Erdemli MHP İlçe Başkanı Bekir Özsu 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 90. yıl dönümü nedeniyle açıklamada bulundu.
2010-04-22 - 12:29
Özsu, 23 Nisan’ı kutladı
Erdemli MHP İlçe Başkanı Bekir Özsu 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 90. yıl dönümü nedeniyle açıklamada bulundu.
Özsu; “Tarihi olayları hatırlamanın gerçek değeri, onlardan çıkaracağımız ders ve onlardan alacağımız ilham ve heyecanın bugünümüzü aydınlatması ve geleceğimize ışık tutmasıyla ortaya çıkacaktır. Aksi halde, tarihe yalnızca geride kalmış olaylar olarak bakmak, birbirinden irtibatsız yaşantılar olarak yorumlamak, geçmiş ile gelecek arasındaki bağı; dün, bugün ve yarın arasındaki terkibi anlamaktan bizleri uzaklaştıracaktır.23 Nisan 1920 tarihi, üç yıl sonra varlığını ve bağımsızlığını bütün dünyaya ilan edecek olan Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve hukuki alt yapısının hazırlandığı bir döneminin başlangıcıdır. Bu yönüyle ilk Meclis, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesidir ve değeri asla tartışılamaz. Bu tarih, varlığıyla övündüğümüz millet iradesinin en büyük tecelli mekânı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin temelinin atıldığı gündür. Bu yönüyle de demokrasi ve milli egemenliğe doğru attığımız ilk adımdır ve anlamı çok büyüktür.
Bu tarih, vatanın bağımsızlığı ve milletin varlığı için yüreğini ortaya koymuş muhteşem kadroların, büyük Atatürk önderliğinde tarihe damgasını vurduğu dönüm noktasıdır. Bu yönüyle ise bu olay, yeni Türk devletinin habercisidir.
Bu tarihi gün, Osmanlı Devletinin hâkimiyet havzalarını birer birer kaybederek, Türklüğün yaşama alanının Anadolu'ya sıkıştığı, vahim ve ıstırapla dolu bir tablo içinde, milletimizin o dönemdeki en son ve en etkili hamlesinin de adıdır. Yıllardır geniş coğrafyalarda evlatlarını kaybetmiş, sayısız göçlerle büyük acılar çekmiş Türk milleti için, artık dönülecek toprak parçasının, izlenecek göç yolunun, kaptırılacak vatan köşesinin kalmadığının nihai kararıdır.
İzzeti nefsi ve haysiyeti ile oynanmayı reddeden Türk milletinin topyekün ayağa kalktığı bir diriliş ve yükseliş abidesidir. Ne kadar övünsek azdır.
Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile milletimiz son sözünü o tarihte söylemiştir. Bu son sözün karşılığı, 1915 Çanakkale'sinden, 1922 İzmir'ine kadar karış karış savunulan vatan toprakları ve dökülen şehit kanlarıyla tescil edilmiş ve bedeli ödenmiştir.
Tercihini bin yıllık kardeşlikten ve kaynaşmadan yana kullanan, tam bağımsızlıktan başka hiçbir arayışı olmayan alnı açık, bahtı açık, yolu açık millet temsilcileri tarafından bu konu 23 Nisan 1920'de bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır.
Türkiye'nin yükselişi de, tıpkı 23 Nisan 1920;de tecelli eden şuurda anlamını bulduğu gibi; sorunlara yalnızca başkent Ankara'dan bakan, ayrışmayı değil birleşmeyi, dağılmayı değil buluşmayı, parçalanmayı değil kucaklaşmayı, farklılaşmayı değil bütünleşmeyi hedefleyen kolektif anlayışla mümkün olabilecektir.
Cumhuriyetimizden üç yıl önce açılmış olan Yüce Meclisimiz, nasıl ki yeni Türk Devletinin doğuşunu müjdelemişse, pırıl pırıl çocuklarımız da ülkemizin onurlu ve yüksek geleceğini müjdelemektedir.
Bu kutlu günün çocuklarımıza armağan edilmesinin en önemli nedeni ve gerekçesi de bu olsa gerektir. Milletimiz, bağrından yetişen yeni nesillerle varlığını sürdürecek, devletimiz genç kuşaklarla geleceğe umutla ve aydınlıkla bakmaya devam edecektir.
Bu vesile ile sevgili çocuklarımızın ve bugünün kendilerine ithaf edildiği dünyadaki bütün çocukların bayramını en içten dileklerimle kutluyor, yüzyıllarca hüküm sürdüğümüz coğrafyalarda, varlığını feda ederek huzur içinde yatan milyonlarca meçhul kahramanın aziz hatıralarını hürmet ve hayranlıkla yâd ediyoruz.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde hayat ve vücut bulmamızı sağlayan kahraman evlatlarımızı, bu kutlu Meclis'i emanet eden büyük Atatürk'ü, dâvâ arkadaşlarını ve bugün hayatta olmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin aziz mensuplarını şükran duygularımızla, minnet ve rahmetle anıyoruz” dedi.
|