanıyor. Bu damarların kalitesine durumuna göre, hangisi uygunsa onu uyguluyoruz.”
KENDİNE DİKKAT ETMEYENE AMELİYATIN FAYDASI YOK
By-pass ameliyatı hastanın kalan ömrünü daha konforlu geçirmesini sağlıyor.
Bazı özel şartlarda hayatı uzatıyor.
Düşük bir oranda da olsa hastada birtakım entellektüel fonksiyon bozukluğu olabiliyor, bu eskisi kadar değil.
Ameliyat sonrası hastanın yeni yaşamında sigarayı bırakması gerekiyor.
Uygun kiloda olması ve daha aktif olması önem taşıyor.
Beslenmesine dikkat etmeli. Hastalarımıza bu dönemde “Kebap yemeyin” diyoruz, ya da sınırlama koyuyoruz.
Özellikle sigara konusunda sözlerini tutmuyorlar, yoğun sigara içiyorsa belli süre sonra normal hayata döndükten sonra küçük dozlarda başlıyor, eski haline geliyor.
40'LI YAŞLARDA KALP AMELİYATI ÇOK FAZLA YAPILIYOR
Gençlerde koroner kalp hastalığı sık görülüyor. Bunda da sigara içme alışkanlığının çok büyük etkisi var. Prof. Dr. Bülent Kısacıkoğlu, 40’lı yaşlarda çok hasta ameliyat ettiklerine dikkat çekerek “40 yaşın altında da hasta ameliyat ediyoruz ama daha az oranda. Eskiden kadınlarda kalp hastalığının oranı her altı erkeğe karşılık bir kadında olması şeklindeydi. Östrojen hormonu kadınları kalp hastalıklarından koruyor. Menopozdan önce 6-10 kadından birinde görülen kalp hastalığı, sigara içme oranının yükselmesiyle birlikte yükseldi. Kadınlarda kalp hastalıklarının oranı, menopozdan sonra birkaç yıl içinde erkeklerin düzeyine yaklaşıyor” uyarısında bulundu.
|